BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu havası!

Anadolu havası!

Bu hafta yine kendimizi Anadolu’nun müşfik kucağına atmak mümkün oldu bir günlüğüne de olsa. Samsun’da, iş dünyasıyla beraberdik. KOSGEB ve Samsun İş Adamları Derneği’nin birlikte düzenledikleri bir konferansta bilgi paylaşmaya çalıştık.



Bu hafta yine kendimizi Anadolu’nun müşfik kucağına atmak mümkün oldu bir günlüğüne de olsa. Samsun’da, iş dünyasıyla beraberdik. KOSGEB ve Samsun İş Adamları Derneği’nin birlikte düzenledikleri bir konferansta bilgi paylaşmaya çalıştık. Yıllarını vererek alın teri, göznuru dökerek, sabırla kurulmuş ve dünya çapında üretimlere imza atmaya devam eden yüzlerce fabrika, işletme herşeye rağmen ayakta ve hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Ümitsiz değiller ama küskünler. Çoğu Bulgaristan’ın, Romanya’nın hatta Cezayir’in yatırımcıya gösterdiği iyiniyetli yaklaşımdan bahsediyorlar. Bir işadamı yatırım yapmak üzere ön anlaşmayı Türkiye’de imzaladıktan sonra Bulgaristan’da uçaktan inerken, inşaatın bütün işleri tamamlanmış şekilde ruhsatının takdim edilmesinden duyduğu şaşkınlığı ifade ediyordu. Bunun yanında devletin sanayici ve işadamımıza mevcut şartlar içinde canla başla yardımcı olmaya çalıştığı bazı güzel örneklerden de bahsetmeden geçmek haksızlık olur. Mesela, TTGV, TOSYÖV ve MPM’nin yararlı faaliyetleri hemen akla gelenlerden. Özellikle de İzmir, Çorum, Eskişehir ve en son Samsun’da faaliyetlerini yakından izleme imkânı bulduğum KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı). Yıllardır sanayiciye teknik ve diğer konularda eğitim desteği sağlayan bu kuruluşlarda hep gayretli yöneticiler, samimiyetle çalışıyorlar. Yıllardır üzerinde durulan ama tam halledilemeyen Üniversite-Sanayi işbirliğinin sağlamlaşmasında sınırlı da olsa başarılı bir örnek teşkil ediyorlar. Ancak her teknik kuruluş ya da bilim yuvası gibi onlar da kendilerini tanıtmaya değil, ülkeye bir taraftan değer katmaya çalışıyorlar. Belki haddim değil ama sanayici ve işadamlarımıza KOSGEB’lerdeki samimi gayretlere ilgi duymalarını, bu kuruluşlara sahip çıkmalarını tavsiye ediyorum. Zira laboratuarlarında, bazı üniversitelerde bile bulunmayan teknik imkânları hayranlıkla izledim. Bırakalım didişmeyi, iş âlemi olarak el ele verip daha verimli, daha hızlı, daha esnek ve daha samimi şirketler kurup geliştirerek geleceğe hazırlayalım. “Kara gün kararıp kalmaz” demişler. Anadolu insanı coşturuyor. Ne dersiniz? İyi haftalar efendim...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT