BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yolcu, hızla davul sesine doğru yöneldi, söylenmesine devam ediyordu: -Bizimkisi de urdadır. At yarışı, güleş olur da bizimkisi durur mu? Kessen tutamazsın. Davul sesi yaklaştıkça yolcu da yürüyüşünü hızlandırıyordu. Farkında olmadan o da davulun “sihirli” sesine kapılmıştı.



Yolcu, hızla davul sesine doğru yöneldi, söylenmesine devam ediyordu: -Bizimkisi de urdadır. At yarışı, güleş olur da bizimkisi durur mu? Kessen tutamazsın. Davul sesi yaklaştıkça yolcu da yürüyüşünü hızlandırıyordu. Farkında olmadan o da davulun “sihirli” sesine kapılmıştı. Davul sesine yönelen yalnız yolcu değildi. Başyörük atlar da güçlerinin, hızlarının son demlerinde davul sesine doğru uçuyorlardı. Meydandakilerin gözleri Sarı Tepe’nin köye bakan yüzündeki dönemeçteydi. Yoldan gelenler, dönemeçteki kayayı döndüğünde köyden gözüküyordu. Dönemeçte bir toz bulutu yükselince ortalığı bir heyecan dalgası kapladı, sesler yükseldi: -Geliyerlee! -Evet evet geliyerlee. -Önde kim vaa? Seçebildiniz mi? -Koca Arifleen dorusuna benziyeri. -Duuru duuru. Öndeki Koca Arifleen dorusu. -Emen arkasında Deli İsmayıl’ın Karaok. -Acele itmeyin. Birinci, son yüz arşında(*) belli ulur. İsmail Ağa da büyük bir dikkatle gelenlere baktı. Doğru, Karaok ikinci sıradaydı. Başından aşağı kaynar sular döküldü. Karaok, ikinci sırada ha! Sinirinden ne yapacağını şaşırmştı. Yusuf, mutlaka gafil avlanmıştı. Karaok, Doru’dan hızlı koşardı. “Te be Yusuf! Bunu nası yapaasın! Ben külünün yüzüne nası bakarım. Kara Üseyin ile Kıvrık Ali beni deli edelee. Bi de pehivanım diye geçinirsin” diye büyük bır kızgınlıkla söyleniyordu. Ayşe gelin ne yapacağını şaşırmıştı. Yusuf, birinci gelemezse... Ana yüreği düşünmek dahi istemedi. Gönülceğizi pır pır çırpındı. Deli İsmail Pehlivan’ın oğlu Yusuf’un, geçilmesi durumunda ne yapacağı belli olmazdı. Köyü terkeder, bir daha da zor uğrardı. Gerçi Demir Baba Dergahı’nda yetişmiş, pehlivanlık dersleri almıştı. Ama yine de ona güven olmazdı. Çünkü o, kızdığında dağları deviren Deli İsmail’in oğluydu. Ayşe gelin, gizli gizli dualara durdu. Çavuş Nine de söylenenleri duymuştu, gözleri pek uzağı seçemediği için gelinine seslendi: -Gelin kızım. Yusuf, ikinciymiş üle mi? -Evet Çavuş anam.. Çavuş Nine’nin de kolu kanadı kırıldı. Yusuf, ikinci olursa ne yaparlardı? Hem oğlunu hem de torununu iyi tanıyordu, iki delinin arasını nasıl bulurlardı. Gerçi daha son yüz arşın vardı, ama Karaok, bu açığı kapatabilir miydi acaba? Çavuş Nine de dualara sarıldı, bütün kalbiyle. *DEVAMI YARIN ......... (*)Arşın, Osmanlılar zamanında Deliorman ve diğer Osmanlı topraklarında kullanılan yaklaşık 75 cm uzunluğunda bir uzunluk ölçüsü.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT