BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Müslümanlar aldatıldığı zaman!..

Müslümanlar aldatıldığı zaman!..

Saâdete kavuşmak için İslâmiyeti öğrenmekten başka çâre yoktur. İslâmiyet, kalb ile inanılacak “İmân” bilgileri ve beden ile yapılacak “Ahkâm-ı islâmiyye” bilgileridir. İmân ve İslâm ilmleri “Ehl-i sünnet âlimleri”nin kitâblarından öğrenilir. Câhillerin, sapıkların bozuk kitaplarından öğrenilmez.



Saâdete kavuşmak için İslâmiyeti öğrenmekten başka çâre yoktur. İslâmiyet, kalb ile inanılacak “İmân” bilgileri ve beden ile yapılacak “Ahkâm-ı islâmiyye” bilgileridir. İmân ve İslâm ilmleri “Ehl-i sünnet âlimleri”nin kitâblarından öğrenilir. Câhillerin, sapıkların bozuk kitaplarından öğrenilmez. Hicrî bin senesinden evvel, İslâm memleketlerinde çok “Ehl-i sünnet âlimi” vardı. Şimdi nerdeyse hiç kalmadı. Fakat, bu âlimlerin yazdıkları Arabî ve Fârisî kitaplar ve bunların tercümeleri, dünyânın her yerinde, kütüphânelerde vardır. Böyle karışık zamanlarda dine uymak çok daha kıymetlidir. Resûlullah Efendimiz buyurdu ki, “Ümmetim arasında fesâd yayıldığı zamân, sünnetime yapışana, yüz şehîd sevâbı vardır”. Uydurma tefsîrler ve dinsizlerin yazdıkları bozuk din kitâbları çoğaldığı, Müslümanlar aldatıldığı zaman, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları, hakîkî din kitaplarına tâbi’ olanlara yüz şehîd sevâbı verilecektir. Dört mezhebden herhangi birisinin âlimlerine “Ehl-i sünnet âlimi” denir. Ehl-i sünnet âlimlerinin reîsi, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfedir. Bu âlimler, Eshâb-ı kirâmdan öğrendiklerini yazmışlar, Eshâb-ı kirâm da, bunlara Resûlullahtan işittiklerini söylemişlerdir. Cenâb-ı Hak, bütün insanlara, sayılamıyacak kadar çok ni’met, iyilik vermiştir. Bunların en büyüğü ve en kıymetlisi olarak da, İslâmiyeti, saâdet-i ebediyye yolunu göstermiştir ve İbrâhîm sûresinin yedinci âyetinde meâlen, “Ni’metlerimin kıymetini bilir, şükrederseniz, yanî emrettiğim gibi kullanırsanız, onları artırırım. Kıymetlerini bilmez, bunları beğenmezseniz, elinizden alır, şiddetli azâb ederim” buyurmuştur. Bir asrdan beri islâmiyyetin garîb olması ve son zamânlarda büsbütün uzaklaşarak, dünyânın küfür ve irtidâd karanlığı ile kaplanması, hep islâm ni’metlerinin kıymetlerini bilmeyip, onlara şükretmemenin arka çevirmenin netîcesidir. Allahü tâlânın evliya kulları bizlere Cenab-ı Hakkın nimetidir. “Herşeyin bir kaynağı vardır. Takvânın kaynağı, âriflerin kalbleridir” ve “Onlarla berâber bulunanlar şakî olmazlar” hadîs-i şerîfleri bunların kıymetini bildirmektedir. Allahü teâlânın dostlarını, evliya kullarını hâtırlıyarak, mubârek kalbinden feyz almak, Allahü teâlânın Müslümanlara büyük ni’meti ve ihsânıdır. Âhır zamanda, buları işitmek, inanmak ve taleb etmek de pek az kimseye nasîb olur. Sevdiklerini bizlere tanıtan ve onları sevmek nimetini ihsân eden yüce Rabbimize şükürler olsun.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT