BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yusuf, hemen babasının yanına koştu. Elini öpünce, Deli İsmail Ağa, Yusuf’un sırtına kuvvetli bir şaplak patlattı.



Yusuf, hemen babasının yanına koştu. Elini öpünce, Deli İsmail Ağa, Yusuf’un sırtına kuvvetli bir şaplak patlattı. -Adi be evlat. Karaok, ananın ak sütü gibi elal olsun. Şindi de ananın elceezini öp, ayır duasın al. Yusuf, eğildi, anasının elini öptü. Anacağı, göğsüne bastırdı, doya doya sevdi, aslan gibi olmuş yavrusunu. Mümkün olsaydı, bir an olsun yanından ayırmazdı. Ana yüreği işte... Duaları kabul olmuş, Yusuf’u birinci gelmiş, Ayşe gelin de, Deli oğluyla Deli kocası arasında parça parça olmaktan kurtulmuştu. Yarışı ve Karaok’u kazanmıştı ama, Yusuf, durgundu. Üzgün gibiydi... Yusuf’un hali babası İsmail Ağa’nın dikkatini çekmişti. -Pelvan ulum. Sen de iç yarış ve dünyanın en güzel atını kazanmış hali yok. Bi dedin mi va? Sevinç başına mı vurdu, nazarlara mı geldin? Yusuf, huzursuzca kıpırdandı. -Şeyy... Yarışın başında... Hatamla Karaok, geride kalmıştı. Doru ile arayı bi türlü kapatamamıştı. Ücum Marşı çalmağa başladı.. arayı kapattı ve öne geçti. Doru da Ücum Marşına karşı assas. O da ızlandı. Ama Karaok, epsinden daa fazla ızlandı. Bu nası uldu? Hak itmediim alde... Yannızca atımın özelliiyle yarışı kazandım gibime gelir. Burukluum bundandır. İsmail Ağa güldü: -A benim bubasına benzeyen dik kafalı uulum. Ocan, asıl pelvanın, nefsini, gururunu yenen kimse ulduunu üüretmedi mi saa? Sen at ile binicisini birbirinden ayrı mı sayaasın? At ile binicisi bi bütündür. Birinin noksanını diyeri kapatır. Başarı, ancak ikisi tek can, tek beden gibi olduunda gelir. Kendini niçin hakir gürürsün. Dünyanın en birinci atına acemi bir biniciyi bindir bakaam.. başarı güsterebilecek mi? Güsteremez. Yusuf, biraz rahatlar gibi olmuştu, fakat hâlâ kafasında soru işaretleri vardı: -Ama, Ücum Maşıyla Karaok, daa fazla ızlandı, bu aksızlık dii mi? Mertlie sıaa mı? -A benim dik kafalı uulum. Ücum Marşı’nda... Karaok’un daha ızlı koşmasında... mertliee sıımaz bir hal yok. Tam tersi, mertlik gereyi. Daa üç aylıkken başladım. Karaok’u, Şumnu Kışlası’na götürmee, orda askeri bandodan Ücum Marşı’nı dinlettirmee. İşi yannız bizim davulcu ve zurnacılara bıraamadım. Karaok da ben de Ücum Marşı’na daa fazla çalıştık. Daa fazla çalışmak, akıncı geleneeni devam ittirmek mi namertlik? Yusuf, meraklanmıştı: -Akıncı gelenee mi buba? -Evet akıncı gelenee. Dedeleemiz olan akıncı beyleri, atları, mehter takımıyla yetiştirirleedi. Savaşta da Mehter takımı, Ücum, Cenk marşlaanı vurdu mu, sanki kanatlanırlaa, şimşek ulup düşman üstüne çakaalaadı. Karaok da tıpkı akıncı atları gibi yetiştirilmiştir. Sıkıştıında ıslıkla da olsa, Ücum marşını çalman yetee. -Eey Yusuf! ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT