BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her Müslüman şefaate kavuşacaktır

Her Müslüman şefaate kavuşacaktır

Şefaat ilgili hadis-i şerifler çoktur. Bazıları şöyledir: (Allahü teâlâ bana, “Ümmetinin üçte ikisini sorgusuz suâlsiz cennete koymamı mı istersin, yoksa şefaat izni mi istersin?” buyurdu. Ben de şefaat hakkı vermesini istedim. Şefaatim elbette bütün Müslümanlaradır.) [Taberânî]



Şefaat ilgili hadis-i şerifler çoktur. Bazıları şöyledir: (Allahü teâlâ bana, “Ümmetinin üçte ikisini sorgusuz suâlsiz cennete koymamı mı istersin, yoksa şefaat izni mi istersin?” buyurdu. Ben de şefaat hakkı vermesini istedim. Şefaatim elbette bütün Müslümanlaradır.) [Taberânî] (Kıyamette, Sırat’ta ümmetimi beklerim. Allahü teâlâ, “Dilediğini iste, istediklerine şefaat et, şefaatin kabul olunacak” buyurur. Rabbim bana, “İhlasla bir defa La ilahe illallah diyen ve imanla ölen herkesi Cennete koy” buyuruncaya kadar yerimden kalkmam.) [İ. Ahmed] (Ümmetimden geri kalan olur korkusu ile Cennette yerime oturmam. Allahü teâlâya, “Ya Rabbi ümmetim...” derim. Rabbim “Ümmetine ne yapmamı istiyorsun?” buyurur. Ben de, “Ya Rabbi onların hesaplarını çabuk gör, sıkıntıdan kurtulsunlar” derim. Cehennemliklerin listesi bana verilir. Onlara şefaat ederim.) [Beyhekî, Taberânî] (Kıyamette, en önce ben şefaat edeceğim.) [Müslim] (Büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.) [Nesâî] (Günahı çok olanlara şefaat edeceğim.) [Hatib] (Kıyamette, kum sayısından daha çok kimseye şefaat ederim.) [Taberânî] (Kıyamette zerre kadar imanı olan şefaatimle Cennete girecektir.) [Buharî] (Ehl-i beytimi sevenlere şefaat edeceğim.) [Hatib] (Eshabımı kötüleyenden başka, herkese şefaat edeceğim.) [Buharî] (Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip oldu.) [Buharî] (Sırf beni ziyaret için kabrime gelen, Allahın izniyle şefaatime kavuşur.) [Müslim] (Medine’de ölen [mümin]lere şefaat ederim.) [Tirmizî] (Medine’nin sıkıntılarına katlanana, şefaat ederim.) [Müslim] (Kıyamette, Âdem aleyhisselam bir milyar insana şefaat eder.) [Taberânî] (Kur’an-ı kerim, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır.) [Müslim] (Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne peygamber, ne melek, ne de başkası.) [Taberânî] (Kur’an-ı kerim, kıyamette yüzü ve ahlâkı güzel bir zat suretinde gelir. Kendisinden şefaat talep olunur ve şefaat eder. Kendisini musiki ile [gazel okur gibi ve oyun yerlerinde okuyanlardan ve para kazanmak için] okuyanlardan davacı olur. Bunlardan hakkını ister. Razı olduklarını alıp Cennete götürür.) [İ. Gazali] (Kıyamet günü önce enbiya, sonra ulema, sonra şüheda olanlar şefaat edecek.) [İbni Mace] (Kıyamet günü Allahü teâlâ, “Ey âlimler, siz benim indimde bazı melekler gibisiniz, şefaat edin, şefaatiniz kabul edilecektir” buyurur.) [Zehebi] (İmamlarınız şefaatçilerinizdir.) [Dare Kutni] (Yemin ederim ki, Osman 70 bin kişiye şefaat edip, cehenneme gitmekten kurtarır.) [İ. Asakir] (Kıyamette Allahü teâlâ, “Melekler, peygamberler ve salihler şefaatlerini yaptılar. Bundan sonra benim büyük rahmetim kaldı” buyurur.) [Buharî] Peygamber efendimiz, günahkârlara şefaat edeceğini bildirince, Hz. Ebüdderda, (İmanı olan hırsız ve zani de şefaate kavuşacak mı) diye suâl etti. (Evet, onlara da şefaat edeceğim) buyurdu. (Hatib)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT