BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk-İş: Güven yok erken seçime gidin

Türk-İş: Güven yok erken seçime gidin

Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, siyasette yeniden güvenin sağlanması için Siyasi Partiler Yasası ile Seçim Yasası’nın değiştirilerek, erken genel seçime gidilmesini gerektiğini söyledi.



ANKARA - Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, siyasette yeniden güvenin sağlanması için Siyasi Partiler Yasası ile Seçim Yasası’nın değiştirilerek, erken genel seçime gidilmesini gerektiğini söyledi. Meral, ikramiye ve kıdem tazminatı hakkının kaldırılmasının da genel grev çağrısı anlamına geldiğini söyledi. Türk-İş Başkanı Meral, Başkanlar kurulu toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada siyaset kurumunun aşındığını, siyasi partiler yasası ve seçim yasası değiştirilerek erken genel seçime gidilmesi gerektiğini söyledi. Halka güvenin Türkiye ekonomisinin tarihinin en büyük krizini yaşadığını, IMF ve Dünya Bankası politikalarının çöktüğünü savunan Meral, 2002 yılı bütçesinin gerçekçi olmaktan uzak, işsizlik ve yoksulluk bütçesi olduğunu ileri sürdü. Sorunların aşılabilmesi için Türkiye’de demokratik kitle örgütleriyle görüşülerek, emekten yana ulusalcı bir ekonomik, toplumsal ve siyasal programın uygulanmasını isteyen Meral, IMF ve Dünya Bankası’ndan medet ummak yerine, halka güvenilmesi gerektiğini söyledi. Meral, ülkede siyaset kurumunun iyice aşındığını, siyasi partilere ve siyasilere güven duyulmadığını kaydederek, “Bu güvenin yeniden sağlanması için Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası değiştirilerek, erken seçime gidilmelidir” dedi. Genel grev çağrısı Kıdem tazminatı hakkı ile ikramiyelerin kaldırılmasınn gündemde bulunduğunu belirten Meral, “ bu çalışanlara genel grev çağrısı yapmak demektir “ dedi. Hükümetin, ülkenin en önemli sorunu olan işsizliğe çare bulma yerine, işyerlerini kapatarak, çalışanların haklarını kısarak veya ortadan kaldırarak işsizler ve yoksullar ordusuna yeni işsizler katmayı planladığını savunan Meral, şöyle konuştu: “Atatürk döneminde 3008 Sayılı İş Kanunu ile çalışanlara verilen kıdem tazminatı hakkı ile 1950’li yıllardan beri uygulanan ikramiyeleri kaldırmaya yönelik adımlar bunun en açık ifadeleridir. Bu temel haklarımıza el konulması demek, çalışanlara genel grev çağrısı yapmak demektir. Bu çağrıya hemen cevap vereceğimizi açıkça ifade etmek istiyorum. Bunun doğuracağı sorumluluk, çağrı yapanlara aittir. Batık bankalara, hortumculara, faizcilere kaynak bulan hükümetler, çalışanların kazanılmış haklarını ellerinden almaya kalkarsa, bunun bedelini çok ağır bir biçimde öderler. Bunun şakaya gelir yanı yoktur.” Bugün birçok Türk-İş üyesinin kıdem tazminatı kalkar endişesiyle “emekli olsam mı, olmasam mı?” ikilemi arasında bulunduğunu ifade eden Meral, Türk-İş ile hükümet arasında 22 Mayıs 2001 tarihinde imzalanan protokolde, istek dışı emeklilik uygulamasına başvurulmayacağına açıklıkla yer verildiğini hatırlattı. Meral, bundan ötürü çalışanların hemen emekliliğe müracaat etmelerine gerek bulunmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı müdahalede haklı Bayram Meral, bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in milletvekili maaşlarının arttırılmasına ilişkin Anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi isteğini hatırlatması üzerine, şöyle konuştu: “Sayın milletvekilleri az aylık alıyor, çok aylık alıyor. Bunun hesabını yapmadık. Çok hizmet verenler, çok aylık alsınlar. Fakat, burada daha önce 5 partinin vardığı kararın dışına çıkılmıştır. Oldu bittiye getirilmiştir. Bu, hem halkı rahatsız etmiştir, hem de bir grup milletvekilini rahatsız etmiştir. Cumhurbaşkanı da haklı olarak buna müdahale etmiştir. Bunu, halkın takdirine bırakmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu tavır doğrudur.” Meral, “Genel grev çağrısı yapıyorsunuz, genel grev yasaya aykırı değil mi?” şeklindeki soruya ise, “Kazanılmış haklarımızı elimizden almaya kalkarlarsa yapacağız. Yapacak başka şeyimiz yoktur” karşılığını verdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT