BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ankara'da kim var?

Ankara'da kim var?

Bakanlar Kurulu üyelerini en çok toplantı öncesinde siyah büyük Mercedes’lerden inip korumalar eşliğinde merdiven çıkarken görüyoruz. İçeri girip toplanacaklar, ülke meselelerini görüşecekler.



Her işimizde dönüp dolaşıp, “Bu iş Ankara’da biter” diyoruz. ¥ Ankara’da kim var? Bakanlar Kurulu üyelerini en çok toplantı öncesinde siyah büyük Mercedes’lerden inip korumalar eşliğinde merdiven çıkarken görüyoruz. İçeri girip toplanacaklar, ülke meselelerini görüşecekler. Hepsi hepimizden akıllı insanlar. Bu kadar akıllı insan bu güzel vatan için yapılacak işin ne olduğunu bilmezler mi? ¥ Milletvekillerimizin yoğun çalışmalarını, arzu eden her Türk TRT 3’ten seyredebiliyor. Şu ekonomik krizde, şu dar günde, Amerika başını kaşıyacak vakit bulamazken bizim Meclis Anayasa’nın 35 maddesini değiştirmek için gece gündüz çalıştı. Yarın bu maddeler yürürlüğe girdiği zaman size bize ne faydası olacak hiç düşündünüz mü? Bir Anayasa profesörümüz, “Ben bu değişikliği önemsiyorum. Şunun için önemsiyorum ilk defa Meclisimiz bu çapta bir değişiklik yaptığı için önemsiyorum” dedi. Eğer bir faydası olacaksa siz de önemseyin. İş dünyası feryat ediyor: Siyasi partiler ve seçim kanununu değiştirin! Meclisimiz bu konuda hiç tepki vermiyor. Zaten vermesi de yetmiyor. Meclisin tepki verebilmesi için parti genel başkanlarının mutabakatı gerekiyor. ¥ 82 Anayasasını hazırlayan komisyonun başkanı Orhan Aldıkaçtı, gelişmiş ülkelerde siyasi partiler ve seçim kanununun anayasadan daha önemli olduğunu söyledi. Bir de, “Kimin söylediğini bilmediğim bir söz var: Adil bir diktatörün idaresi kötü bir demokrasiden daha iyidir”, dedi. Ve Kemal Derviş Amerika’da açıklama yapıyor: Devletin yapısının mutlaka küçültülmesi lazım. Bugünkü yapı vatandaşlar için ciddi bir yük. Bakanlık sayısının 15’e düşürülmesi lazım. Bazı kurumların birleştirilmesi lazım. 987’den beri aynı şeyler söyleniyor ama yapılamıyor. Veya yapılmıyor. ÇUKUR Bizim hâlâ E-5 dediğimiz yolun Ambarlı mevkiinde bir göçük var. Ve iki senedir var. Yüce ve büyük devletim iki sene boyunca bu çukurun iki başına plastik barikat koymaktan başka birşey yapmadı. Bu güzel ülkede her iş en ince ayrıntılarıyla planlandığı halde o yolun kimin sorumluluğunda olduğunu da bilmiyoruz. Bilmek zorunda da değiliz. Büyük devletimizden talebimiz şu: Her gün yanından eziyet çekerek geçen binlerce kulunuza acıyın. Bu kullarınız vergi veren insanlar. Çukurun yanından geçerken dahi vergi veriyorlar. (Benzinde vergi oranı yüzde 400) Çukuru doldurduktan sonra Hazar’a, Ortadoğu’ya, Balkanlar’a daha kolay el atabilirsiniz. Bizim de gönlümüz ferahlar... Biliriz ki yarın birgün yine bir çukurla karşılaşırsak devletimiz gelir doldurur. Bizi ele güne muhtaç etmez.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT