BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Süleyman Demirel yaşıyor!

Süleyman Demirel yaşıyor!

Maşallah, 77 yaşında, pırıl pırıl zekasını, muhakeme kuvvetini ve zindeliğini muhafaza eden, “akıl yaşta değil baştadır” sözünü kanıtlayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, geçen akşam NTV Televizyonunun bir programında konuktu. “Türkiye Savaşın Neresinde?” sorusuna cevap arayan NTV mensuplarının çetin sorularına öyle tutarlı, mantıklı cevaplar verdi ki; teröre karşı başlatılan savaş ve Türkiye’nin bu savaşa niçin karıştığı hususunda tereddütleri olanların O’nu dinlemelerini isterdim.



Maşallah, 77 yaşında, pırıl pırıl zekasını, muhakeme kuvvetini ve zindeliğini muhafaza eden, “akıl yaşta değil baştadır” sözünü kanıtlayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, geçen akşam NTV Televizyonunun bir programında konuktu. “Türkiye Savaşın Neresinde?” sorusuna cevap arayan NTV mensuplarının çetin sorularına öyle tutarlı, mantıklı cevaplar verdi ki; teröre karşı başlatılan savaş ve Türkiye’nin bu savaşa niçin karıştığı hususunda tereddütleri olanların O’nu dinlemelerini isterdim. Kısacası, Dermirel, reel politikayı bilen bir devlet adamı olarak, tereddütlere mahal bırakmadan, “geçmiş geçmiştir, bugün de bugündür” diyor ve Türkiye’nin bu savaşın ön saflarında, aktif fakat “hesaplı” rol oynamasını kaçınılmaz görüyordu.. Bu konuda söylediklerinin değeri ve tutarlılığı bir tarafa, ben onun devlet adamı bilgeliği ile yaşı ne olursa olsun Türkiye’nin siyaset sahnesinden dışlanamayacağına -dışlanmaması gerektiğine- inanıyorum. Galiba eski hasımları bile ya açıkça ya da içlerinden bunu artık kabul ediyorlar. Ondan korkanlar hâlâ korkuyor, onu sevenler de hasretini çekiyorlar. Hatasız kul olmaz Demirel’in siyasetçi olarak, Başbakan olarak hataları olmamış mıdır? Hangi siyasetçi hatadan aridir ki? Fakat dostlarına vefası, hasımlarına bile müsamahası, müthiş hafızası ve bilgi birikimi ve bu birikimi analizlerinde kullanma kabiliyeti son programda gene belli oldu.. Ben de geçmişte Demirel’i çok eleştirmişimdir. Zaman zaman da haklı idim. Bugün de belki kendisi ile mutabık olmadığım hususlar olabilir. Ancak son tahlilde ve bugün, eski hatalarını -haddim olmayarak- “bagışlamak” ihtiyacını duyuyorum. Demirel geçmiş devlet adamlarından Atatürk’ten. Menderes’ten ve hatta İnönü’den çok şey öğrenmiş. Bunları hazmetmiş ve kendi nev’i şahsına münhasır, ayakları yere basan mantığı ile yoğurmuştur. Demirel’e pek “taraftar olmayan” Metin Toker bile, şimdi, “İsmet Paşa’dan Ecevit mi yoksa Süleyman bey mi daha çok şey kapmıştır?” sorusuna, “Ecevit cevabını vermek hiç kolay değildir” diye cevap veriyor. NTV programında ve ondan evvel başka bir programda Demirel’in bir olgunluğunu da, farketmemek mümkün değildi. Şimdiki yöneticilerı açıkça tenkid etmemeye itina gösterdi. Altı çizilecek çözümler Savaş konusundaki söylediklerinin hemen hepsi altları çizilecek mahiyette idi. Ama beni etkileyen iki gözlemi vardı. Bugün Afganistan’da Usame bin Ladin’in Taliban’ın elinde esir olmadığını, asıl Bin Ladin’in ve El Kaide örgütünün Taliban rejimini rehin tuttuğunu söyledi. Bunları biribirlerinden ayırmak imkanı olmadığına göre, toptan bertaraf etmek zorunlu idi... Afganistan’da çağdışı Taliban rejimi de ortadan kalkarsa yüce dinimiz bir tümörden kurtarılacaktı ve bu da Türkiye’nin kendi iç ve yakın çıkarlarına hizmet edecektir. Savaş uzun sürerse... Demirel, o zengin bilgi dağarcığından , İsa’nın doğuşunda 600 yıl önce yaşayan Çin strateji bilgesi Sun Tsu’ya ait özdeyişler’e atıflar yaptı. Bunlardan biri de; “Savaşlar boşuna uzatılır, savsaklanırsa, İttifaklar çözülür” idi. Gerçekten de, Afganistan’daki savaşın ve hatta teröre karşı kapsamlı çok boyutlu savaşın uzun sürdüğü ve süreceği anlaşıldıkça Batı Koalisyonundan çatlak sesler çıkmaya başlıyor. Özellikle Fransa’da Chirac ve Alman Schroder ilk günlerdeki kadar “heyecanlı” değiller ve muhtemelen Batı’nın bu savaştaki öncülüğünü İngiltere Başbakanı Tony Blair’e kaptırdıkları için rahatsızlar. Kamuoylarında hatta Amerikan kamuoyunda da tedirginlikler başladı. Terörün Antraks mikrobu vb biyolojik, kimyasal silahlarla sürdürülmesi tehditleri ittifakı ve kararlılığını güçlendirir mi, yoksa gevşetir mi pek belli değil! ...... NOT: Demirel’in konuk olduğu NTV programı çok faydalı idi. NTV Ankara Bürosunun başı Mithat Bereket ve Hikmet Bila iyi idiler ne var ki söyleşinin sık sık “reklam araları ile kesilmesi, NTV haberciliğine ve kamu yararı televizyonculuğuna yakışmadı. Arada verilen reklamlar belki daha etkili oluyor diye düşünülür ama bu tarz uygulama, Sayın Demirel’in önem ve konumuna fikir insicamına, seyredenlerin izleme zevkine sekte vurdu. Acaba reklamlar başta ve sonda verilse idi daha iyi olmaz mı idi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT