BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yakında... Haberlerde...

Yakında... Haberlerde...

Başbakanlığa yapılan protestolar sürüyor... Dün yine bir vatandaş, meyve ve sebze fiyatlarına yapılan zammı protesto etmek amacıyla “Yolda Ladin kellesi bulsa, götürüp 25 milyon dolar alamaz” dediği Ecevit’in önüne muz kabuğu attı. Kaygan tarafı alta gelen kabuğa basan Bülent Ecevit hastaneye kaldırıldı.



* Başbakanlığa yapılan protestolar sürüyor... Dün yine bir vatandaş, meyve ve sebze fiyatlarına yapılan zammı protesto etmek amacıyla “Yolda Ladin kellesi bulsa, götürüp 25 milyon dolar alamaz” dediği Ecevit’in önüne muz kabuğu attı. Kaygan tarafı alta gelen kabuğa basan Bülent Ecevit hastaneye kaldırıldı. İlk şoku atlatan Başbakan, “Kimsenin kaygısı olmasın, asfaltı ayağımın altından çekeni bulacağız” diye konuştu. * G.Saray Futbol Şube Sorumlusu Abdurrahim Albayrak, Avrupa Kupası maçını seyrederken sakatlanarak hastaneye kaldırıldı... Arif ve Hasan Şaş’ın girdiği pozisyonlarda kilitlenen, Ümit Karan’ın röveşatasında tamamen iptal olan Albayrak’a ilk müdahale tribünde yapılırken, daha sonra ambulansla kaldırıldığı hastanede müşahede altına alındı. Doktorlar başarılı yöneticinin bundan sonraki maçları emniyet kemeri ile seyretme tavsiyesinde bulundu... * Turistlere Türkiye’deki magandalardan korunmanın yollarını anlatan rehberin dağıtılması üzerine Turizm Bakanlığı magandalara turistler hakkında bilgi veren bir rehber yayınladı. Rehberde, “Gazetelerin arka sayfasında çıplak resmin altındaki ‘Alman turist Türk erkeklerine hayran’ başlıklı haberlere ve ‘Geçen yaz Side’de bir turistle tanıştım’” diye başlayan muhabbetlere güvenilmemesi gerektiğine yer verdi... * İdman yaptırmadığı gerekçesiyle ağır eleştiriler alan Mustafa Denizli, çalışmaların dozajını artırdı... İdman sırasında verdiği taktiklerle bitkin düşen Denizli, hastaneye kaldırıldı... Yapılan ilk kontrollerde, dilinde kireçlenme tesbit edilen Mustafa Denizli, hastane çıkışında sorularını cevaplandırdığı basın mensuplarına, “İçimizdeki rakipleri, daha içimizdeki içimizdeki grupları, en içimizdeki sıkıntıları ve ağzımızın içindeki kireçlenmeyi yendik” dedi. * Türkiye’nin İsrail’le baraj maçı oynama ihtimali en çok F.Bahçe’nin İsrailli yıldızı Revivo’yu telaşlandırdı... “Ben şimdi seremonide hangi ülkenin marşını söyleyeceğim” diye kara kara düşünen Revivo, sonunda Sertap Erener’in “Kumsalda” şarkısında karar kıldı... Son haftalarda formu iyice düşen Haim Revivo’nun söyleyeceği marş şöyle; “Ni la bombe atomique... Un amour platonique... Umudum yarınlarda... Tatildeyim”... * Zam bağımlısı hükümet kendine de kıydı ve maaşlarını artırdı... Benzine 1 ayda 4 zam birden yapan hükümet, lakabı “hıyar” olan sebzeye de milleti muhtaç ettikten sonra milletvekili maaşlarına zam yaptı... Konuyla ilgili görüşlerini belirten vatandaşlar, “Adamların hakkını almışız. Yükleri zaten ağırdı, bu zamdan sonra daha büyük bir yükün altına girdiler. Bizi affetsinler” diye konuştular... * “Sahte para” ve “Sahte doktor” konularında uzman olan polis, aynı başarıyı “Sahte Pınar Konuşkan” ve “Sahte Ladin” konularında sürdüremedi... İstanbul emniyeti isim benzerliği yüzünden suçsuz insanları sorguya alırken; Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli soyismini taşıyan yüzlerce vatandaş “Bu gidişle herşey bizden bilinecek, soyismimizi değiştireceğiz” diyerek mahkemelerin önünde uzun kuyruklar oluşturdu... * İstanbul trafiğinde Deniz Akkaya telaşı sürüyor... “İtmeden kalkmayan, çarpmadan durmayan” bir şoförlük bilgisine sahip olan ünlü manken, aldığı bir arabaya en fazla 5 gün binebildi... Akkaya’nın sigorta şirketi iş dünyasında, “En şanssız sigorta şirketi” seçilirken, sabahları radyodan yol durumunu bildiren trafik ekipleri, dolu ve yapımda olan yollara, Deniz Akkaya’nın gidiş istikametini de ekledi... Güven Ortamı Bir otobüs dolusu politikacı, seçim kampanyası için ilçeleri dolaşıyormuş... Otobüs büyük bir çiftliğin önünden geçerken, şoförün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş... Çiftçi koşarak gelmiş ve gece kurda-kuşa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başlamış... Ertesi sabah savcı soruşturma için gelmiş ve çiftçiye sormuş; -Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek... Hepsi ölüydü eminsin değil mi?... “-Bazıları yaşadığını iddia etti ama politikacıları bilirsiniz, nasıl yalan söylerler...” Zamane Bedduaları -Depoyu fulleyip istasyondan çıktığın saatte radyodan benzin fiyatlarının düştüğünü öğrenesin... -Arkadaşlarınla yarışma programı seyrederken, bir soruyu bile onlardan önce cevaplayamayasın... -Herkes savaş senaryoları üretip sohbeti zenginleştirirken, dış politikadan tek kelime edecek bilgin olmaya... -Sana ne söylesem az; evinde Star’dan başka kanal çekmeye, Telegol’e mahkum kalasın... TEMEL’İN YERİ Kapkaççılar Alman turistin çantasını çalmış... Kadın karakola gidip, çat-pat Türkçesi ile eşgal vermiş... Bunun üzerine eşgale uyanlar toplanmış, karakola getirilmiş... Zanlıları bir odaya, duvarın dibine dizmişler... Bir süre sonra yanında polislerle Alman turist girmiş içeri ve zanlılara bakmaya başlamış... Tam bu esnada oturan Temel ayağa fırlayarak kadını işaret etmiş; “-Hah komserim... İşte bu kadındı...” TAVAN ARASI -Sanatınız nedir? -Mezarcı ama siz doktor da yazabilirsiniz? -Doğru söyle oğlum bana benziyor değil mi? -Elbet size benziyor hanımcığım. Babası güzel adamdır. -Ateşiniz biraz fazla. Peki dışarı çıkabiliyor musunuz? -Mecalim olsa bir dakka durmam. Tarihten bir yaprak... Amerika’nın kanıtları inandırıcı bulması, bizim için de inandırıcıdır... Türk... Öğün... Çalış... Amerika’ya güven... sms bülteni... sms bülteni... sms bülteni... “Ne içimde seni unutmak gibi bir çaba var, ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar... Ne seni görmeden yaşayacak kadar güçlüyüm, ne de seni görmeye dayanacak kalbim var...” HAFTANIN ŞARKISI Mahsun Kırmızıgül / Yıkılmadım Yoksullara ümit verdim Hep “sabredin”, kader dedim Hüssam’larla Rahşan’larla Bugünüme böyle geldim ... Yıkılmadım ayaktayım Fertlerimle başbaşayım Kasalara, yasalara Yenilmedim buradayım ... Yıkılmadım... Sezer’lerden Yıkılmadım... Dozer’lerden Yıkılmadım... Çiller’lerden Yıkılmadım... Yıkılmadım... ... Sonu gelmez yarınlarda Sancılarla doluyum ben Her krizde hüzünlenen O devletin oğluyum ben ... Yıkılmadım ayaktayım Fertlerimle başbaşayım Kasalara, yasalara ...Ve de tasalara Yenilmedim buradayım... Damak zevki Kestane târifi... “Cimbomlu Ahçı”dan gelen faks... Fenerli ahçılarımızın aç bırakma riski ile yayınlıyoruz... Yenilenen kadrosu, değişmeyen hizmet anlayışı ile yeniden Avrupa’nın hizmetindedir... Kestanelerimiz 1907 Kurbağalıdere menşeli olup, Denizli aşısı ile yetiştirilmektedir... Kestanelerimiz yetiştirme aşamasında “Mazisinde tarih yatan” eski kestane ormanlarının efsanevi öyküleri ile büyütülmektedir... Kestanelerimiz 1907 mahsullerine has zeytinyağı ile özel olarak yağlanmakta, medya şerbeti ile ballandırılmakta ve MHK tarafından kollanmaktadır... Hazımsızlığa karşı yüzde 51 garantilidir... İşte özel formül; Özel seçilmiş 11 tane kestanenin üzerine 3 tutam Barcelona yaprağı serilir... Üzerine 2 dirhem Aslan pençesi dökülür... Kıvama gelene kadar medya kazanında ağır ateşte karıştırılır... Karışım çukur bir servis tabağına yayılır... Özel olarak temin edilen Olimpik Fransız sosu üzerine itina ile dökülür... Tuz, limon ve sirkeyle servis yapılır... Servis sonrasında ışıklar söndürülür ve mum yakılarak keyfine bakılır... BİZİMKİLER “-Bilgehan Can 2053... Hıııhh... Askerden yeni gelmişim... Evlendirmek istiyorlar... Yeşim’i tercih ettim... Neden Yeşim derseniz, özel bir nedeni yok... Tamamen duygusal...” -Ya dede yaa... Yeşim ninemi o kadar seviyo mudun yaa?... “-Delinin sorduğuna bak... Bu ne bu?... Sevmeseydim bu yüzüğü takar mıydım?...” (Dün evlenen Bilgehan’ın düğün davetiyesi... Bugün takılmayacağım ona... Allah hayırlı torunlar nasip etsin...) Tebeşir Tozu ... “Tam bir eşitlikte bile, şişman zayıftan daha çok sabun harcar...” (Schmidt) POLİTİK KRİTİK “Bir sade vatandaş olarak söylüyorum; Türkiye CHP’nin arkasında olsaydı, bu durumlara düşmezdi...” (Deniz Baykal) “Türkiye freni patlamış kamyon gibi... Ama hepimiz olanları trene bakar gibi seyrediyoruz...” (Rıdvan Budak) “Moralim nasıl iyi olsun?... Türk ekonomisi yüzde sekiz küçülürken moralli olmak çok mümkün değil...” (Kemal Derviş) “Efendim biz bu programı halk için yapıyoruz, koyunlar için değil. Şu anda bizi ahırlardan izlemiyorlar...” (Fatih Altaylı) SANATİK KRİTİK “En büyük hayalim günün birinde çingeneyi oynamak... Böyle bir rol bana çok yakışacak...” (Aydan Şener) “Hayatımı ‘Hem aşkım yok diyorsun, hem de yaşamaktan bahsediyorsun’ sözü üzerine kurdum...” (Yaşar) “İbrahim Tatlıses’in beyni sulanmış, ne dediğini bilmiyor. Yaşı 55 ama çoğu yerde 51 diyor...” (Perihan Savaş) “Biz bile Amerika bombalandıktan sonra kendi ülkemizdeki terörü yeni yeni görmeye başladık...” (Kenan İmirzalıoğlu) SPORTİK KRİTİK “Beni tartışanlar herhalde futboldan anlamıyor... Kariyerimi tartışacak insan ancak geri zekalıdır...” (Arif Erdem) “Herkes haddini bilsin... Elini pamuğun altına bile sokmayanların bu takımı eleştirmeye hakkı yok...” (Mustafa Denizli) “Olaylara artık duygusal bakmıyorum... Bana saldıranlara cevap veriyorum. Eskiden olsa döverdim...” (Şenol Güneş) “Scala’ya Mercedes marka araba vermişlerdi, bana Kartal kalmış. Ama Kartal’ı klas bir araba yapacağım...” (Christoph Daum) Liraya itibar kazandırma sözü; “Söz binlikse, sükut milyonluktur...” 39 ülke Amerika’ya yardım sözü verdi... Bir ülke daha bulunursa, delinin kuleye attığı taşı çıkaracaklar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT