BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çalışıp kazanmak da ibadettir

Çalışıp kazanmak da ibadettir

İyi bir Müslüman olabilmek için boş durmamalı, çalışıp para kazanmalıdır. Çalışıp kazanmak da ibadettir. Başkalarına muhtaç olmamalıdır. Kazandığını dine uygun kazanmalıdır. Fakîr kimse, bu zamanda, dînini, nâmûsunu, hakkını bile koruyamaz.



İyi bir Müslüman olabilmek için boş durmamalı, çalışıp para kazanmalıdır. Çalışıp kazanmak da ibadettir. Başkalarına muhtaç olmamalıdır. Kazandığını dine uygun kazanmalıdır. Fakîr kimse, bu zamanda, dînini, nâmûsunu, hakkını bile koruyamaz. Bunları korumak ve hizmet edebilimek için, fennin bulduğu yeniliklerden, kolaylıklardan fâidelenmek de lâzımdır. Helâl kazanmak büyük ibâdetdir. Namaza mâni’ olmıyan ve harâm işlemeğe sebeb olmıyan her kazanç yolu, hayırlıdır, mubârektir. İbâdetlerin ve dünya işlerinin fâideli, mubârek olması, yalnız Allah için yapmakla, yalnız Allah için kazanmakla ve yalnız Allah için vermekle, kısacası, “İhlâs” sâhibi olmakla olur. “İhlâs”, yalnız Allahü teâlâyı sevmek ve yalnız Allah için sevmektir. İnsan, sevdiğini çok hâtırlar. Kalb O’nu unutmaz, hep onu anar. Allahü teâlâyı çok sevenin, O’nu çok hâtırlaması, zikretmesi lâzımdır. Bunun içindir ki, Kur’ân-ı kerîmde “Allahü teâlâyı çok zikrediniz!” buyuruluyor. “Dereceleri en yüksek olanlar, Allahı zikredenlerdir” ve “Allah sevgisinin alâmeti, O’nu zikr etmeği sevmektir” ve “Birini çok seven, onu çok zikreder” ve “Allahı çok zikreden, nifâktan kurtulur” ve “Allahü teâlâ, çok zikr edeni çok sever” hadîs-i şerîfleri, muteber kitaplarda yazılıdır. Her işinde Allahü teâlâyı hatırlayıp O’nun emirlerine uygun hareket etmek zikirdir. Dine uygun olarak yaşamayı, bunu tabiat haline getirmeyi “Tesavvuf” âlimleri bildirmişlerdir. Bu yollardan en kolayı, geçmişte yaşamış meşhur bir tesavvuf aliminin kitabını okuyup, onu severek, bundan istifade etmektir. İstifade edebilmek için sâlih Müslüman olmaları lâzımdır. Ehl-i sünnet i’tikâdında olmıyan, meselâ Eshâb-ı kirâmdan herhangi birine dil uzatan ve dört mezhebden birine uymıyan, haramdan sakınmıyan, meselâ çoluk çocuğunu, emri altındakileri islâm bilgisi, Kur’ân-ı kerîm öğrenmeleri için çalışmıyan bir kimse, sâlih bir Müslüman olamaz. İstifade edilen kimsenin her sözü, her işi, Ehl-i sünnete ve İlimihâl kitâblarına uygun olmalıdır. Resûlullahın hicretinden bin sene geçtikten sonra “Âhır-zaman” başladı. Kıyâmet alâmetleri çoğaldı. Âhır zamanda, Allahü teâlâ, kahr ve Celâl sıfâtları ile tecellî edecek, fitne, felâket artacaktır. Din bilgileri bozulacak, Ehl-i sünnet âlimleri kalmayacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT