BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şimdi de robotlar!

Şimdi de robotlar!

İki usta yönetmen Kubrick ve Spielberg’in yetenekleriyle harmanlanmış ‘Yapay Zekâ’, sevmeye programlı bir robot çocuğun çektiklerini anlatıyor.



Steven Spielberg, neredeyse bütün filmlerine mutlaka bir çocuk motifi yerleştirmeyi adet haline getirdi. Kendisi de çocuk ruhunu koruyan bir sanatçı olarak çocuklara yakın durması çok doğal. “E.T.” ve “Hook” gibi tamamen çocuklara yönelik filmlerinin yanı sıra “Indiana Jones” serileri “Güneş İmparatorluğu” gibi büyükleri ilgilendiren aksiyon filmlerinde de mutlaka bir çocuk karakter kullandı. Oscar’lı “Schindler’in Listesi” filminde bile bir Yahudi çocuğunu görüntülemeyi ihmal etmemiştir. Stanley Kubrick’in bitiremeden öldüğü “Yapay Zek┠projesinde de Spielberg, bir çocukla karşı karşıyadır. Robot da olsa bu çocuk filmin baş karakter oyuncusudur. Kubrick imzalı ama... Neticede jeneriğinde Kubrick’in adı geçse bile bu bir Spielberg filminin konusu kısaca şöyle: 21. yüzyılın ortalarında, sürekli eriyeceğinden bahsedilen kutuplardaki buzullar sonunda erimiş. İnsanoğlu da çeşitli açılardan kendisine yardım edecek robotlar (mecha) üretmekle meşguldür. Bu robotların üreticisi Cybertronics şirketinde çalışan Henry Swinton türünün ilk örneği David’i (Haley Joel Osment) elinden tutup eve getirir. David, sevmeye programlanmış olan ilk robot çocuktur. Evlatlığın gerektirdiği tüm sevgi ve bakımı kapsayarak, giderek çiftin çocukları haline gelmesine rağmen, bir takım beklenmedik olaylar David’in hayatını imkansız duruma sokar. Farklı dünyalar Hem insanlar hem de makineler tarafından kabul görmeyen David, tek silahı ve koruyucusu olan oyuncak ayısı ile birlikte “gerçekten” nereye ait olduğunu bulmak için bir yolculuğa çıkar ve robotlar ve makineler arasındaki çizginin hem korkutucu bir şekilde geniş, hem de son derece ince olduğu bir dünyanın kapılarını aralar. Bundan sonrasında en yakın dostu ve akıl hocası Joe (Jude Law) adlı bir başka robot ile yoluna devam eder. “Yapay Zek┠kesinlikle bir aksiyon filmi değil; tam tersine bir dram ve arayış öyküsü. Filmin teması, birçok soru etrafında dönüyor. Oyunculuk, set tasarımı ve görüntülerle birinci sınıf bir yapım... Banderas, Jolie ile iddialı Antonio Banderas ve Angelina Jolie’nin ilk defa birlikte oynadıkları “Günahkâr”ı, hayranları büyük bir keyifle izleyebilirler. Filmin senaryosunu ve yönetmenliğini Michael Cristofer üstlenmiş. Banderas Kuba’da yaşayan zengin kahve tüccarı Antonio Luis Vargas’ın hayatını oynuyor bu filmde. Aşktan yana hiç şansı olmayan Luis, iyi huylu, dürüst ve kendisine çocuk verebilecek bir hanımla evlenmek niyetindedir. Çevresinde bu talepleri karşılayabilecek kimse bulamayınca, mektuplaşma yöntemine başvurur. Kısmeti, Amerika’dan bir gelin adayıyla açılır. İşte bu düşünceler içinde Julia ile tanışır. Bu güzel kadın, Luis’in hayatını bir anda değiştirecektir. Ona aşık olur. Ama Julia mektuplarında bahsettiği gibi bir insan değildir. Gönderdiği fotoğraf bile sahtedir. Anlattığı hikâyeler asılsız çıkar. Bunun üzerine Luis bir özel dedektif tutarak Julia’nın geçmişini araştırmasını ister. “Günahkâr”ın uyarlandığı Cornell Wodrich imzalı roman daha önce Francois Truffaut tarafından “Evlenmekten Korkmuyorum” adıyla filme çekilmişti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT