BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Artı değer

Artı değer

“Yüksek devinime sahip bir endüstrideki şirketin rekabet avantajı geçicidir, o yüzden sürekli avantajlar sunmayı ilke edindik” diyen Arena Bilgisayar konsepti bu iki kelimeyle özetliyor



Şirket misyonu ve vizyonu bakımından da, yönetim kadrosunun son derece profesyonel ve müşteri odaklı bakış açısı ve uygulamaları yönünden de yeni ekonominin gerçekten başarılı bir örneğini teşkil eden Arena Bilgisayar A.Ş Genel Müdürü Hakan Koçer bugünkü konuğumuz, değerli okuyucular. Kendisiyle yönetim trendleri üzerine yaptığımız söyleşiyi özetle aktarıyoruz. Faaliyetleriniz nelerdir? Kurulduğumuz yıllarda bir hayli küçük fakat çok iyi büyüme potansiyeline sahip BT sektöründe onuncu yılımızda lider konumdayız. 160 marka ile çalışıyor, üçbin civarında ürünün dağıtımını gerçekleştiriyoruz. Ciromuz 2 milyon dolardan 200 milyon dolara ulaştı. Kuruluştaki misyonumuz ‘son kullanıcıya satış yapan bilgisayar şirketlerine, bu yolla satabilecekleri her türlü bilgisayar ürününü dağıtmak’ idi. Hızla gelişen sektör ve yeni ekonominin etkisiyle Arena’nın da kuruluşunun 9. yılında misyonu değişti: ‘Teknoloji ürünlerinin üreticiden tüketiciye etkin ve verimli ulaştırılmasını sağlayan katma değerli hizmetlerden oluşan bir platform olmak.’ Artık Arena klasik bir dağıtım şirketi değil, tüm teknoloji ürünlerinin tüketiciye ulaştırılması için interneti, güçlü bayi kanalını, lojistik, finansal imkanlarını üreticilere sunan bir servis sağlayıcısıdır. Nasıl başarıyorsunuz? Doğru iş modelinin, doğru zaman aralığında, doğru organizasyonla uygulanması ile birlikte; birbirini tamamlayan insanların birarada olması, saygı çerçevesinde fikirlerin çarpıştırılması başarımızı sağlıyor. Katı hiyerarşik bir uygulama yok. İnsanlar sorumluluk aldıkları sürece gerekli yetkiye de sahip ve gerçek delegasyon var. Daima farklı bakışlara sahip yeni insanlar organizasyonda yer alıyor. Başka açıdan bakacak, görmediğimizi görecek farklı profilde insanlar . Onların görüşlerinden yararlanma imkânı buluyoruz. Ortak hedefi benimsemek ve farklılıkların zenginliğinden yararlanmak da önemli. İnsanlara güvenilmesi, şirket hedeflerinin yöneticilere ve çalışanlara aktarılması ve kendi hedefleri olarak benimsemeleri, müşteri ihtiyaçlarının, beklentilerinin her zaman en ön planda olması ve sürekli sektörü büyütmeye, standartlar oluşturmaya yönelik çalışmalar, ayrıca kriz dönemlerini fırsata dönüştürmek adına yaptığımız çalışmalar başarımızda rol oynadı. Zor olan bir defa değil, sürekli başarabilmek. Hakan Koçer’den yönetim hakkında düşünceler... İletişim: Herkes birbirine bir mail kadar uzak, Outlook programında herkes birbirinin ajandasına girerek gerekli işlemleri gerçekleştirebilir; tabii bazı durumlarda, sözlü iletişim idealdir, onu da ihmal etmiyoruz. İş modeli: Web üzerinden müşterilerimizle işlemlerimizin adet bazında yarısı, ciro bazında 1/5’i gerçekleşiyor. Bazı bayilerimizden B2B uygulamamız sebebiyle “çok teknolojik oldunuz” tarzında yakınmalar da geliyor. Buna uygun yapılanma çalışmalarımız da var. Motivasyon: Vizyon ve misyon net ve herkesçe aynı biçimde anlaşılıyorsa, motivasyon sağlanmış oluyor. Kişilere, fikirlere değer verilmesi, iş dışındaki hayatları ve sorunları ile gerçekten ilgilenilmesi, gülen bir yüz, bir el sıkma motivasyonu artırmada önemli unsurlar. Yönetir ve yönlendirirken: Çalışanların başarılarını ödüllendirme, başarısızlıkları ile ilgili uyarma, yön gösterme, kişiliklerine yönelik sözler kullanmama, her açıdan ehil insanların işe alınmasını sağlama, herkesin çekinmeden öneriler yapmasını sağlayacak bir ortam oluşturma. Müşteri: Müşteriler şirketimizin, işimizin merkezindedir. Tüm şirket, müşterilerimiz nezdinde değeri olan hizmetleri belirlemek ve onları geliştirmek için çalışır. Amacımız müşterilerimizin ilk aklına gelen, ilk aradığı, kolay iş yaptığı tedarikçileri olabilmek. Gönülden katılım: Eğer şirket calışanları kendilerine önem verildiğini, güvenildiğini, yatırım yapıldığını, şirket kazandığında onların da kazandığını görür ve buna yürekten inanırlarsa, işi ucundan tutarak değil, gönülden, kendi şirketlerinin işleri gibi yapacaklardır. Kurumsallaşma: Ben Arena’yı bürokratik, kuralcı, katı bir şirket değil, ne kadar büyürse büyüsün, esnek, katılımcı, paylaşımcı, dinamik, rekabetçi, konusunda lider olmayı benimsemiş, zaman ve şartlarla birlikte şekillenen, olgunlaşan bir insan kişiliğine benzetiyorum. Eğitim: Bazı konularda bizden daha iyi olan yöneticileri aramıza almaya çalışırız. Görevli kişilerin kendilerini her bakımdan geliştirmeleri için imkan vermeli, eğitmeliyiz ki hem kendilerini hem şirketimizi daha ileriye götürebilsinler. Değişim: Bizde gerçekten değişmeyen tek şey değişimdir. Biraz benim karakterim, biraz sektörümüzün dinamizmi, Arena’yı sürekli değişen, gelişen bir şirket yapmıştır. Değişemeyen hiçbir şirket uzun ömürlü olamaz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT