BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Savaş başladı!

Savaş başladı!

Bu satırları yazdığım sırada, Usame Bin Ladin’i yakalamak veya öldürmek -terörün Afganistan’daki ve dışardaki vurucu gücü El Kaide örgütünün kamplarını ortadan kaldırmak ve onları himaye eden, Bin Ladin’i teslim etmemekte direnen Taliban rejimini de tasfiye etmek için NATO ve Birleşmiş Milletler destekli harekat başlamış bulunuyordu...



Bu satırları yazdığım sırada, Usame Bin Ladin’i yakalamak veya öldürmek -terörün Afganistan’daki ve dışardaki vurucu gücü El Kaide örgütünün kamplarını ortadan kaldırmak ve onları himaye eden, Bin Ladin’i teslim etmemekte direnen Taliban rejimini de tasfiye etmek için NATO ve Birleşmiş Milletler destekli harekat başlamış bulunuyordu... Bu harekatın nereden ve hangi yöntemlerle yürütüldüğü, bu satırları okurken muhtemelen açıklığa kavuşmuş olacak. Herhalde bu mücadele çok kapsamlı ve uzun olacağa benzer.. Şu sırada anlaşıldığına göre havadan, belirli hedeflere bomba ve füze vuruluşları ile birlikte Kuzey İttifakı komando birlikleri tarafından desteklenecek ve önce Mezar-ı Şerif’e ve sonra Kabil’e karşı harekete geçecekler. Bu harekete bizim Bordo Berelilerimizin de eğitim ve istihbarat katkıları olursa hiç şaşmam. Hareketle birlikte, Afgan halkına insani giyecek ve sağlık yardımları da kesif şekilde yapılacak.. İşler bu raddeye geldikten sonra başka türlü olması imkanı yoktu. Çağdışı ve İslamiyetin bünyesinde habis bir tümör olan Taliban rejiminin Afganistan’dan temizlenmesinin, Türkiye’nin çıkarları ve Orta Asya’daki uzun vadeli stratejisi bakımından hayırlı olacağı kanaatimi yenileyeyim. Umudum zavallı Afgan milletinin bu beladan asgari zararla kurtulmasıdır.. Netice ne olursa olsun, öyle görünüyor ki 11 Eylül 2001 saldırısından siyasi ve ekonomik bakımlardan en fazla yararlanacak olan Rusya, Özbekistan ve muhtemelen İran olacak. Rusya, bu fırsattan yararlanarak, kendisini Amerika ve Avrupa’ya yamamayı başardı. “Cici çocuk” oluverdi. Bugünkü Özbekistan hükümeti de havaalanlarını sadece insani yardımlara açacağını söylemekle beraber, bu yardımının sadece bunlarla kalmayacağı ve Özbekistan diktatörü Kerimov’un bu yardımı siyasi ve ekonomik “gelire” çevirmek isteyeceği muhakkak. Muhtemelen muhaliflerini de bu vesileyle bertaraf edecek. Ancak meşru muhalefet yapan ERK partisini ve lideri Muhammed Salih’i teröristler listesine geçirmek teşebbüsü, hamdolsun akim kaldı. Bizi asıl düşündürmesi ve kaygılandırması gereken hususlar, Rusya’nın Orta Asya’da jeostratejik durumunu bizim bölgedeki çıkarlarımız pahasına, arttırması ve aslında meşru bir bağımsızlık mücadelesi veren tüm Çeçenleri terörist ilan ettirmesi. Çeçenlerin terör olayları elbette ki tasvip edilemez ama meşru bağımsızlık mücadelelerini terör saymak ve Putin’e Çeçenleri tenkil etmesi için yeşil ışık yakmak büyük yanlış olur. Rusya gerçeği Bir şeyi bilmemiz gerek: Rusya, rejimi ne olursa olsun Türkiye’nin doğal hasmıdır. Kendi “emperyasını” yani hegemonyasını genişletmek, bu arada Akdeniz’e çıkmak, geleneksel, vazgeçilmez amacıdır. Bir şey gözümüzden kaçtı; Çin’in Ukrayna’dan satın aldığı Varyag uçak gemisi -veya tekne gövdesi- aslında Sovyetler Birliği’nin son döneminde, Kızıldonanma tarafından yaptırılmış ama inşaatı tamamlanamadan Ukrayna’ya miras kalmıştı. Sormak gerekiyor, acaba Sovyet hükumeti bu kocaman uçak gemisi ile ne yapmayı tasarlıyordu? Karadeniz’in mahdut alanı ve karadaki hava üslerinin müsait uçak menzillerine rağmen Karadeniz’de kullanmasına ihtiyaç olamazdı. Kızıldonanma herhalde bu gemiyi de Akdeniz’e çıkarmak isteyecekti. O zaman Montrö Andlaşması elvermediğine göre ne olacaktı? Ve Çin Varyag’ı alan Çin Boğazlarımızdan, bizim müsaademizle geçirecek. İnşaallah kazasız belasız geçer. Ama bu Rusya için de ilerde bir emsal ve yol olmaz mı? Bir de unutmayalım ki ABD, Çin’in böyle bir uçak gemisine sahip olmasını herhalde kendi çıkarları açısından pek istemez. Dahası bugünkü Çin rejiminin de Uygur Türklerini ezmekte olduğunu -hiç olmazsa- hatırlayalım. Daha uzun vadeli olarak bir paralel de Doğu Türkistan Sincan bölgesinde Çinliler bu fırsattan yararlanarak Müslüman-Türk Uygur kardeşlerimiz dünya kamuoyunda terörist olarak karalamak ve daha da ezmek isteyeceklerdir. Bu gibi ikilemler karşısında özellikle medyamızın dikkatli olması gerekiyor.. Teröre karşı oluşturulan koalisyondaki çatlaklardan, Hindistan’ın şu sıra Pakistan’a karşı olumsuz tavırlarından İsrail’in de şiddet hareketleri ile radikal dincilerin eline koz varmesinden ve Afganistan da Taliban rejimi tasfiye edilirse Kuzey İttifakı ile Pakistan arasında zuhur edecek sürtüşmelerden yarınki yazımda söz etmek istiyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT