BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Buluşlardan istifade etmek

Buluşlardan istifade etmek



Bazı kimseler, (dini suâllere cevap vermek, vaaz ve nasihatta bulunmak, camide yapılır veya kitaba yazılır. Gazete sütunları, radyo ve televizyonlar dini anlatmanın yeri değildir) diyorlar. Halbuki, kitap okumayan, camiye gitmiyen insanlara gazete ile, radyo ve TV ile hitap etmenin bir mahzuru olmaz, aksine günümüzün cihadı olur. Radyo, TV neşir vasıtasıdır. Kitap, gazete, dergi gibidir. Bunlar, tabanca gibi, birer alettir. Tabancayı, suçsuz bir kimseye karşı kullanmak günahtır. Savaşta düşmanlara karşı kullanmak ise, çok sevaptır. Bunun gibi, gazete, radyo ve TV, iyi insanlar tarafından hazırlanır, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri bildirir, islâmiyetin faydalarını, ahlâk, ticaret, sanat, fabrikaların çalışması, tarih olayları, askerlik gibi din ve dünya bilgileri verirse, böyle radyoyu dinlemek, böyle TV’leri seyretmek, mubah olur, iyi olur. Kibir çok kötü ise de, savaşta düşmana karşı kibretmek sevaptır. Dine hizmet için, dinin izin verdiği her imkandan faydalanmak gerekir. İnternet hizmetleri Şimdi internet çıktı. Avrupa, Amerika ve diğer kıtalardan, mesajlar geliyor. Çeşitli suâller soruyorlar. Anında cevaplandırma imkanı buluyoruz. Gerçekten büyük hizmetlere vesile oluyor. Yabancılardan, Hıristiyanlardan da, e-mail [elektronik posta] gelmektedir. Gün geçtikçe bu hizmetler büyümektedir. Birçok okuyucumuz, mektup, faks yerine mail ile sormayı tercih etmektedir. Bizim için de çok kolay olmaktadır. Zarf yazma, pul yapıştırma, postaya verme gibi sıkıntıları yok. Gönder tuşuna basıldı mı anında orada. Görmiyen vatandaşların, radyolardaki din bilgilerinden, duymıyan vatandaşların da, gazetelerden istifade etmeleri çok normal değil midir? (Din bilgisi yalnız kitaptan öğrenilir) demek yanlıştır. Din bilgisi bir üstaddan, hocadan öğrenilir. Biz de, okuduğumuz bir kitaptaki bilgileri, acaba doğru anladık mı diye, bir bilene soruyoruz. Herkes kitaptan anladığına göre hareket etse, değişik görüşler meydana çıkar. Zaten piyasada dini bilgiler hakkında farklı görüşlerin bulunması, buradan kaynaklanmaktadır. Herkesin anlayışı Herkes kendi anlayışını esas kabul etmektedir. Hâlbuki 14 asırdan beri gelen İslâm âlimlerinin bildirdiklerine uyulsa farklı görüş meydana çıkmaz. Kur’an-ı kerimden herkes aynı şeyi anlıyamıyor. Anlamış olsaydı, ortaya 73 tane mezhep çıkar mıydı? O halde, Kur’an-ı kerimden Resulullah efendimiz ne anlamışsa, Eshab-ı kirama neyi bildirmişse, onlar da nasıl açıklamışsa öyle hareket etmemiz gerekir. Aksi halde, Peygamber efendimizi, Eshab-ı kiramı ve büyük âlimleri aradan çıkarıp kendi anladığımıza göre hareket edersek, daha kaç tane 73 mezhep çıkar. Dinimizi doğru olarak öğrenmek isteyen fıkıh kitaplarını, ilmihal kitaplarını okumalıdır. Kur’an-ı kerimde namazın nasıl kılınacağını, zekatın ne ölçüde verileciğini bulamayız. Onların sözü, (Tarla sabanla sürülür, traktörün yeri tarla değildir) demeye benzer. Dine hizmet için, teknik imkanlardan, her çeşit modern vasıtadan faydalanmak şarttır. Bu da dinimizin emridir. Dinimizin emrine uymıyanlar elbette günah işlemiş olur. Cihada hazırlanmayıp, yeni vasıtaları kullanmadan yapılan duâları Allahü teâlâ kabul etmez. Duânın kabul olması için, önce sebeplerine yapışmak gerekir. Düşman atom bombası kullanırken, tüfekle karşı koymak akıl kârı değildir. Düşman, her çeşit vasıta ile dini yıkmaya çalışırken, gazete, radyo, TV’yi kullandırmamak, internetten istifade ettirmemek düşmanın ekmeğine yağ sürmektir. Dini sualler için genel e-mail adresimiz şöyledir: Huzur@ihlas.net.tr M. Ali Demirbaş olarak özel e-mail adresim ise şöyledir: Huzur2@ihlas.net.tr Yarınki yazımızda internet hizmetlerimiz hakkında bilgi verilecektir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT