BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yavaaş yavaş savaş!

Yavaaş yavaş savaş!

Kendisinin “Amerika” olduğunu hisseden hangi kurum veya hangi kişi varsa, şu anda düşünmekte ki; “İmtiyazlı” Amerikan evlatlarının “YERİNE” hangi fukaralar savaşmayı kabul edecek?.. Yani, adı bile konmuş bu “HAÇLI” seferi; “Müslümanım” diyenler ile “Müslümanım” diyenler arasında bitirttirilecek, ama bunların isimleri kim olacak?..



(7) KİMLER, KİMİN YERİNE?.. Kendisinin “Amerika” olduğunu hisseden hangi kurum veya hangi kişi varsa, şu anda düşünmekte ki; “İmtiyazlı” Amerikan evlatlarının “YERİNE” hangi fukaralar savaşmayı kabul edecek?.. Yani, adı bile konmuş bu “HAÇLI” seferi; “Müslümanım” diyenler ile “Müslümanım” diyenler arasında bitirttirilecek, ama bunların isimleri kim olacak?.. (8) ARANAN “KAN” BULUNUR MU? Yok mu civarda, şöyle güçlü kuvvetli, gerilla savaşlarında tecrübeli bir ordu?.. Belki de vardır!.. Lakin, aranan “KAN” bulunmuş bile olsa, aynı anda bu ülke insanlarını; “dünya devi olma” çabalarını birdenbire 100 doların altında bir aylık gelir çırpınışlarıyla değiş-tokuş etmiş beceriksiz, basiretsiz, istikrarsız, ardını unutup önünü göremeyen, üç kuruş paraya tav olabilecek bir hükümet ile yönetiliyorken rastlamak-denk getirmek mümkün olabilecek mi?.. Hem de; “Ben, senin uğruna ölüme koşacak paralı askerin miyim ki, sadece başın sıkıştıkça benim sırtımı sıvazlıyorsun?..” Lafını Dİ-YE-ME-YE-CEK bir hükümet!.. Böyle bir ülke var mıdır bilmem. İhtimal vermiyorum ama, çok aranırsa, kim bilir belki de bulunur!.. Nee?.. “Biz varız, biz tecrübeliyiz, biz kuvvetliyiz” diye haber gönderip duran bir ülke mi varmış?.. İnanmıyorum!.. Adı neymiş ki bu ülkenin?..” -Grrkk!.. Öhhüm, yaa, demek öyle; ah tabi, ne güzel parlıyor güneş, değil mi?.. (9) VUR ÇENEMİN ŞU KÖŞESİNE!.. Hepiniz biliyorsunuz ki kovboy filmi, aşk filmi, çocuk filmi, çizgi film... Yani Amerikan yapımı ne kadar film varsa hemen hemen hepsinde aynı sahneleri seyredip durduk... Biri diğerine kızdığında çenesinin ucunu gösteriyor, ve; “Vursana vursana, diyor... Bak, tam şuraya!..” Adam kendisine gösterilen çeneye patlatıyor, ama tabii ki bu asıl kendisi için pek iyi olmuyor!.. ..... Şimdi herkes birbirine sormakta; “-Sence Ladin mi yaptı?..” Ben, bu soruya hiç “Evet” diyemedim. Ama her “Hayır”ın içinde de “evet”e kokan bir şeyler vardı!.. Ne demek şimdi bunlar?.. Ben inanmaktayım ki; bu iş bir kişinin, bir örgütün işi değil... Ama zaten önemli olan bunu kimin yaptığı değilse neydi mühim olan?.. Şuydu: Misillemenin nereye yapılacağı!.. Evet!.. İki kere iki dört!.. (10) KİMİN YOKTU HABERİ?.. Gözlerimizi açmış, birbirimize soruyoruz: “Nasıl yapılabildi bunca hazırlık, hiç kimsenin haberi olmadan!?..” Unutma; haberi olmayan bir sen vardın, bir de ben!.. ..... Her ne kadar Amerikan eğitimi alırsa alsın, şimdi Ladin kalkacak ve Amerikan başkanının bile malumu olmayan gizli şifreleri ezberleyecek... Taliban gidecek de, Bush’un ajandasına kayıtlı programı başkanın sekreterinden iyi bilecek... Adını söylemeye (henüz) kimsenin cesaret edemediği bilmem hangi örgütler; Afgan dağlarında otlayan keçilerin üzerinde kaç kıl olduğunu sayabilirken, Pentagon’a saplanan uçağı, kulelere saplanan uçakları, Beyaz Saray’a yönelen uçağı, başkanın uçağını kovalayan uçağı ve ayrıca bilmem kaç tane daha uçağı istihbaratın gözünden saklayabilecek!.. Hah hah haa!.. (11) PÜF NOKTASI “ÇENE” Çene, çene... İşin püf noktası çene(!) Kaç Amerikan filmi seyretmiştiniz şimdiye kadar?.. Sıkı delikanlı çenesinin ucunu göstererek; “Vur, diyor. Vursana, bak tam şuraya!..” İşte; Amerika çenesini uzatmışken, CIA vurma daveti yaparken, biribirinin kanıyla beslenen vampirlere benzeyen güçlerin afyonladığı intihar pilotları “bi kodu ki” açık duran çeneye; kısa süreliğine bile olsa, ülke koca kıçının üstüne oturuverdi!.. Ardından (şu bilinen filmin) devamı geliyor, seyredin!.. (12) YAVAAŞ YAVAŞ!.. Herkes Amerika’nın 21. asır hedefinin “Asya’nın doğal zenginlikleri” olduğunu biliyordu... Bunun yolunun ordaki bir savaş ile olacağını biliyordu... Bu savaşı, bu bölgeden birilerinin çıkarması (en azından öyle bilinmesi) gerektiğini biliyordu... Kimdi bu adam(lar) veya kimler olmalıydı?.. Girildiği zaman (doğal şartlar yüzünden, uzun yıllar boyunca) kolay kolay çıkılamayacağı kesin olan bir ülkenin adamları olmalıydı... Bunun tek adresi vardı ki; (beraberce) Rusya tecrübesinin de yaşanmış olduğu Afganistan... ..... Amerika niye bu kadar yavaş davrandı?.. Acelesi yok da onun için... Ne kadar zamanı var ki?.. Asya topraklarının altında bulunan petrol, doğalgaz, değerli madenler hatta temiz sular bitinceye kadar acelesi yok Amerika’nın!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT