BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hoparlör, her minareden sökülmeli

Hoparlör, her minareden sökülmeli

Diyanet İşleri Başkanlığı bir karar aldı. Tartışılan kararı şöyle nakledebiliriz. Birbirine yakın camilerden büyüklerde ezan hoparlörden okunacak küçüklerde ise müezzinler minareye çıkarak... Karar, bazı din adamlarıyla onların güdümündeki bir kısım kimseleri rahatsız etti. Ezanı yasaklama şeklinde anladılar ve anlattılar.



Diyanet İşleri Başkanlığı bir karar aldı. Tartışılan kararı şöyle nakledebiliriz. Birbirine yakın camilerden büyüklerde ezan hoparlörden okunacak küçüklerde ise müezzinler minareye çıkarak... Karar, bazı din adamlarıyla onların güdümündeki bir kısım kimseleri rahatsız etti. Ezanı yasaklama şeklinde anladılar ve anlattılar. Gerekçeleri de şu. Mü’minler ezanı nasıl duyacaklar? Mübalağaya tenezzül edilmemeli. Bir kere ortada ezan yasaklatma diye bir tasarruf yok. Hadise gayet basit ve yukarıda yazdığımızdan ibaret. Ezanı duyma meselesine gelince. İsteyen duyar. Boşuna mı demişler “namazda gözü olanın ezanda kulağı olur” diye. Üstelik fıkıh şartı, ezanı herkesin duyması değil, vaktin girmesidir. Hoparlörün, hatta minarenin olmadığı devirlerdeki Müslümanların namazları namaz olmadı mı? Cami büyük de olsa, mescid de olsa minareden herhangi bir alet kullanılmadan okunan ezandır. Hoparlörle, megafonla, boruyla... okumaksa bid’attir. Bid’at -burada- ibadette sonradan ortaya çıkartılan ve o ibadetin mahiyetini değiştirerek özünden uzaklaştıran tatbikattır. Hoparlörle ezan okuma, mikrofonla namaz kıldırma, Müslümanın ibadetine sonradan katılmış, dinde reform yapma günlerinden kalma ve sonradan sığ Müslümanların dört elle sarıldıkları caiz olmayan amellerdir. Hepsi de bid’attir. İş çığırından da çıkmıştır. Minarelerden bangır bangır etrafa yayılan elektronik ses, herkesi rahatsız etmektedir. Halbuki ezan, yüce bir hadisedir. Ehl-i îmânı namaza, diğerlerini îmâna herkesi tefekküre çağırır. Derinlikli insanlar onu böyle anlar ve huşu ile dinler. Hoparlörden yayılan ezan benzerleri kimde huşu uyandırmaktadır? Diğer taraftan başka bir sıkıntı da cami içlerinde yaşanıyor. Yarım saf cemaate mikrofon açılmakta. Davudi sesli imam efendinin hoparlör gümbürtüsüyle yaptığı kıraatle kubbe inip inip kalkmaktadır. Cemaate vaktinde yetişemeyenin vay halini. O sırada müezzinin kırk türlü teganniyle okudukları, namaz kılan mü’minleri sanki işkenceye maruz bırakmaktadır. Benzeri aynen mevlidlerde de yaşanıyor. Mevlid bir tarafta huzurla ifa edileceğine avaz avaz seslerle milletin namazı bozulup günah işlenmektedir. Diğer taraftan meselenin bir de israf tarafı var. Ne gariptir ki camilerde bile israf yaşanıyor. Hoparlörler israf, mikrofon israf onları çalıştıran anfiler israf. Aydınlatmada da israf var. İsrafa düşmemek için yeni yapılan camilerin mesela 5 yüz metre gibi bir aralıktan daha yakın olmaması gerekir. Diyanet cesaretli olmalı. İlimsiz cemaatle tembel personelden korkarak icraat yapılamaz. Gözünüzü kırpmadan büyük-küçük her caminin minaresinden hoparlörleri sökmelisiniz. Keza aynı hayırlı çalışmanızdan mihrap ve minberlerdeki mikrofonlar da nasibini almalı. Hoparlör, camilerde yalnızca vâz-u nasihat için kullanılabilir. Bunlarla namaz kılınamaz. Cuma cemaatinde imamın sesi ara münadilerle arka saflara ulaşabilir. Yeter artık din adına işlenen dine aykırı bu dejenere hal. Kimse merak etmesin ezan duyulur. Allah’a şükür, memleketimizde bereketli miktarda cami mevcut. Üstelik dediğimiz gibi bir beldede ezan okunmuş ve onu birkaç kişi işitmişse kâfi. Takvim ve saat imkânı olmayan mü’min bile havanın durumuna bakarak ‘zann-ı galib’iyle hareket der. Diyanet populist davranmasın. Geri adım atmasın. Yıllardır müezzinleri minareye çıkartamıyordu. Minare merdivenleri örümcek bağladı. Ezan okunmayan minare süs müdür? Halbuki müezzinler minareye çıkıp ezan okumak için maaş almaktalar. Aralarında hakiki ihlas sahibi, cemaate, bir şeyler öğretmek için kendini paralayanlar olduğu gibi bir kısım akademisyenler benzeri bazı imam ve müezzinler asli işlerini ikinci plana iterek ticaretle iştigal etmekteler. Böylelerine tabii ki minare merdivenlerini döne döne tırmanmak, bilmeyene Kur’an-ı kerîm öğretmek, kendini geliştirmek için okumak külfet gelecektir. Hoparlör ve mikrofon ibadetlerimizden kalkmalı mâbedlerimiz huzur, sükûn ve temizliğe kavuşmalı. Müezzin minareye çıkmalı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT