BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aslı gibidir

Aslı gibidir

Biz ne kadar tepinip döğünsek de bu memlekette evliliklerin büyük bir kısmı görücü usulüyle oluyor. Okumuş yazmışlar bile gidip kızı babasından istiyor. Âdettir.



Biz ne kadar tepinip döğünsek de bu memlekette evliliklerin büyük bir kısmı görücü usulüyle oluyor. Okumuş yazmışlar bile gidip kızı babasından istiyor. Âdettir. Birisi (damat adayı) bir kıza talip olduğu zaman kız tarafı evet/hayır demeden önce karşı tarafı araştırır, soruşturur, huyunu suyunu öğrenmeye çalışır. Ama evrak istemez. Yani damat adayından; sabıka kaydı, ikametgah senedi, maaş bordrosu, iki adet kefil, imza sirküleri istenmez. Bizim için önemi şurada: Bizim resmî hayatımız fiili hayatımıza hiç benzemiyor. Bu evraklar bir insanı tanımak için kıl kadar bir işe yarasa insanlar özel hayatında da kullanır. Yaramıyor. Kaldı ki, herkese tek tek ,”Git sabıkan olmadığına dair evrak getir” demek yerine herkesi sabıkasız farzedip sabıkalıların listesini tutmak... İlk etapta beyanı esas alıp gerekli görülürse tahkik etmek daha makul değil mi? ..... Biz çağdaşlığı ne zannediyoruz? İmza, mühür, noter tasdiki, ikametgah senedi, nüfus cüzdanı sureti, vekaletname, altı adet fotoğrafla ömür tüketen adamların yani bizim çağdaşlığımızdan ne olur? Büyük depremden sonra Almanya’dan gelen ambulans uçakla gidecek hastadan nüfus cüzdanının aslı ya da suretini, ikametgah senedini isteyen kamu kurumu kimin yarasına merhem olur. ..... Batılılara özenip çevreci kesilmelerine kahroluyorum. Egzoz emisyon ölçümü yapılacak da çevre kirliliği önlenecek. Sistem yine aynı: Ölçüm olması şart değil. İmza, mühür, rüşvet ve pul. Pulu almazsa daha büyük rüşvet. Fenni muayenede de aynı. İmza, mühür, rüşvet. Muayene önemli değil, “Muayene edilmiştir” yazısının altına imza atılıp mühür basılması önemli. “Şereflidir” imza, mühür. “Şerefsizdir” imza, mühür. CESEDİN KAÇ LİRA EDER? Bizde de işler yavaş yavaş rayına oturuyor. Eskiden çok sık duyardık, şimdi azaldı. ... Bir çalışan patronuna çıkmış; -Sizi o kadar çok seviyorum ki, demiş; sizin için canımı veririm. Patron da sormuş: -Cesedin kaç lira eder? Şimdi bakıyorsunuz sıradan insanlar iş konuşmaya gelince, “Vatan için canımı bile veririm” diyor. İyi de onun can vermesi kimin ne işine yarıyor. Bırakın faydayı yük bile olabilir. Devir eski devir değil ki kılıçlara, kalkanlara göğsümüzü siper edelim. Canını vereceğine kendini işine ver. Eğer kamu hizmeti yapıyorsan yaptığın işin karşılığı nedir, ona bakacaksın. Bu işlerin hesabını yaparken piyasa değerini esas almak lâzım. Yaptığım işin piyasa değeri nedir? Bunu anlamanın en iyi yolu şudur: Burada işveren ben olsam... Bu işi yapacak adam arasam... Yüzlerce insan talip olsa, içinden birini seçmeye kalksam ne kadar ücret vererek bu işi yaptırabilirim?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT