BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Dünyada başa gelen çekiliyordu. Kaderden kaçılmıyordu ki... Karacabelen’e gelecek kaza İstanbul’a gelemez miydi? Ama tedbir almak gerektiğini söylemişlerdi. Güya Abuzer’in hışmından kurtulmak için tedbir almıştı...



Hüseyin’in gözleri nemlenmişti... Doğru mu yapmıştı, babasının yanına gitmemekle yanlış mı hâlâ anlıyamamıştı. Dünyada başa gelen çekiliyordu. Kaderden kaçılmıyordu ki... Karacabelen’e gelecek kaza İstanbul’a gelemez miydi? Ama tedbir almak gerektiğini söylemişlerdi. Güya Abuzer’in hışmından kurtulmak için tedbir almıştı... Hava gittikçe kararmaya başlamıştı. Hüseyin masaya çay getiren İlhan’a seslendi. - Bizim Mahmut geldi mi acaba İlhan? - Gelmiş olmalı istersen ben gedip bakıyım. - Yahu sana zahmet olacak İlhan ben zaten evi bilmiyom. - Ne demek Hüseyin ağam, eğer geldiyse ben kapar getiririm onu. - Hay Allah razı olsun senden... İlhan’ın bu işi Allah rızası için yapmadığını kendisi biliyordu. Dışarda Abuzer ağaya telefon edecek, Hüseyin’in adresinin kendisinde olduğunu bildirecekti. Şu anda onun adresini bir tek kendisi elde etmişti. Diğer Karacabelenliler sadece Hüseyin’i gördüğünü söyleyebilirdi. Ama biraz sonra Hüseyin buradan gidecekti. Kendisi Barış Sokağı ismini vermezse nereden bulurdu Abuzer koskoca İstanbul’da! İlk işi köşe başındaki kontürlü telefondan Karacabelen’i aramak oldu. Abuzer ağanın evini aradı... Telefona Musa çıkmıştı. - Musa emmi ben Isdanbul’dan gayfeci İlhan. - Ne var oğlum sen de mi Üseyin’i gördüğünü habar vereceğen? - Yok emmi ben habar vermiyeceem, sadece bende var onun adresi başga kimsede yok, onu bildüreceem.. - Tamam oğlum ver adresi o zaman. - Yok emmi siz Isdanbul’a geldüğünüz vakit verirüm. - Niye şimdi vermiyon? - Bahşiş istiyom ağadan bahşiş, hani bol para verecekti ya söz vermişti. - Tamam oğlum ağa sözünü dutar verür sen adresi ver! Musa’nın niyeti İlhan’dan adresi alıp Ağanın gözüne girmek, onun vadettiği yüklü bahşişi kapmaktı. Ama İlhan bu tuzağa düşmedi. Musa da ısrarla Abuzer’i telefona çağırıp İlhan’la görüştürmedi. İlhan son olarak: - Eğer Üseyin’i bulmak istiyosanız beni görmeniz gerek, demiş ve telefonu kapatmıştı...  İlhan kahvehaneden ayrıldıktan yarım saat sonra Mahmut’la birlikte gelmişti. Mahmut görmeyeli bayağı şişmanlamıştı. Halasının oğluyla hasretle kucaklaştılar. Mahmut içtikleri çayların parasını ödedikten sonra Hüseyin’i alıp eve götürmüştü. Bayağı tedirgindi Mahmut. Abuzer’in Hüseyin’i bulana ödül vereceğini biliyordu. Şu ana kadar çok sayıda Karacabelenli’nin Abuzer’i telefonla arayıp onun burada olduğunu bildirdiğini tahmin ediyordu. Kahvehanenin dışına çıkar çıkmaz Hüseyin’e ilk sorusu: - Adresini kimseye verdin mi? oldu. - Yok kimseye vermedim sadece Neşet Çavuşa Boğaz’da Barış Sokağında oturduğumu dedim... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT