BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Koca Yusuf

Koca Yusuf

Filiz’in hareketi, Yusuf’u şaşırtmıştı. Filiz’den böyle bir hareket beklemiyen Yusuf, oturduğu yerde kalakalmıştı. “Eh bre nefis pelvanı yine yaptın yapcaanı.



Filiz’i yakaladı... Filiz’in hareketi, Yusuf’u şaşırtmıştı. Filiz’den böyle bir hareket beklemiyen Yusuf, oturduğu yerde kalakalmıştı. “Eh bre nefis pelvanı yine yaptın yapcaanı. En iyi arkadaşını küstürdün. Ani pelvanlıın yedi şartına uymak? Ani imtanı kazanmıştın? Daa ilk adımda çuvalladın. Büüle mi başpelvan olcan? Nerde, Demir Buba’nın, Cücenin, İsmayıl Oca’nın süledikleri?” şeklindeki düşünceler, Yusuf’un beynini tırmaladı. Baktı, Filiz, hızla uzaklaşıyordu, seslendi: -Bre Filiz! Geri dön! “Hâlâ, benim diyor, yanıma koşmak yerine dön geri, diyo” diye düşünen Filiz, yoluna devam etti. Yusuf, daha kızgın bir şekilde dön geri diye bağırırken, hatasını farketti. “Ah benim akılsız başım. Hâlâ dön geri diyorum, onun yanına koşmak yerine” diyerek Filiz’in arkasından koştu. Onu yakaladı, boynuna sarıldı: -Filiz’im akkını elal et. Kıspet imtanını kazandım ama, gerçek pelvan, insan olmak için daa çok ikmek yimem ilazım. Nolur kusuruma baama. Mektubu okuma telaşı, aklımı başımdan aldı. Adi geri dön. Bu kadarcık ilgi, Filiz’in gönlünü yapmağa yetmişti. Gülümsedi. -Agam! Ben gitmiyerdim ki geri döneyin. Şurda, güzel otlaa vaadı, tosun için unları alam dimiştim. Yusuf, güldü, Filiz’in bu hoş haline. Tosunu yakalayarak birlikte ağacın altına döndüler. Yusuf, hemen mektubun başına oturdu. Tosun ile Filiz de hemen onun yanına durdular. Yusuf, acele mektubu okumağa başladı: “Sevgili uulum Yusuf, Bu mektup saa ulaştıında hemen yola çık. Bir an dahi bekleme. İlk önce Filibe Mutasarrıfı Aziz Paşa’nın mektubunu, daa sonra da Tosun Bey’inkini teslim et. Tosun Bey, Karlova’da oturmaktadır. Tosun Beye giderken yolun üzerindeki Otluk Köyüne ura ve Nahiye Müdürü Hazım Ağa’yı gör. İlk Bulgar isyanının burada beklendiini süle. Tosun Bey’in emirlerine göre hareket et. Kıspet giyme töreni için acele etme. Ortalık çok karışacak gibi. Hele ortalık bir durulsun, Temmuz ayı ortalarında töreni yaparız. Mektupları canın paasına da olsa, yerine ulaştır. Özellikle de Paşa’nınkini. Yolda herne hal olursa olsun sakın iilenme. Bu vazifeyi en iyi şekilde başaracağından eminim. Asıl, kıspet giyme imtanın budur. Duam ve duası ret edilmeyenlerin dua ve yardımları seenle olsun.” Mektubu okuyan Yusuf, vurulmuşa döndü. Okuduklarına inanamıyordu... Yusuf, tam şok olmuştu. Bulgarların Osmanlıdan ayrılma arzularını, bunun için papaz ve öğretmenlerin, bir avuç komitacının çalıştığını, Rusya’nın açıkca, Batı devletlerininse bunu gizliden gizliye desteklediğini biliyordu, ancak bunun toplu bir isyan haline dönüşeceğine, Bulgarların Osmanlıya baş kaldıracaklarına inanamıyordu. Tanıdığı Bulgarları hatırladı. İlişkileri hepsiyle de çok iyiydi. Bulgarların hepsinin rahatları yerindeydi. Niçin isyan etsinlerdi? Osmanlıdan daha iyi bir devlet mi bulacaklardı. Yusuf, Bulgarların kendi başlarına devlet kuracağına asla ihtimal veremiyordu. Onlar devlet kurmaktan ne anlar, diye düşünüyordu. Fransa’dan yayılan ve bütün Balkanları saran milliyetçilik akımının farkında değildi. * DEVAMI YARIN Yazan: HALİL DELİCE
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT