BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Etnik-i Eterya”nın ilk silahlı teşebbüsü 1867 yılındadır. 1867, yani Girit meselesinin en civcivli günleri. Komita, 35 kişilik fedai grubunu Tuna’nın Romanya yakasından Osmanlı topraklarına aktardı. Bu fedailer, Eflak’taki komitacı kamplarında sıkı talim görmüşlerdi. Hepsi iyi nişancılardı ve hiç durmadan sekiz saat dağlarda yürüyecek güçte insanlardı.



Etnik-i Eterya”nın ilk silahlı teşebbüsü 1867 yılındadır. 1867, yani Girit meselesinin en civcivli günleri. Komita, 35 kişilik fedai grubunu Tuna’nın Romanya yakasından Osmanlı topraklarına aktardı. Bu fedailer, Eflak’taki komitacı kamplarında sıkı talim görmüşlerdi. Hepsi iyi nişancılardı ve hiç durmadan sekiz saat dağlarda yürüyecek güçte insanlardı. Bükreş merkezindeki pek hayalperest ve toy liderler, bu çete, Balkanlar’da göründü mü, Bulgarlar hemen ayaklanır sanmışlardı. Halbuki yıllardan beri ekilen tohumlar 1867’de henüz hiç filiz vermemiş bulunuyordu. Çete Bulgarlardan zerre kadar ilgi görmedi. Bulgarlar, “Gidin bre, bizi Osmanlı’dan koparıp Ruslara mı satacaksınız. 1829’u unutmadık” demişlerdi. 1829’da ne mi olmuştu. Osmanlı-Rus savaşında, Ruslar, Osmanlı topraklarında yaşayan Bulgarları, Rus nüfusunu kuvvetlendirmek için Rusya içlerine götürmüşlerdi. Ancak, zorla yerlerinden koparılan Bulgarlar, ilk fırsatta eski topraklarına Osmanlı yurduna dönmüşlerdi. 1867’de Osmanlı topraklarına geçen sözde istiklal, hürriyet kahramanları, bir iş yapmış görünmek için, bayırlarda davarlarını güden birkaç masum, savunmasız çobanı, bir iki günahsız Müslüman yavrusunu doğradılar ve sonra, çok büyük bir hızla geldikleri yere kaçtılar.” Aziz Paşa’dan bunları dinleyen Yusuf, duyduklarına inanamamıştı. Bulgarların, hâlâ isyan edeceklerine ihtimal vermiyordu. -Paşa bubam. Bulgarlar, bu bi avuç çapulcunun peşine takılmazlaa. Paşa, acı acı güldü: -Bulgarları kendilerine bıraksalar isyan etmek akıllarından geçmez, ama bırakmıyacaklar... Aziz Paşa, Kaymakamlık konağında, Kaymakam ve Necip Ağa ile birlikte son durumu değerlendirirken, Bulgar Komitacılığının bugünlere nasıl geldiği hakkında bilgi veriyordu: “Bulgarlar, çalışırken Osmanlı da boş durmuyordu. Devlet-i Aliyye tarafından geniş bir haber ağı kuruldu. Komiteler, nasıl papazları, daskalları (öğretmenleri) işlemişlerse, devlet de köy çorbacılarını, bazı papazları ve mücevher meraklısı Bulgar dilberlerini öylece işlemiş ve kendine bağlamıştı. 1867 ihtilal denemesinin başarısızlıkla neticelenmesi, komitacıların epey moralini bozmuştu. Başkan Yorgiyeff, arkadaşlarını topladı, onlara gerçekleri anlattı: -Ümitsizliğe düşmek yok. Bu iş başarılacak. Beşyüzyıl Osmanlı’nın idaresi altında yaşayan bir milleti beş ayda ayaklandırmak mümkün değildir. Ama on yılda değilse, elli yılda mutlaka Bulgar milleti uyanacaktır. Bizim siyasi dostlarımız, kısa bir müddet sonra Bulgar milletini Osmanlı’nın elinden koparıp alacak kudrettedirler. Ama Bulgar milleti, bugünkü uyuşukluk içinde kalırsa, o zaman da kimin tarafından Osmanlıdan koparılmışsa onun esiri olacaktır. Bizim davamız, müstakil bir Bulgarya kurmaktır. İstiklale kavuşamıyacağımızı anladığımız gün, uğraşmaktan derhal vazgeçmeliyiz. Çünkü Osmanlının reayası (vatandaşı) kalmak, Rus Çarına köle olmaktan çok çok daha iyidir. Nasıl? Fikrime itiraz erden var mı? ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT