BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kim çalışıyormuş?

Kim çalışıyormuş?

İki haftadır Beşiktaş'a övgüler yağdırılıyor, Fenerbahçe de yerin dibine sokuluyordu! Bir yanda Daum'un "çok iyi çalıştırdığı" ve "doksan dakika" durup dinlenmeden koşan bir takıma alkış tutuluyor, öte yanda Mustafa Denizli'nin "hiç çalıştırmadığı" ve "doksan dakikayı çıkaramayan" bir takıma yöneltilen şikayetler nerede ise hakaret çizgisini aşıyordu!



İki haftadır Beşiktaş'a övgüler yağdırılıyor, Fenerbahçe de yerin dibine sokuluyordu! Bir yanda Daum'un "çok iyi çalıştırdığı" ve "doksan dakika" durup dinlenmeden koşan bir takıma alkış tutuluyor, öte yanda Mustafa Denizli'nin "hiç çalıştırmadığı" ve "doksan dakikayı çıkaramayan" bir takıma yöneltilen şikayetler nerede ise hakaret çizgisini aşıyordu! Çarşamba gecesi, biri Almanya'da, Şampiyonlar Ligi'nde grubunda "puan kayıpsız lider olan" bir takımla oynadı, öteki de "tarafsız sahada" ligin alt sıralarında dolaşan bir takımı "kolay yenmek" ümidi ile sahaya çıktı! Sonuç ortada! Beşiktaş, "o, Daum'un çok iyi çalıştırdığı takım", nerede ise hezimete uğrayacaktı, tek farklı yenilgi ile ucuz kurtuldu! Fenerbahçe ise, hakemlerin "yanlış kararları" ve Johnson'un "çok aptalca gördüğü" kartların yanında, şanssızlığının da esiri olup, tek farkla mağlup oldu! "Kondisyonu göklere çıkarılan" Beşiktaş, son 30 dakikada perişan, "kondisyonu yerin dibine batırılan" Fenerbahçe ise "10 kişi kaldığı halde", Alman Ligi'nin "en çok koşan takımının önünde" 92 dakika başa baş mücadele edecek kadar "güçlü ve diri idi!" Bizde "yorumlar" sahada oynanan futbola ve maç dışındaki antrenmanlara göre değil, "kişisel sempati ve antipatilere", daha da ötesi "komplekslerin hakim olduğu ruh haletlerine" göre yapıldıkça, futbol takımlarımızın "bu şaşırtıcı görüntülerinin izahını yapmakta" daha uzun yıllar zorluk çekeceğiz! Hele hele "işi tamamen rakamlarla ifade edilen taktik ve tertiplerin gösterisine bağlayarak" futbolun "sporların en basiti olduğu" gerçeğini inkâr etmeye kalkışanların, Çarşamba gecesi ortaya çıkan tabloyu "izah etmek için" futbol terimlerine nasıl takla attırdıklarını görerek ya da arttıracaklarını tahmin ederek eğleniyorum! Fenerbahçe'ye yazık oldu! Beşiktaş ise "herhalde" hakem destekli uykudan uyanmıştır! Ya yorumcular? "Huylunun huyundan vazgeçeceğini" sanmıyorum! Bugüne kadar ne yaptılarsa, bundan sonra da onu yapmaya devam edecekler! Bizler de, yani "futbolu bilmeyenler" de, "onların futbolu ne kadar bildiklerini görerek" kahkahalarla gülmeye devam edeceğiz! Milletçe bu zor günlerimizde, hiç olmazsa bu işe yarıyorlar; teşekkürler! ÖZEL NOT: Bayer Leverkusen - Fenerbahçe maçını anlatan spiker arkadaştan ve ona maç anlattıran yetkililerden bir ricam var: Lütfen, ceza olarak "maçın kasetini 10 defa dinleyin", dinleyin de ekran başında maçı heyecanla izleyen yüz binlerce kişiye çektirilen işkencenin hiç olmazsa "ne menem şey olduğunu" biraz anlayın! Bir daha da yapmayın... Yorumcu için bir şey söylemek istemiyorum; zira o gece mikrofon başında maçı ve oynanan futbolu yorumlayan bir kişinin olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum!. ocaluluc@beko.net
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT