BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terörün kökü

Terörün kökü

Kendimizi bildik bileli terör hep vardı.. Bundan sonra da hep olacak!.. Terörün kökünü kurutmak istiyorsanız temeline ineceksiniz, nereden kaynaklandığına bakacaksınız. Afganistan’ı yerle bir edebilirsiniz.. Bin Ladin’i yakalar, El Kaide örgütünü dağıtabilirsiniz, ama terörün ve terörizmin kaynağını yok edemezsiniz.



Kendimizi bildik bileli terör hep vardı.. Bundan sonra da hep olacak!.. Terörün kökünü kurutmak istiyorsanız temeline ineceksiniz, nereden kaynaklandığına bakacaksınız. Afganistan’ı yerle bir edebilirsiniz.. Bin Ladin’i yakalar, El Kaide örgütünü dağıtabilirsiniz, ama terörün ve terörizmin kaynağını yok edemezsiniz. Bilinen gerçek o ki, 50 küsur yıldır Filistin toprakları barış yüzü görmedi.. İsrail kurulduğundan beri Amerika ve Avrupa’nın desteğini arkasına alarak Filistin halkını ezmeye çalıştı.. Onlara yaşama, devlet olma hakkını vermedi.. Yalnız Filistinliler değil bütün Arap dünyası bu zulüm karşısında İsrail ve onun destekçisi Amerika’yı sorumlu tutuyorlardı.. Demek ki terörün kökü İsrail’in kuruluşuna ve Filistin’in kurulamayışına dayanıyordu.. Ancak terör Amerika’yı ve bir bakıma bütün dünyayı vurunca, Washington ve Londra’dan Filistin devletinin kurulması yönünde resmî sesler gelmeye başladı. Ve anlaşıldı ki terör bir elli yıllık İsrail zorbalığının, Filistin topraklarında nemâlandırdığı ve dünyaya ihraç ettiği bir felâket..  Peki Filistin kurulursa terör sona erer mi? Kısmen sona erer ama bu sefer Arapların kendi aralarındaki hesaplaşmalar su yüzüne çıkar.. Arap halkları Körfez’deki petrol gelirlerinin birkaç aile arasında paylaşılmasına şiddetle karşı.. Adil olmayan bu paylaşım, ezilmiş Arap insanını, özellikle de Arap aydınlarını isyan duygularıyla besleye gelmiş ve terörün meşru bir araç olarak görülmesine sebep olmuştur.. Bir tarafta su gibi para harcayan krallar, şeyhler ve emirler, öte yanda Sudan ve Somali’de açlıktan ölen çocuklar.. Arap vicdanı buna tahammül edememiş, isyan duyguları hâkim gelmişti.. Terör Filistin topraklarında kök salmışsa Basra Körfezi’nde de neşv-ü nemâ bulmuştur.. Hele yıllar yılı Körfez’deki petrolü kontrol altında tutan Amerika ve öteki Avrupa ülkelerinin bu haksız paylaşım karşısındaki vurdumduymaz tavırları, Oligark ve Monark aileleri kendi koruma şemsiyeleri altına almaları yalnız Arap halklarının değil, Üçüncü Dünya ülkelerinin de vicdanlarını sızlatmıştır.. Şimdi terörün neden ve nerelerden kaynaklandığı, nasıl beslendiği daha iyi anlaşılmıyor mu?..  Terör yalnız New York’taki kulelere, Washington’daki Pentagon’a çarpmadı, bütün dünyaya çarptı.. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi kalmayacağı, Ortadoğu haritasında ve siyasî rejimlerinde değişiklikler olacağı anlaşılıyor.. Haydi hayırlısı Önümüzdeki aylar ve yıllarda Suudi Arabistan’da partiler kurulur ve tek dereceli seçime gidilirse kimse şaşırmasın.. Ürdün ile Filistin devleti tek bayrak altında birleşirlerse yine şaşırmayın.. Çünkü Sudan’la Mısır’ın birleşmesi de gündemde olacak.. Körfez’deki Monarklar ve Oligarklar için İsviçre, Amerika ve İngiltere’de minik siteler yapılacak, koruma tedbirleri alınacak.. Kralların ve şeyhlerin Chase Manhattan Bank’ta biriken 1 trilyon dolarlık servetleri fakir İslam ülkelerine dağıtılacak; eğer Amerika buna engel olmazsa.. Haydi hayırlısı Bakalım mevlam neyler Neylerse güzel eyler..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT