BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni filmler istiyorum

Yeni filmler istiyorum

TVkanallarında verilen haberlere göre biyolojik savaşa hazır olmadığını itiraf eden ABD Hükümeti, terör mücadelesinde Hollywood’la işbirliği yapmağa karar vermiş.



TVkanallarında verilen haberlere göre biyolojik savaşa hazır olmadığını itiraf eden ABD Hükümeti, terör mücadelesinde Hollywood’la işbirliği yapmağa karar vermiş. Yani, anlaşılan şu ki terörün şeytani oyunlarını bozmak için senarist muhayyelelerinin karanlık dehlizlerine yine şeytanın el feneriyle girilecek. Hem şaşırtıcı, hem de düşündürücü bir yöntem... Hatırlayacaksınız, 11 Eylül terörist saldırısının ilk günlerinde insanlar, TV kanallarında gördüklerine inanamamış, bir an, olup bitenlerin Amerikan aksiyon filmlerinden alınma sahneler olduğunu sanmışlardı. Gerçekle hayal akılları zorlayan bir biçimde iç içe girmişti yani. Çünkü Amerikan senaristleri artık şiddetsiz hayal kuramıyorlardı. Birçokları New York’ta yaşanan bu akıl almaz şiddetin kaynağı olarak şeytani bir zekayla hazırlanmış senaryolar üstüne kurulu Amerikan filmlerini göstermiş, bu da uzun tartışmalara konu olmuştu. Hollywood’lu film yapımcılarını suçlayanlar aslında büsbütün haksız değildi. İkiz kuleleri imha etme fikri bile (şu anda ismini hatırlayamadığım) bir Amerikan filminde işlenmişti. İmha’ya yönelik projeler, şiddet tohumları beyinlere yıllardır bizzat Amerikan sineması eliyle atılmaktaydı. Yalnız filmler mi? Ya gençlerde hep yok etme, binbir şekilde öldürme dürtüsü uyandırmaya yönelik bilgisayar oyunlarına ne demeli? Ülkemizde bile bunlara engel olmak için az mı mücadele edildi? Az mı tartışmalar yapıldı? Netice; hep o kahrolası reyting ve kazanç uğruna hep devam oldu. 21. yüzyıl bilgi çağı yerine korku ve dehşet çağına dönüştü. Güç elde etme tutkusuyla kendi kendini mahvetme cinnetleri geçiren insanlık, şimdilerde nerdeyse sıfır noktasına geldi. Kurtulmak için çırpınıyor; akla hayale gelmez çareler araştırıyor. Şeytani oyunlarını bozmak için senaristlerin şeytani zekaları yoluyla teröristlerin bilinçaltına inme düşüncesi de bu çabalardan biri. Bir sinemasever olarak Hollywood, Başkan Bush’un deyimiyle “iyilikle kötülüğün savaşı’nda (!) üstüne düşeni yapsın diyorum. Ama şiddet içeren, insanı çürümüş bataklıklarda tüketen hastalıklı filmler yaparak değil. Aslında insan’ın var olma mücadelesine giriştiği bu karanlık ortamda insani değerleri ortaya çıkararak, güç tutkusunun ve azgın egoların, özgürlük sanılan başıboşluğun dehlizlerinde sıkışıp kalmış, can çekişen ‘sevgi’ye soluk verecek yeni filmler yaparak... Artık sinema salonlarından, manada tükenmiş bomboş bir çuval gibi değil, güzel duygularla dolarak, insan olduğum için gurur duyarak çıkmak istiyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT