BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Savaşların tükettiği ülke: AFGANİSTAN

Savaşların tükettiği ülke: AFGANİSTAN

Kurulduğu günden bu yana sürekli savaşlara sahne olan ülkenin halkı, tam bir sefalet içinde yaşıyor. Ülkede, kişi başına düşen milli gelir sadece 160 dolar. Ayrıca, Afganistan çok zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasına rağmen, dünyanın en fakir ülkelerinden biri...



ANKARA- ABD ve İngiltere’nin askeri harekat başlattığı Afganistan’ın tarihi savaşlarla geçti. 19 ve 20. yüzyılın ilk yarısında Hint yarımadasını elinde bulunduran İngiltere ile Orta Asya’ya egemen olan Rusya arasında tampon bölgesi olan ülkenin bu dönemi sürekli savaşlara sahne oldu. Dağılan Sovyetler Birliği’nin 1979’da işgal ettiği Afganistan, Sovyetler çekilmesine rağmen bir türlü istikrarı bulamadı. Sovyet işgalinin ardından da iç savaş başladı. Yaşanan iç savaşta başarıya ulaşan Talibanlar (ağırlığını Afganistan’da egemen güç olan Peştular oluşturuyor) ülke topraklarının yaklaşık yüzde 90’ını ele geçirdi. İstikrarsız, savaş içinde yaşayan bir ülke olan Afganistan’da, bu yüzden ekonomide de sürekli bir çöküş yaşanıyor Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, ABD Nüfus Bürosu, Ana Britannica verilerinden derlenen bilgilere göre, ülke ekonomisi yıllardır süren savaşlar nedeniyle tam anlamıyla çökmüş durumda. 1979-1999 döneminde başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin kişi başına milli geliri 3’e katlanırken (10 bin dolardan 30 bin dolara), Afganistan’ın kişi başına milli geliri 225 dolardan 160 dolara geriledi. Dolardaki değer düşüşü de hesaba katıldığında, kişi başına milli gelirdeki azalma yüzde 50-60’ı buldu. 80 milyon dolarlık ihracat Ülkenin yıllık ihracatı sadece 80 milyon dolarda kalıyor (Türkiye’nin 1 günlük ihracatı kadar). Oysa Koç Holding’in 2000 yılı ihracatı bunun 10 katına (798 milyon dolar) ulaşıyor. Afganistan’da kadınların yüzde 84’ünün okuma-yazma bilmezken, halkın sadece yüzde 20’si şehirlerde yaşıyor. Kadın başına çocuk sayısı 6,9, ayrıca 5 yaşına gelene kadar bin çocuktan 257’si ölüyor. Dünyanın en fakir 5. ülkesi Ülke, 160 dolarlık cari fiyatlarla kişi başına milli geliriyle dünyanın en fakir ülkeleri arasında ilk sıraları alıyor. Dünyada, sadece Afrika ülkeleri Sierra Leone (130 dolar), Burundi (120 dolar), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (100 dolar) ve Etiyopya (100 dolar), Afganistan daha fakir durumda bulunuyor. Çok zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına rağmen dünyanın en fakir 5. ülkesi... Afganistan’ın satınalma gücü paritesine göre kişi başına milli geliri ise 810 dolar (Türkiye’de 6 bin doların üzerinde). Yeraltı kaynakları zengin ama... Toplam milli gelir 4,1 milyar doları ancak buluyor. Bir diğer ifadeyle 26 milyonluk ülke 1,2 milyonluk Kocaeli’nin (yıllık üretimi 9 milyar dolar) yarısı kadar bir üretimi yapamıyor. Halkın yüzde 60’a yakını geçimini tarımdan sağlarken, gelirin yüzde 70’i tarım kaynaklı... Böyle olmasına rağmen, tarıma elverişli (ülke topraklarının yüzde 12’si) topraklarının yalnızca 6’da birini ekilebiliniyor. Ülkenin büyük bölümü (yüzde 46) çayır ve otlaklarla kaplı. Çok zengin doğalgaz, kömür ve demir yatakları da işletilemiyor. Öyle ki ülkenin kuzeyinde Mezar-ı Şerif’in 120 kilometre batısında Şebergan’da (Türkmenistan sınırı) zengin doğalgaz kaynakları, Hindukuş dağlarının kuzey yamaçlarında birçok kömür havzası, Kabil’in 96 kilometre kuzeybatısındaki Hacıgak’ta 2 milyar tonluk yüksek vasıflı demir rezervi (yüzde 62-63 demir içeren), Kunduz yakınlarında bakır, kurşun, çinko, Konar-ı Has’ta Berilyum, Bedahşah’da yarı-değerli lacivert taşı kaynakları var. Ülkenin dağlık yapısı nedeniyle, çok zengin hidroelektrik enerji kaynakları bulunuyor ancak çok az sayıdaki baraj nedeniyle bu potansiyel kullanılamıyor. Ulaşım tamamıyla felç durumda. Demiryolu yok (geçmişte sadece 10 kilometrelik bir hat vardı), karayolları ise neredeyse tamamen asfaltsız. Dağlık bir arazi Verilere göre, 652 bin kilometrekare ile Türkiye’nin yüzde 84’üne, Fransa ve Bulgaristan’ın toplamına, Almanya’nın iki katına yakın bir yüzölçümüne sahip olan Afganistan, dünyanın en dağlık alanlarından birine sahip durumda. Himalayaların uzantısı olan Hindukuş dağlarını da içine alan dağlık bölge, ülke topraklarının üçte ikisini kaplıyor. Hindukuş dağlarının yüksekliği çoğu yerde 6.400 metreyi (Ağrı Dağı 5.165 metre) aşar. Bu da kara savaşını neredeyse olanaksız kılıyor. Ayrıca Afganistan’da kışlar çok soğuk, yazlar ise sıcak geçiyor. Kara ülkesi olan Afganistan’ın doğu ve güneyinde Pakistan ile 1.810 kilometre, batıda İran ile 816 kilometre, doğuda Cammu ve Keşmir’de Pakistan’ın kontrolündeki bölümle 320 kilometre, kuzeydoğuda Çin ile 80 kilometre, kuzeyde ise Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan ile 1.680 kilometre sınırı var. Kuzeydoğu ucunda ülkeyi Çin ile birleştiren 240 kilometrelik ince Vahan koridoruyla birlikte doğu-batı yönünde 1.280 kilometre, kuzey-güney yönünde 970 kilometre uzunluğuna sahip olan Afganistan’a en yakın deniz, 480 kilometre güneydeki Hint Okyanusu’nun uzantısı Umman Denizi (Pakistan kıyıları)... Nüfusun yarısı Hint-Avrupa dil ailesinden olan Peştu dilini, yaklaşık üçte biri ise gene aynı aileden gelen Farsça’nın bir lehçesi olan Dari lehçesini kullanıyor. Peştu dilini Talibanlar içinde ağırlığı oluşturan, yönetimi elde bulunduran Peştular (nüfusa oranı çeşitli verilere göre yüzde 38 ile yüzde 50 arasında), Dari lehçesini Tacikler (nüfusun yaklaşık yüzde 25’i), Hazarlar (yaklaşık yüzde 10-12), Çehar Aymaklar konuşuyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 6’sını oluşturan Özbekler Özbekçe, yüzde 1,8’ini oluşturan Türkmenler ise Türkmence kullanıyor. Taliban’a karşı mücadele veren Kuzey İttifakı Tacikler, Özbekler, Türkmenler ve Hazaralar’dan oluşuyor. Afganistan’ın nüfusunun yüzde 99’u Müslümanlardan (yüzde 85 Sünni, yüzde 15 Şii) meydana geliyor. Verilerle Taliban’ın ülkesi Yüzölçümü (Bin Km2) 652 GSMH (1999-Milyar Dolar) 21,0 İhracat (Milyon Dolar) 80 Ortalama Ömür (1999-Erkek) 45 Ortalama Ömür (1999-Kadın 46 Okullaşma Oranı İlkokul Erkek (1999-Yüzde) 64 Kadın (1999-Yüzde) 32 Şehirleşme (1999-Yüzde 20 Kadın Başına Doğan Çocuk (1999) 6,9
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT