BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsmail Cem’in ABD ziyareti

İsmail Cem’in ABD ziyareti

Dışişleri Bakanı İsmail Cem ABD’de önemli temaslar yapıyor. Çarşamba günü öğleden sonra geldiği Washington’da hemen temaslarına başlayan Cem, ilk olarak ABD Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Marc Grossman ile görüştü.



Dışişleri Bakanı İsmail Cem ABD’de önemli temaslar yapıyor. Çarşamba günü öğleden sonra geldiği Washington’da hemen temaslarına başlayan Cem, ilk olarak ABD Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Marc Grossman ile görüştü. Washington Büyükelçiliğimiz İkametgahı’nda bir saatten fazla süren Cem-Grossman birlikteliğinde, Cem-Powell görüşmesinin altyapısı ve genel hazırlığı yapıldı. Cem dün ise önce Ürdün Emiri tarafından otelinde kabul edildi. Daha sonra Beyaz Saray Milli Güvenlik Başdanışmanı Condoleezza Rice ile biraraya geldi, Ardından öğlen saatlerinde Dışişleri Bakanı Powell ve daha sonra da Pentagon’da Savunma Bakanı Rumsfeld ile görüştü. Cem’in Washington’daki temaslarının daha sonraki bölümünü ise çeşitli medya kuruluşlarına verilen mülakatlar oluşturdu. Son olarak dün akşam Washington Büyükelçiliğimiz İkametgahı’nda Türk gazeteciler ile bir resepsiyonda buluşan Dışişleri Bakanı, temaslarının genel bir değerlendirmesini yaptı. Gecikmeli ziyaret Dışişleri Bakanı İsmail Cem, ABD’de daima ‘önemli konuk’ muamelesi gösterilen bir isim. Washington Cem’i, sadece bir dışişleri bakanı olarak görmüyor. Türk siyasetinin parlayan yıldızlarından ve müstakbel başbakan adaylarından birisi olarak da değerlendiriyor. Bu sebeple söylediklerine ve mesajlarına ayrı bir önem veriyor. Cem’in Washington gezisi, sadece ABD’yi değil bütün dünyayı şaşkına çeviren korkunç 11 Eylül terör saldırısından hemen sonra yapılması gereken bir ziyaretti. Yıllardır terörle mücadele eden ve terörün mahalli değil uluslararası bir bela olduğunu dünyaya anlatmaya çalışan Türkiye’nin, bu konuda söyleyeceği çok şey var. Tavsiyelerine, danışılmaya şiddetle ihtiyaç duyulan bir ülke Türkiye. Dolayısı ile Cem keşke daha önce gelebilseydi Washington’a.. Ama Türkiye’nin hep olayların gerisinden gitme kötü alışkanlığı, maalesef bu konuda da kendisini gösterdi. İnisiyatif alabilecekken ve dünyanın terörle mücadelesinde başrol oynayabilecekken, yine kendi kendimizi küme düşürmüş olduk bu gecikmeyle.. Osmanlı tecrübesinin ve Türkiye’nin önemi Dünya 2000’li yıllara, her taraftan çatışma kokuları ve heran yeni savaş tehditleriyle girdi. Kafkaslar’da, Ortadoğu’da ve Ortaasya’da, sınırların yeniden çizilebileceği bir süreç başlamış bulunuyor. Süper güçler olan ABD’nin, Rusya’nın, Çin’in ve AB’nin, Avrasya’dan Ortadoğu’ya, Kafkaslar’dan Afrika’ya ilgi ve menfaat alanlarında müthiş rekabetin olduğu yeni bir dönemdeyiz. Bütün bunlara bir de terör belası eklendi. Artık 11 Eylül’de ABD’nin kalbine yapılan hain saldırı ile, terörizmle global manada ve çok uzun sürecek bir mücadele var ufukta.. Üstelik bu mücadele hep birinci öncelikli olacak. İşte Türkiye, hem çok tehlikeli bu potansiyel çatışma coğrafyanın tam merkezinde, hem de ABD’nin stratejik müttefiki bir ülke. NATO’da ABD’den sonra ikinci büyük orduya sahip. Bunlara ilaveten Türkiye, bir İslam ülkesi. Binlerce yıllık devlet geleneği var. Osmanlı gibi çok kültürlü, çok dinli, çok etnik kökenli bir imparatorluk tecrübesinin muhteşem mirasına sahip. Tarihinin ve stratejik coğrafi konumunun verdiği büyük birikim ile, hem terörle mücadelede, hem de yeni dünya düzeninde barışın sağlanmasında, asla ikame edilemeyecek bir potansiyeli var, Türkiye’nin... Cem’in mesajları İsmail Cem ise, bu potansiyelin yüklediği mesajları Washington’a en iyi yansıtabilecek isimlerden birisi. Hem tarihi ve öz kültürü ile barışık, hem de Batı’yı ve global değerleri iyi özümlemiş olmanın verdiği rahatlık içinde. ABD’nin bütün dünyayı saflarına çekmeye çalıştığı bu terörle topyekun mücadele sürecinde, en etkili tavsiyeleri Türkiye adına yapabilecek konumda ve potansiyelde birisi Cem.. Dışişleri Bakanı Cem yıllardır, İsrail-Filistin meselesinin halli için özel misyonlu çalışmalar yapıyor. 11 Eylül saldırısı sonrasında, terörle mücadelede başarılı olmanın ilk şartının, Ortadoğu’da barış sürecinin derhal sağlanması gerektiği yönündeki tesbiti de bunun için yaptığı mekik diplomasi de çok yerindeydi. Cem’in Washington’daki temaslarında, ‘terörle mücadele için, İsrail-Filistin anlaşmazlığının çözümüne öncelik ve ağırlık verilmesi gerekir’ mesajı, büyük yankı yaptı. Ayrıca terörle mücadelenin hiçbir din ve millet ayrımı olmaksızın, adalet ve uluslararası hukuk normları içinde gerçekleştirilmesinin altını çizmesi de, mesajını tamamlayan bir başka önemli husustu. Amerikan tarafı, Cem’in bu önemli mesajlarını dikkatle not etti. Ayrıca, terörle global mücadelesinde, Türkiye gibi stratejik bir müttefikin yanında olmasının değerini bilen bir rahatlık içinde göründü. Cem gerçekten yararlı bir ziyaret yaptı. Yazının başında da vurguladığımız gibi, keşke bu ziyaret daha önce gerçekleşseydi, diyoruz..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT