BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir babanın feryadı!

Bir babanın feryadı!

Sayın yöneticiler; Ben sayenizde işsiz kalan 30 bin esnaftan birisiyim. Hiç aynaya baktığınızda “Benim yüzümden işini kaybeden insanlar şu anda ne yiyip ne içiyor. Çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor? “ diye düşündüğünüz oldu mu?



Sayın yöneticiler; Ben sayenizde işsiz kalan 30 bin esnaftan birisiyim. Hiç aynaya baktığınızda “Benim yüzümden işini kaybeden insanlar şu anda ne yiyip ne içiyor. Çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor? “ diye düşündüğünüz oldu mu? Hiç sanmıyorum..Çünkü bir kez bile bu soruyu kendi kendinize sormuş olsaydınız herhalde şu an evinizde istirahat ediyor olurdunuz. Sizin kendi doğrularınız olabilir. Ama bizim de kendi gerçeklerimiz var. Sizin siyasal ideolojik fikirleriniz olabilir. Ama bizim de aç bir karnımız, evde ekmek bekleyen bir ailemiz var. Siz aşırı vatansever olabilirsiniz. Ama bizim de bu vatanı sevebilmek için insanca yaşamaya hakkımız var. Sizin uzun vadeli siyasal hedefleriniz olabilir. Ama bizim daha kısa hesaplarımız var. Siz “ölünceye kadar siyaset 2004’e kadar iktidar” diyebilirsiniz. Ama bizim bir gün daha dayanacak halimiz kalmadı. Geçen hafta kızım Tuğçe’nin doğum günüydü. 9 yaşına bastı. Ona bir doğum günü hediyesi bile alamadım.. Şimdi size soruyorum; siz evlat sevgisi nedir bilir misiniz? Ama yine de bir hissetmeyi deneyin. Sevgili yavrum kendisini hatırlamamı onu sevdiğimi göstermemi bekliyor. Ama ben babalık yapamıyorum. Kızımı sevindirmek için küçük bir hediye bile alamıyorum. Niye mi? Tahmin edin. Çünkü işsizim. Evet bu kadar basit. Peki niye işsizim? Bu sorunun cevabı da çok basit. Aynaya bakın yeter.. İşte benim gerçeğim. İşsizim ve param yok. Kızım benden bir hediye bekliyor. Kızına bir doğum günü hediyesi bile alamayan bir babayım ben. Bunun utancını yaşayan bir babayım. Kendi açlığımı unutabilir, toplum içine çıkmayabilir, arkadaşlarımla buluşmayabilirim. Haydi bunlara katlandım diyelim. Ama kızımın gözlerindeki o yalvaran bakışlara ne demeli? Kim verecek bunun hesabını... Kim? Bunun cevabı da belli. Tabii ki siz. Bunun hesabı nasıl verilir. Çok iyi biliyorsunuz. Lütfen bizi ve bu ülkeyi daha fazla sevmeyin. Lütfen bizi ve bu ülkeyi daha fazla kurtarmayın. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun. Lütfen bizi daha fazla düşünmeyin. Eğer bu ülkeyi seviyorsanız bize bir iyilik yapın ve bu işi bırakın. İnanın sizi ekranlarda görmemek bile bizim için bir ümit ışığı olacaktır. ¥ Mehmet Arif Taşgetiren (Müflis Tekstilci) Bir çamaşır makinesinden çektiklerim... 10/7/1999 tarihinde aldığım (....) markalı makinemin, yıkarken ses yağtığını fark ettim. Yetkili servisi çağırdım, 13/7/1999’da gelip sorunu çözdüler(!) Teknisyenlere makinenin geri alınmasını talep etmeme rağmen, onlar “hayır alamayız” dediler. “Fabrika hatası, biz onarırız” dediler. “Fabrika hatasını neden ben çekeyim” demem de kâr etmedi. “Nereye müracaat edersen et, geri alınmaz” dediler... 24/3/2000 tarihinde bu sefer kazan ağır dönmeye başladı. Yine teknik servis geldi! Kayış ayarını yaptılar ve ikazlarıma hiç aldırmadan yine gitiler. 27/3/2000’de aynı kazan dönmüyor ve yine teknik servis geliyor, vidası düşmüş! Makinayı açıyorlar, makinanın içindeki vidayı benden soruyorlar, üstelik gönderdikleri eleman acemi... 16/6/2000’de bu defa kurutmaya geçerken, rahatsız edecek şekilde sesler çıkarmaya başlıyor ve yine işbilmez teknik servis geliyor! Tam kontrol etmeden çekip gidiyorlar. Ben yine “alın makineyi” diye itiraz ediyorum beni yine dinlemiyorlar. Bir komşumu alıp Genel Müdürlüğe gittik, müdür komşunun tanıdığı çıktı. Durumu anlattık, “ tamam” dedi ve daha yetkili bir elemana gönderildik. Bilhassa müdürlükten bir yetkili de geldi, makineyi çalıştırdı, içini açmadan sorunu hemen anladı, “amortisörleri değiştirilecek” dedi. Ben yine itiraz ettim, makinenin geri alınmasını istedim; bir daha olursa değiştireceklerini söylediler... Aynı arıza yine tekrarlandı, 15/7/2000 tarihinde yine acemi elemanlar geldiler ve yine tam kontrol etmeden “normal” dediler, çekip gittiler... 2/10/2000’de kurutmaya geçerken içinden kazan kurtulmuş gibi daha acaip sesler geldi, müdürlüğü aradığımda benden ücret talep ettiler. Yine geri alınmasını istedim, onlar da her zamanki gibi “biz birşey yapamayız, garanti süresi dolduğu için alamayız” dediler. Ben bu markanın iyi olduğuna inanarak almıştım, ama yanıldım. Hani bir parola vardı, neydi o, hani söyle başlıyordu “İnsanların güvenini kaybetmektense... Yine de insaflı biri çıkar diye bekliyorum... ¥ Adnan Günaydın Başkalarına da fırsat verilmeli! Türkiye dünya enflasyon liginde, Sudan’dan sonra 2. sıradaymış. Türk Vergi Sistemi 102 defa değişime uğramış. Türkiye 2000 Guiness Rekorlar Kitabına, “para birimi en değersiz ülke” olarak girmiş. Bunlar gibi birçok rekora (!) sahip bir ülkede yaşıyoruz ve benim devlet büyüklerim olup bitenleri seyretmekle yetiniyorlar. Türkiye iflasa gidiyor, buna rağmen bazıları koltuklarına yapışmış duruyor. Bu milleti bu hale getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Beceremeyenler gitmeyi bilmeli, başkalarına fırsat verilmelidir. Eminim ki Türkiye’de ezici çoğunluk benim gibi düşünmektedir. ¥ Fatih Sarıkaya Hâlâ farkında değil misiniz? Sayın yöneticilerimizin dikkatine; Ben Erzurum Ticaret Meslek Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Yöneticilerimiz, ekonomik krizden dolayı bir sosyal patlama olmayacağını beyan ediyorlar. Esnaf kepenk kapatıyor, bakanlıkların kapısında çeşitli eylemler yapılıyor, bebekler neredeyse açlıktan ölecek; yöneticilerimiz hâlâ farkında değil... Eğer Türkiye Cumhuriyeti’ne faydalı birşeyler yapamayacaksanız, yönetimden elinizi çekmeniz daha doğru olmaz mı? ¥ H. Ç. - ERZURUM Bizim tayinlerimiz yapılmayacak mı? Milli Eğitim Bakanlığı’nın dikkatine; Bizler Fen-Edebiyat Fakültesi mezunları olarak yapılan sınava girdik, 80’in üzerinde puan aldık. Öğretmenlik tayini için başvuruda bulunduk. Eğitim Fakültelerinin tercih edildiğini biliyoruz. Peki bizim halimiz ne olacak? 30 bin öğretmen alınacağı söylendi, 25 bin öğretmenin tayininin yapıldığı belirtiliyor. Kalan 5 binlik açık için tayinler yapılmayacak mı? Bizimle ilgili olarak bir yetkilinin sesi çıkmayacak mı? Beklemekten, belirsizlikten bıktık. Bize yazık değil mi?... ¥ Fen Edebiyat mezunları Doğalgaza ne zaman kavuşacağız? İGDAŞ Genel Müdürlüğü’ne; Ben Bağcılar İnönü Mahallesi’nde oturuyorum. Yıllardır (5 yıldır) doğalgaz gelecek diye bekledik durduk; hatta bazılarımız binalarına ve dairelerine doğalgaz gelecek diye tesisatını çektirdi bile. Ne zaman Belediye’ye gitsek, “doğalgaz bu sene geliyor, bu sene sıra İnönü Mahallesi’nde” diyorlar. Acaba hangi sene, bunu merak ediyoruz. Şu an İnönü Mahallesinin dört tarafi da doğalgaz kullanıyor, ama biz ortada ada gibi kaldık, hâlâ doğalgaz bekliyoruz. Üstelik doğalgaz ana dağıtım borusu da yıllar önce mahallemizden geçtiği halde, biz bundan mahrum kalıyoruz... Biz daha kaç sene doğalgaz bekleyeceğiz? Etrafımızdaki semtler doğalgaz kullanırken, biz neden faydalanamıyoruz? ¥ Mehmet Candemir - İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT