BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sergen!..

Sergen!..

Sanıyorum, daha doğrusu “sanmak istiyorum”; Sergen, nihayet “gerçekleri gördü ve anladı!..” Kısa zamanda ve “çok ağır eleştiriler altında”, üstelik “işe sağlığı ve hayatı da karıştırılarak” yapılan ômoral kırıcı saldırılara karşı” direndi, çalıştı, kilo verdi, azmetti, inandı; oynamaya ve oynatmaya başladı!.



Sanıyorum, daha doğrusu “sanmak istiyorum”; Sergen, nihayet “gerçekleri gördü ve anladı!..” Kısa zamanda ve “çok ağır eleştiriler altında”, üstelik “işe sağlığı ve hayatı da karıştırılarak” yapılan ômoral kırıcı saldırılara karşı” direndi, çalıştı, kilo verdi, azmetti, inandı; oynamaya ve oynatmaya başladı!. Şimdi “merakla” soranlar var: “Ne zamana kadar? Eğriye eğri, doğruya doğru; merak edenler içinde ben de varım. Hemen ilave edeyim; temennim odur ki, futbolu bırakana kadar devam etsin! Bugüne kadar Sergen'i en fazla eleştiren spor yazarlarından biriyim. Hatta, "Hiç ümitlenmeyin, Sergen değişmez" diye kaç defa da yazı yazdım! Amma...Görüyorum ki, değişmiş, olgunlaşmış... Faik Gürses'in TV'de Sergen ile yaptığı röportaj enfesti... Son yıllarda “böylesine kaliteli bir spor röportajı izlememiştim.” Bütün TV spor servisleri müdürleri, Gürses-Sergen kasetini almalı ve “röportaja gönderecekleri” arkadaşlarına izletmeli! Bir sporcuya “nasıl soru sorulur”, alınan cevaplardan “nasıl yeni sorular çıkarılır”, uslup ve seviye nasıl muhafaza edilir, nasıl merak uyandırılır, bir program nasıl keyifle izlettirilir; Gürses “ders verir gibi” başarmıştı...Geç de olsa kutluyorum. İşte o röportajda “bambaşka” bir Sergen gördüm; “olgun, hatta biraz da filozof” bir Sergen! Oldum olasıya Sergen'in futboluna sözüm olmadı, olamazdı da!. “Futbol işi” onda Allah vergisi... Ben ondan “Allah’ın verdiği bu kabiliyetin kıymetini bilmediği ve onu faydalı olarak kullanmadığı için” şikayetçi idim. Şimdi, değişen çok şey var; inşallah “buraya kadar olanlar” kalıcı olur ve bundan sonra da “değişim olumlu yönde devam eder!” Bir şeye itirazım var: Sergen'in durmadan Hagi ile kıyaslanması ve “Hagi'nin yerini doldurup dolduramayacağının tartışılması...” Hagi, Hagi'dir...Sergen de,Sergen! Onları “mukayese etmek”,mesela “muzla, hurmayı mukayese etmeye benzer!” Ne ilgisi var? Sanıyorum “Hagi ile mukayese” sorularından Sergen de haz etmiyor ve “Hagi ile kıyaslanmak” istemiyor; haklı, hem de çok haklı! Başa dönüyorum; hiç olmazsa “bu defa” Sergen'e inanmak istiyorum! Bakalım zaman ne gösterecek?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT