BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Garip anacığının yüreği pır pırlardaydı, gidecek Yusufum döner mi diye. Çavuş Anaysa gizli gizli dualardaydı. Torunu Yusuf’un genç yaşında böyle bir görevle gitmesinin iftiharıyla gönlü öyle genişlemişti ki, bütün Deliorman’ı içine alırdı, ondan mutlusu yoktu.



Garip anacığının yüreği pır pırlardaydı, gidecek Yusufum döner mi diye. Çavuş Anaysa gizli gizli dualardaydı. Torunu Yusuf’un genç yaşında böyle bir görevle gitmesinin iftiharıyla gönlü öyle genişlemişti ki, bütün Deliorman’ı içine alırdı, ondan mutlusu yoktu. Yusuf, babasından izin bekliyordu: -Bu sebepten komşulaamızın yanında sizinle konuşmak istemedim. Eer, konuşsaydım, Bulgar komşularımız da zan altında kalabilirlerdi. Ne emrediyersin?.. Yusuf’un, buba, ne emrediyersin, sözü İsmail Ağa’nın çok hoşuna gitmiş, gençlik günlerini hatırlamıştı. -Uulum duuru ulanı yapmışsın. Emen toparlan, iç gecikmeden yola kuyul. Saa verilen vazifeyi yerine getir. Ocan İsmail Pelvan’ın dedii gibi, ele şu karışıklık bitsin, saa üle bi kıspet giime türeni yapcaz ki yıllaaca bütün Deliorman’da sülencek. İsmail Ağa, Ayşe gelin ve diğer evlatlarına seslendi: -Adi çabuk ulun. Yusuf’un yol tedarikini gürün. Asan sen de Karaok’u azır et. Yusuf emen yola çıkıyeri. Ayşe gelinin eli ayağına dolaştı. Evin içinde ve dışında bir koşuşturma başladı. Yusuf, Filiz’le, evin önündeki kuyunun hemen yakınındaki dut ağacının altındaki kerevete oturdu: -Eee Filiz! Beraberliimiz kısa sürdü. Ben sülemek istemedim ama babam süledi görevimi. Onu dinledin. Erhalde İsmail ocamız, bi iki avşam küde kalmana müsaade itmiştir. İnşallah, Demir Buba’da, kısbet gime türenimde gürüşürüz. Arkadaşlan epsine selam süleesin. Benim için çok dua idin, bu gürevi başarmam için. Filiz epey dertliydi. Yusuf’un dikkatinden kaçmadı: -Ne o Filiz. Canın bi şeye sıkılmış gibi. -Agam! Benim yerim seen yanın. Ben de seenle gelmek isteyerim. Yusuf, güldü: -Bre Filiz. Senle birlikte olcamız günler helbette gelcek. Ele sabret. -İnşallah agam! İnşallah! Ne deesin bizim çorbacıla büle bir çılgınla kalkala mı? -Bilemiyerim be Filiz. Baa göre büle bi işe kalkışmaları delilik. Hiç Osmanlıya karşı gelinir mi? Ama devir dişti galba. Rumla ve Sırpla, Osmanlıdan koptu. Bu da bizim çorbacıları cesaretlendiriyi gibi. Eer üle bi şey ulursa işimiz çok zor. Bulgarlala iç içeyiz. Onnardan nası korunuruz? -Aklısın agam. Allah ayırlara çivirsin. Bu sırada Yusuf’un ağabeyisi Hasan seslendi: -Yusuf! Davranın, anam yemeğe bekleyeri. Yusuf ve Filiz Nurullah kalktılar, mutfak aşevine girdiler. Aradan yarım saat geçmişti. Yusuf, Karaok’un yanında ayakta, Filiz ve bütün ailesi çevresindeydi. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT