BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçimden niçin korkuyorsunuz?

Seçimden niçin korkuyorsunuz?

Referandumun sırası mı diyoruz? Sırası olmadığını cumhurbaşkanı da biliyor. Ama buna rağmen referandum yolunu açıyor. Tasarrufa titizlikle riayet eden biri olmasıyla tanınan Ahmet Necdet Sezer, bir halkoylamasının trilyonlara mal olacağını bilmiyor mu? Biliyor.



Referandumun sırası mı diyoruz? Sırası olmadığını cumhurbaşkanı da biliyor. Ama buna rağmen referandum yolunu açıyor. Tasarrufa titizlikle riayet eden biri olmasıyla tanınan Ahmet Necdet Sezer, bir halkoylamasının trilyonlara mal olacağını bilmiyor mu? Biliyor. Öyleyse neden bu karar? Muhakkak ki Çankaya’ya her gün yüzlerce mektup, elektronik mektup, faks, telefon gidiyor, bir çok vatandaş ziyaret ediyor veya etmek istiyordur. Onların hepsinin ortak şikâyeti kötü yönetim. Hiç bir iktidar partisi seçimlerde aldıkları oya sahip değil. Ne DSP. Ne MHP.. Ne ANAP ... Bırakınız seçimlerdeki sayıyı, yarısı bile yok. Halkın içine çıkamıyorlar. Bizzat kendi partilileri tarafından ağır biçimde suçlanmaktalar. Bu iktidar, Türkiye’ye ideolojik dayatmalar dışında bir şey veremedi. Artılar değil eksilerle yaşadık. Sık sık değişen enflasyon hedefleri, büyüme rakkamlarıyla ekonomik istikrar diye bir şey tutturulamadı. Enflasyonu yok etmek isteyenler Türkiye’yi ekonomik kriz batağına sapladılar. Savaştan bile korkulmaz oldu. Ülkemiz zaten 14 Kasım 2000’den beri savaşta. Onun için cumhurbaşkanı Sezer, milletvekilleri maaşlarını genelkurmay başkanının aldığıyla eşitleyen anayasa maddelerini referanduma havale etti. Referandum denilen halkın sandığa gidip ‘evet’ veya ‘hayır’ demesi. ‘Hayır’ diyeceği yüzde yüz. Bu netice bilindiği halde Sezer, o yola gittiyse sebep işte ondan. İktidarın desteği kaybetmesi... İktidarı yaşlanmış, meclisi güven tazelemeye muhtaç bir ülkenin cumhurbaşkanı o ülkenin hükümetini erken seçim kararı almaya zorluyor. İşin ilginç tarafı, köşkün bu tasarrufundan sonra iktidarın anayasanın bir kısım maddelerini değiştiren parlamenter sayısını bulmakta zorlanma ihtimalidir. DYP ve SP referandumu önleyecek iyileştirmelerde yer almayabilirler. Savaş ortasında bir de referandum krizi. Şimdi kanunlar kısmen imzalanıyor, imzalanmayan halka sevk ediliyor; kanunlar, Resmi Gazetede yayınlanmıyor. Hükümet ya hep ya hiç mantığı içinde. ‘Kanunlar’ bilardo topu gibi Köşk’le Başbakanlık arasında gidip geliyor. Halbuki koalisyon, itibarını ön plana alarak herkesten önce seçimi istemeliydi. Onu yapamıyorlar. Halktan kopuk olanlar halka gitmekten korkuyor. Sandıktan bozgun çıkacağını bildikleri için o cesaret yok. Nisan 2002’de yapılacak bir seçim Türkiye’nin hayrına olacaktır. Yeni yüzler lazım. Yüzü gülen ve yüz güldüren insanlara ihtiyacımız var.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT