BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz okuttuk da ne oldu?

Biz okuttuk da ne oldu?

Milli Eğitim Bakanı’nın dikkatine, Geçen gün Milli Eğitim Bakanı ile ilgili bir habere gözüm ilişti. “Kızlarınızı mutlaka okutun” diyordu, Bostancıoğlu...



Milli Eğitim Bakanı’nın dikkatine, Geçen gün Milli Eğitim Bakanı ile ilgili bir habere gözüm ilişti. “Kızlarınızı mutlaka okutun” diyordu, Bostancıoğlu... Ben bir anneyim, 3 çocuğum var. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim; iyi bir eğitim almaları için saçımı süpürge yaptım. Büyük kızım Ankara Üniversitesi Dil Tarih Fakültesi’ne girdi. Onu okutmak için kapı kapı pazarlamacılık yaptım. Üvey babasının her türlü sıkıntısına göğüs gerdim, kurslara gönderdim. Kızım 3 yıl önce mezun oldu, çok iyi derecede bildiği İngilizce dahil, 5 dil biliyor. Yurtdışı bursunu kazandı, maddi imkansızlıklar yüzünden gidemedi. En son, ilave olarak Niğde Üniversitesi’nden formasyon dersi ve belgesini de aldı. Ama bütün bu gayretler, vasıflar “Doğu Dilleri” mezunu olan kızıma öğretmenlik hakkını dahi getirmedi. DMS’ye girmesi de bir fayda sağlamadı. Bu denli başarılı olan kızım 3 yıldır evde oturuyor. Okudukları ve bildiklerinin bir işe yaramadığını görünce, sinirleri bozuldu. Bu kadar öğretmen açığı varken, kızım ve onun gibi başarılı olan birçok genç kendi hallerine terkedildi... Şimdi söyleyin Sayın Bakan, ben kızımı onca zorluğa rağmen okuttum da ne oldu? Ben üzerime düşeni yaptım, sizler niye üzerinize düşeni yapmıyorsunuz? İsmi mahfuz bir anne Çalınan belgelerimizi istiyoruz Sayın Mesut Yılmaz’ın dikkatine; Ben Rizeli bir yöre araştırmacısıyım. 1990 yılından beri Rize’nin tarihi, folkloru, kültürü ve turizmi ile ilgili ciddi araştırmalar yaptım. Kendi imkanlarımla bu hususta 3 eser verdim. Yöremizle ilgili çalınan belgelerin geri alınması gerektiğini değişik zamanlarda yerel gazetelerde belirttim. Olumlu bir sonuç alamadım. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nde (93 Harbi) Ruslar Batum’u işgal ettiklerinde; Osmanlılar buraları tekrar alır korkusuyla, tüm arşiv belgelerimizi alıp götürdüler. Batum Sancağı Osmanlı Arşiv Kayıtları ve Rize’nin Şeriyye, Tapu, Nüfus Sicilleri bu kayıtlarda mevcuttur. Bu belgelerin şu anda Gürcistan’ın Tiflis Üniversitesi’nde olduğu belirtiliyor. Dönemin Kültür Bakanı İbrahim Tez, bu konuyla yakından ilgilendi. Bu belgelerin geri getirilmesi için birçok diplomatik çalışmalar yapıldı, ama bir sonuç alınamadı. Hiç olmazsa bu belgelerin fotokopileri temin edilse, yöremizin 400-500 yıllık tarihi ve atalarımızın soy kütükleri meydana çıkacaktır. Ayrıca, Ruslar 18 Nisan 1916’da Trabzon’u işgal ettiklerinde, buraya tarihçi ve arkeologlar göndererek, bazı araştırmalar yaptılar. Trabzon’da Yeni Cuma Camii’nin cephe kapısının iç tarafına gömülü saklı bir eşyayı aldılar. Sandıklar dolusu çeşitli islami eserler ve yazma eserler de alınıp götürüldü. Sayın Bakanım bütün bu belgelerin alınması için diplomatik çalışmalar başlatmanızı istiyorum... ¥ İhsan Topaloğlu - TRABZON Küçücük maaşımıza dokunmayın! Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Ben 75 yaşında olan bir Bağ-Kur emeklisiyim. 50 yılı aşkın zamandır devlete vergi veriyorum, 20 yıl Bağ-Kur’a prim ödedim, 1985 yılında emekli oldum. Şimdi maaşımızdan %10 kesiliyor. Soruyorum, “ne parası” diye, bilen yok.... Peki biz esnaflar; “Deprem Vergisi” dendi, ödedik; “Milli Eğitime Katkı” dediler, verdik; üstelik KDV’yi ödeyip dururken, hakettiğimiz emekli maaşımızdan ne vergisi kesiliyor? Efendim, “işimiz devam ediyor”, onun için imiş; peki aynı uygulama SSK emeklileri için neden geçerli olmuyor? Bunu bir türlü anlayamıyorum... Yeter artık! Esnaf olarak zaten bittik, bir de hakettiğimiz emekli maaşımızdan kesilir mi... Ayıp artık, bizler mahvolduk, hiç olmazsa aldığımız küçücük emekli maaşımıza dokunmayın!... ¥ A. Nihat Özkan - İZMİR
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT