BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Günbay bey kadınların işlerine pek karışmazdı. Kızının ve karısının süt banyosu yapmasına pek akıl erdiremiyordu, bir şey söylese kırk dereden su getirip bütün güzel hanımların cilt güzelliğini süt banyosuyla kazandığını söylüyorlardı...



Babasının ünlü bir işadamı olması meslek hayatında Tijen’e her kapıyı açıyordu. Bu avantajının yanında fiziğinin güzelliği önemli defilelerde aranılan bir manken olarak onu gündemde tutuyordu. Aile bireyleri görkemli yalıyı tıpkı geceden geceye konakladıkları bir otel gibi kullanıyorlardı. Herkes ayrı telden çalıyordu bu evde. Bazı geceler eve gelinmiyor, ama kimse kimseye geceyi nerede geçirdiğini sormuyordu. Hatta kimin nerede gecelediği kimsenin umurunda olmuyordu. Tijen formunu muhafaza edebilmek için haftada bir kez süt banyosu yapardı. Yalıya süt servisi yapan sütçü su katılmamış sütü Tijen’in banyosuna kadar çıkarır küveti doldururdu. Tijen, o günki sütten pek memnun kalmamıştı. - Anne bu sütçüyü değiştirin lütfen, diye serzenişte bulunmuştu. - Aa! Ne oldu kızım, sana da sütçü dayanmıyor. Adam halis katışıksız süt getiriyor, nesi varmış sütçünün? - Anne lütfen banyoya gidip koklar mısın sütü? - Ne varmış kızım sütün kokusunda? - Bir tuhaf kokuyor neyle besliyorlar bu inekleri anne? - Kızım taze otla beslenmiş ineği nereden bulsun adam. - Ne demek nerede bulsun, bedava mı veriyor? - Kızım bir küvet dolusu süt kolay mı üretilir sanıyorsun sen? - Canım o zaman getirmesin, içim dışıma çıktı, sütün kokusundan, hem bu sütün cildime de zarar vereceğinden endişeliyim... Günbay bey kadınların işlerine pek karışmazdı. Kızının ve karısının süt banyosu yapmasına pek akıl erdiremiyordu, bir şey söylese kırk dereden su getirip bütün güzel hanımların cilt güzelliğini süt banyosuyla kazandığını söylüyorlardı. Hele Tijen profesyonel bir manken olarak cilt bakımını muntazaman yapmak zorundaydı. O bakımdan banyo yapacağı sütün kaliteli olmasına özen gösteriyordu. Kokmuş sütle banyo yapamazdı ya! Tijen babasını görmüşken önemli bir haber verme lüzumunu hissetmişti. - Babacığım defilesini yaptığımız Güvercin Tekstil şirketinin önümüzdeki ay New York’ta defilesi var.. - Ee, Amerika’ya gidiyorsun yani? - Evet aynen öyle.. - Peki kızım güle güle git gel, yaramazlık yapma yalnız! - Peki babacığım yapmam. Tijen abisiyle bir arkadaş gibiydi. Birbirlerinin işine pek karışmazlardı. Bazen aynı dıskoda değişik erkek veya bayanlarla birlikte dans edip eğlenirler, birbirlerini görmezlikten gelirlerdi. Birbirlerine “gene manitayı değiştirmişsin...” diye takılırlardı sadece. Hüseyin’in izini bulamamak Abuzer’i çıldırtmıştı... 80 yaşına merdiven dayayan Müslüm Dede’nin ve damadı Durmuş’un kafalarını suya sokarak işkence yapıp konuşturmak istemiş ama konuşturmaya muvaffak olamamıştı. Durmuş’un hanımı Ayşe’den önemli bir ipucu elde etmiş, Hüseyin’in İstanbul’da olduğunu öğrenmişti. Şimdi İstanbul’a gidip kanlısının izini bularak kanını dökmek kalıyordu. Onun kanını dökmeden rahat yüzü yoktu Abuzer’e: - Musa! Mercedesin bakımını yaptır! Yağını, suyunu değiştir, fren bakımını yaptır! Yarın İstanbul’a gidiyoruz. - Emredersin ağam!.. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT