BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Ercan bey, büyük bir endişe içinde karşısındaki koltuğa büzülmüş oturan Hüseyin’e baktı... Bu adamın şu anda şiddetle paraya ihtiyacı vardı. Ne iş verse yapacaktı mecburen. Kafasından Hüseyin’i toplu eroin taşımacılığında kullanmayı geçiriyordu!..



Hüseyin, biraz kafasını dinleyecek, sakin kafayla bundan sonra ne yapacağını düşünecekti. Bu civarda bir iş bulması mümkün değildi. Mecburen hemşehrilerinin yaşadığı Esenler’e, Atışalanı’na gidip iş aramalı halasının oğlu Mahmut’dan biraz borç para istemeliydi... Bu fikir aklına gelince bayağı rahatlamıştı. Yıllarca görmediği hemşehrilerini görüp hasret giderirdi hem. Hemen kalkıp harekete geçmeyi tasarlarken Abuzer korkusu şimşek gibi çaktı beyninde! Tabii ya Abuzer şimdi fellik fellik Esenler’de onu arıyor olmalıydı. Oraya gitmek düpedüz kendi ayağıyla kapana girmek demek olurdu... Yok yok gitmemeliydi Esenler’e. Önce buralarda iş aramalıydı. Şu yakın mıntıkada belki iş bulabilirdi. Birden aklına Ercan bey gelmişti. Elvan beyin kardeşi ev sahibi Ercan bey. Eve yerleşirken sana bir iş buluruz dememiş miydi? Kafasındaki tüm endişe bulutları dağıldı birden bire. Sevinçle ayağa kalktı. Günbay beyin oğlunun görmesinden endişesini sürdürerek Ercan beyin ofisine doğru yola koyuldu...  Ercan bey, büyük bir endişe içinde karşısındaki koltuğa büzülmüş oturan Hüseyin’e nasıl bir iş vereceğini düşünüyordu. Bu adamın şu anda şiddetle paraya ihtiyacı vardı. Ne iş verse yapacaktı mecburen. Kafasından Hüseyin’i toplu eroin taşımacılığında kullanmayı geçiriyordu. Acaba bu işin mahiyetini anlatsa mıydı? Eğer anlatmazsa büyük hatalar yapabilirdi. Eğer anlatırsa işi kabul edip etmeyeceğini bilmiyordu. Bu gibi durumlarda işe alacağı adamlarla kendisi muhatap olmazdı. Daima perde arkasında kalırdı Ercan bey. Abisi Elvan bey işin başındaken böyle bir hata yapmış yakayı ele vermişti. Alt kademedeki adamlara pek güven olmazdı. En iyisi bu işi Sabri beye havale etmekti. Sabri yüklü miktarda avans verir Hüseyin’i tavlardı. Zorda kalmıştı nasıl olsa. Kabul etmeyip de ne yapacaktı! Hüseyin’e bir çay ısmarladıktan sonra birkaç kilometre ilerdeki yazıhanede çalışmakta olan Sabri beye gönderdi. Ercan beyin kendisiyle bu denli yakından ilgilenmesi Hüseyin’in ona karşı büyük bir minnet duymasına neden olmuştu. Ellerine sarılmış öpmüştü Ercan beyin nazik ve bakımlı ellerini!..  Sabri bey Ercan beyden aldığı talimat gereği çok hoş karşılamıştı Hüseyin’i. Yemek vaktiydi. Kebap ve tatlı söyledi. Karnını doyurdu. Minnet duygularıyla kendini süzen adama işin mahiyetini anlatmaya başladığında Hüseyin’deki rahatlığın yerini sıkıntı ve endişe aldığını hayretle görmüştü. - Hüseyin sen en güvendiğim adamım olacaksın. Sana çok mühim görevler vereceğim. Sır tutmasını bileceksin. Ser verecek sır vermeyeceksin. Bu alemde sır verdiğin zaman kellen gider. Kendine güveniyor musun? Hüseyin kendisine teklif edilecek işin pek tekin bir iş olmadığını anlamıştı. O helal lokma peşindeydi. Evet şiddetle paraya ihtiyacı vardı ama. Bu yaştan sonra böyle belalı işlere bulaşmak istemiyordu. Birden Başkomiser Eşref beyin sözleri gelmişti hatırına. “Seni kullanmak isteyen şebekeler çıkabilir, sakın onlara alet olma!” - Bu ne işi beğim? diye sordu Sabri beye. Tecrübeli adam karşındaki kişiden emin olmadan işin mahiyetini açıklamak istemiyordu. Bu işler böyle uluorta herkese anlatılamazdı. Ancak tecrübe edilen, denenen insanlar bu işte çalıştırılırdı. - Bak Hüseyin bu işte tutuklanmak riski vardır. Gerçi bol para kazanırsın. Ama bir hata yaparsan hayatınla ödersin. - Beğim ben bir heç uğruna hayatımın en gözel yıllarını hapiste geçüdüm. Bundan soğna yoğurdu üflüyerek yiyom. Eğer bağa vereceğiniz iş helal iş değilse heç başlamayayım... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT