BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lav lâfı açar

Lav lâfı açar

Bütün gözler üzerimde... Kendimi büyülü kalem gibi hissediyorum... Herkes de öyle diyo... Bir havaya girdim ki, kendim için “Ultrayazar...” diyorum şahsen...



Bütün gözler üzerimde... Kendimi büyülü kalem gibi hissediyorum... Herkes de öyle diyo... Bir havaya girdim ki, kendim için “Ultrayazar...” diyorum şahsen... Bazıları, “Hık demiş Ali Sami Alkış’ın burnundan düşmüş” diyor. Demek ki, insanlar gibi spor yazarları da çift yaratılıyor... Oysa ben Selahattin Duman gibi olmak isterken, düştüm medyahanelere... Ama tutturamadım... Şimdi son kararım “kendim” olmak. Defansif yazıları beceremem. Forvet yazacaksın... Hücuma katılıp, vuruşları “gol” yapacaksın... Bu arada köşede bütün sülâlemi de şöhret yapmalıyım. Annemin, babamın, kaynatamın veciz sözlerini yazmıştım. Bugün de halama kıyak geçeceğim. Kadıncağız, “Sıra ne zaman bana gelecek?” diye sorup duruyor. Bu ekonomik krizde cebime 100 kâğıdı sıkıştırıverdi... Bakın ne demiş halam; “İyi bir yazı mini etek gibidir. Dikkat çekecek kadar kısa olmalıdır...” Konuşmayı değil yazmayı seviyorum... Yazmayı öğrendiğimden beri de dünya kadar dostum oldu. İşte bu dostlarımdan biri dün bir mesaj geçmiş; “Engin’cim merhaba... Acaba birkaç gün sende kalabilir miyim diye merak ediyorum... Bugünlerde herkes bana sinir oluyor... Gerçek bir dosta ihtiyacım var... Gönderen: Üsame Bin Laden” KURTLARIN SESSİZLİĞİ İleride en büyük rakibim olacak birini açıklıyorum şimdi size; Tevfik Lav... Büyülü kalem değil, ama sihirli ayak!. Hani idman sırasında futbolcusuna tekmeyi patlatan, boyundan da büyük lâflar eden. İleride kesin spor yazarlığını da deneyecek. Fatih Terim’in taklitçisi de diyebiliriz. G.Antep Başkanı Celal Doğan ektiğini biçiyor. Geçen yıl şampiyonluğu kılpayı kaybeden bir takımın başına Tevfik Lav gibi tecrübesizi getirmeyecekti. İştir kişinin aynası Lav’a bakılmaz. Neye bakılır? Aykut’a... Kocaman başarısına... İstanbulspor bu gidişle hem ligi hem de Salı Pazarı’nı esir alacak. Bir avam takımı mütevazı kadrosuyla ligin orasını burasını çekiştirip duruyor. Ligin 19. takımı Milan, Fatih hocamızı üzüyor. İtalyan medyası bizden de insafsız. Şimdi aç kurt gibi ağzını açmış Terim’in düşmesini bekliyor. Biz 4 yıl bekledik, siz 14 yıl beklersiniz. Ya Mustafa Denizli’yi bekleyenler? “İçimizdeki Denizli’ler” açıklamasıyla adeta savaş çıktı. Ve Denizlispor galibiyeti medyamızda öyle pohpohlandı ki; Fener sanki dünyaları devirdi. Ve de Atilla Kıyat’tan nefis bir açıklama; “Fener kendi evinde 22. defadır yenilmiyor...” Beyefendi Barcelona’yı Lyon’u görmüyor. Çünkü hedefi küçük. “Kıyat” iş doğrusu... Cimbom’un içerde ve dışardaki esrar perdesi henüz aralanamadı. Yüzde 95’i kayıp, bu kadroyla yaptıkları çok ayıp!.. KİM HAKLI? Bende mi bir yanlışlık var sizde mi anlamış değilim... Geçen haftaki yazıdan sonra, biri fanatik Fenerli olduğumu diğeri de Fener düşmanı olduğumu öne sürdü. Buyrun yorumu siz yapın: 1- Yazılarınızı beğenmiyor değilim, ama genellikle F.Bahçe’ye taşlar atmayı ihmal etmiyorsunuz. Sizin gibi değerli bir insanın bunları yapması biraz abes. Yazılarınızı okurken dişlerimi gıcırdatmadan edemiyorum. Ama yine de okuyorum. (Cüneyt Özkan- Aydın) 2- Türkiyedeki başarılı insanların önünü kesmek sizin gibi insanlar için büyük bir marifet. Yazınızda çok ağır eleştiriler var. Ve bana göre yargısız infaz ediyorsunuz. Şu ana kadara yazdığınız yazılarda böyle eleştiriler yoktu. Sizi kızdıran birşey olmalı, belki de bu kişilerden veya kurumlardan para musluklarınız kesildi. Fenerli olduğunuzu bu kadar belli etmenize gerek yok. (A.İbrahim Bayraktar) Sanırım bunun üstüne şöyle bir hikâye iyi gider; 10 Eylül akşamı United Airlines ve American Airlines pilotları sabaha kadar çok aşırı içmişler. İçlerinden biri; “Ben Boing 767 ile Newyork’taki ikiz kulelerin arasından geçerim” iddiasını savurmuş. Bunun üzerine diğeri; “Sen geçersen ben gözlerim kapalı geçerim” demiş. Üçüncü şahıs da; “Ulan siz oradan geçin, ben de PENTAGON’un ortasına inmezsem bıyıklarımı keseceğim” diyerek bardan ayrılmışlar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT