BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Ercan bey defterinden insanlara merhamet etmeyi silmişti. Bu hayatta merhamete yer yoktu. İnsanlara acıdın mı, acınacak duruma düşüleceğine inanıyordu. Hele “beyaz” piyasası karmakarışıktı. Her an tehlikeyle, ölümle burun buruna yaşıyorlardı.



“Gözünün yaşına bakmayın!” Sabri bey Hüseyin’in eroin işine uygun olmadığını, muhafazakâr bir yapıya sahip olduğunu, haram para istemediğini ve işi kabul etmediğini Ercan beye anlatmıştı. Ercan bey Hüseyin üzerine bir sürü planlar kurmuştu. Onu hem taşıyıcı hem tetikçi olarak kullanmayı düşünmüştü. - Eroin taşıyacağını söyledin mi? diye sordu adamına. - Yok beyim söyler miyim hiç, sadece sır tutması gerektiğini, bazen polislerle başının derde girebileceğini, o zaman ser verip sır vermemesi gerektiğini söyledim.. - Ne dedi o zaman? - Kendisinin helal para peşinde olduğunu, haram para istemediğini söyledi.. - Vay ahmak vay, bu devirde ne enayiler var yahu! Bunlar ömür boyu sürünmeye ezilmeye mahkumdur. Tabii canım eve kira vermiyor, üç beş kuruş zeytin, peynir parası da kazanırsa geçinip gider hele bir ev kirası vermeye başlasın da gününü görsün. Hemen yarın gecekondudan çıkarıp atın o ahmağı!.. - Başüstüne beyim.. - Gözünün yaşına bakmayın! Birkaç kişi gönder zaten onun bir şeyi yoktur evdeki eşyalar bizim eski eşyalar nesi varsa kapının önüne koyun anlaşıldı mı? - Başüstüne beyim.. - Boğaz’da lüks semtte nasıl oturuluyormuş anlasın bakalım. Göreceksin gelip ayaklarıma kapanacak o zaman! - Doğrudur beyim, çok iyi yapıyorsunuz. - Yarın neticeyi bana bildirirsin! - Tamam beyim... Ercan bey defterinden insanlara merhamet etmeyi silmişti. Bu hayatta merhamete yer yoktu. İnsanlara acıdın mı, acınacak duruma düşüleceğine inanıyordu. Hele “beyaz” piyasası karmakarışıktı. Her an tehlikeyle, ölümle burun buruna yaşıyorlardı. Yaşamak için öldürmek gerekiyordu bu dünyada. Sendeledin mi mutlaka düşürüp, böcek gibi eziyorlardı rakipler. Hüseyin kendine güvenseydi, verdiği işi kabul edip sadakat gösterseydi. Maddi bütün problemleri ortadan kalkacak, son model arabalara binecekti. Kısa zamanda gecekondudan çıkacak Boğaz’da lüks daire sahibi olacaktı... Onlara göre ahmaklık etmişti Hüseyin, bu ahmaklığının cezasını çocuklarına çektirecekti! *** Yeni bir gün doğuyordu... Bu koca şehirde yaşayan milyonlarca insan değişik şekilde karşılıyordu her yeni günü. Kimisi lüks ve kuştüyü yatakarında güneşin ilk ışıklarını karşılarken, kimisi parkların ıslak çimenlerinde karşılıyordu. Bir tarafta bebeğine bir şişe süt bulamayan analar, diğer yanda gün aşırı süt banyosu yaparak tazeliğini ve cildinin güzelliğini muhafaza etmeye çalışan, parasının hesabını bilmeyenler... * DEVAMI YARIN Yazan: KEMAL ARKUN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT