BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Koca Yusuf

Koca Yusuf

Hücum Marşı’nın duyulmasıyla birlikte, atların kulakları dikildi. Hepsi hızlandılar. Sanki kaslarına, damarlara yeni bir güç, enerji verilmiş gibi.



Hedefe ilk varan Karaok’tu... Hücum Marşı’nın duyulmasıyla birlikte, atların kulakları dikildi. Hepsi hızlandılar. Sanki kaslarına, damarlara yeni bir güç, enerji verilmiş gibi. En çok etkilenen de Karaok’tu. Karakok’a “gizli” bir el dokunmuş gibi fırladı. Son elli arşında Doru’ya yetişti. Yusuf, şaşırmıştı, Karaok’a ne olmuştu? Hücum Marşı çalmağa başladığında bütün atlar daha hızlı koşardı. Karaok nasıl olmuştu da diğer atlara fark atmıştı. Herkes heyecan içindeydi: -Karaok Doru’ya yitişti. -Başabaş yarışıyerlee. Çavuş Ana, İsmail Ağa ve Ayşe gelin de ayaktaydı. Ayşe gelin heyecandan ayakta duramadı, yere çöküverdi. Yarışın sonunu görmeğe cesareti yoktu. Ya Yusuf kaybederse... Kırılanları nasıl tamir ederdi... İsmail Ağa, bağırdı: -Yidiin üzümlee elal olsun saa be. Çavuş Ana ve Ayşe gelin ise dualardaydı. İki at, son 20 arşına başabaş girdiklerinde, çingeneler, Hücum Marşı’nı daha da hızlandırdılar. Marşın hızlanmasıyla beraber, Karaok da hızlandı. Yarışı bir baş önde bitirdi. Hemen arkasından da Doru geldi. Sonra da diğerleri. Hızlarını alamayan atlar şöyle bir meydanı dolandılar. Atlarla birlikte yolcu da meydana girmişti. Meydan ana-baba gününe dönmüştü. Yolcu, ak sakallı bir ihtiyara selam verdi: -Dedem! İsmail Aga’nın Yusuf’u arıyerim. Dedenin gözlerinin içi gülüyordu: -Şu kara atın sırtına bak. Yolcu söylenen yere baktı, şaşırmıştı. -Te be bu bizim Yusuf. Dedem, yoksa yarışı Yusuf mu kazandı. -Üle be uulum. Bu Yusuf’ta çok iş vaa. Yolcu yarışı kendisi kazanmış gibi sevinmişti: -Vaadır be dedem vaadır. Unda ne vaadını en iyi ben bilirin. Hey koçum bee. Saa ul dedem. Yolcu, Yusuf’a ulaşmak için, kalabalığın içine daldı. Ama kalabalığı yarmak ne mümkün. Atları yarışan-yarışmayan herkes meydana fırlamıştı. Meydan, sevinçten ağlayanlar, coşkuyla bağıranlarla doluydu. Deliormanlılar, at yarışlarını bir başka severlerdi. Sanki atlarla birlikte onlar da koşar, onlar da kanatlanırlardı. Karaok’un yarışı nasıl birinci bitirdiğini anlayamayan Yusuf, atı, kendisini büyük bir sevinçle kucaklayan ağabeyisine teslim etti. Hemen Çavuş Ninesinin, baba ve annesinin bulunduğu yere koştu. Şaşkınlığını hâlâ atamamıştı. İlk önce ninesinin elini öptü. Çavuş Ana, torununu doyasıya sevdi: -Pelvan torunum benim. Mübarek olsun, Karaok seen artık. -Saa ul ninem! Saa ul. * DEVAMI YARIN Yazan: HALİL DELİCE
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99370
    % -0.47
  • 5.6109
    % -2.33
  • 6.3463
    % -2.11
  • 7.3974
    % -2.47
  • 237.819
    % -2.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT