BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk Ailesi reissiz kaldı

Türk Ailesi reissiz kaldı

76 yıl sonra değişecek olan Medeni Kanun ile birlikte Türk erkeği evde “reis”liğini kaybedecek. Türk kadını, evlendiğinde kendi soyadını kullanabilecek.



ANKARA - Yeni Medeni Kanun Tasarısı’na göre evlilik birliğinin yönetiminde kadın ve erkek eşit söz hakkına sahip olacaklar; kadın isterse eşinin soyadının yanı sıra kendi soyadını da kullanabilecek; eşler mal ve iş seçiminde serbest olacak. Daha önce erkeklerde 17, kadınlarda 15 olan evlilik yaşı ise her iki taraf için de 17 yaşını doldurma, 18’den gün alma olarak değiştiriliyor. Yeni tasarıyla cinsiyet değiştirmekte zorlaşıyor. TBMM Başkanlığı’na 2 yıl önce gönderilen 1030 maddelik tasarı, yaklaşık 5 ay süren komisyon maratonunun ardından bugün Genel Kurul’da görüşülmeye başlanacak. “Başlangıç”, “Kişiler Hukuku”, “Aile Hukuku”, “Miras Hukuku” ve “Eşya Hukuku” başlıklarını taşıyan dört kitaptan oluşan tasarı, temel kanun olarak 10 bölüm halinde görüşülecek. Kadın ve erkeğin her alanda eşitliği ilkesine dayanan tasarının dili, Anayasa ve günümüz Türkçesine uygun hale getirildi. Tasarı, toplumun temeli sayılan ailenin yaşamında köklü değişiklikler getiren düzenlemeler içeriyor: Kadın ve erkeğe eşit söz hakkı Sadece erkeğin bulunduğu yerde yapılan evlenme işlemi, kadının bulunduğu yerde de gerçekleştirilebilecek. Evlilik birliğinin yönetiminde kadın ve erkek eşit söz hakkına sahip olacak. Eşler, evlilik birliğini temsil etme yetkisine sahip olacaklar. Eşler, birliğin temsil yetkisini kullandıkları hallerde, üçüncü kişilere karşı da müteselsilen sorumlu sayılacaklar. Kadının evlilik birliğini temsil yetkisini kötüye kullanması halinde, kocanın bu yetkiyi kaldırmasına ilişkin hüküm de değiştiriliyor. Buna göre, eşlerden her birinin temsil yetkisini aşması veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalması halinde, temsil yetkisinin sınırlandırılması veya kaldırılması konusunda hakim karar verecek. Eşler, oturacakları evi birlikte seçme hakkına sahip olacaklar. Kocanın, kadın ve çocukların bakımından sorumlu olduğu ilkesi kaldırılarak, yerine eşit mali sorumluluk getiriliyor. Evin giderlerine katılmada eşlerin mali güçleri, emek ve mal varlıkları esas alınacak. Eşlerden her biri meslek ve iş seçiminde serbest olacak. Ancak bu seçimde diğer eşin ve aile birliğinin huzuru ve yararı gözönünde bulundurulacak. Kadının kocası lehine borç altına girmesine ilişkin işlemleri hakimin iznine tabi tutan hüküm kaldırılıyor. Eşler, mali sorumluluğu birlikte taşıyacak. Eşlerden her biri, kendi borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı bütün malvarlığıyla sorumlu olacak. Evlenen kadın, kocasının soyadının yanı sıra isterse kızlık soyadını da kullanabilecek. Kadın; boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu belirtir ve bunun kocaya bir zarar veremeyeceği kanıtlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verebilecek. Evlenme yaşı 18 oluyor Tasarıyla getirilen düzenlemeyle evlenme yaşında kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik gideriliyor. Daha önce erkek için 17, kadın için 15 olan evlenme yaşı, her ikisi için de 17 yaşın doldurulması, 18 yaşından gün alma şartına bağlanıyor. Olağandışı durumlarda ise kadın-erkek arasındaki fark kaldırılarak 16 yaşını doldurma, 17 yaşından gün alma olarak değiştiriliyor. Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemeyecekler. Tasarı aynen yasalaştığında, her isteyen cinsiyetini değiştiremeyecek. Cinsiyetini değiştirmek isteyen kişi, bu değişikliğe gitmeden önce mahkemeye başvuracak. Cinsiyet değiştirmek için 18 yaşını bitirmek, bekar olmak, sağlık kurulu raporu almak, transseksüel yapıda olmak, üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olmak ve hakimin izin vermesi şartları aranacak. Boşanma davasına gizli oturum Boşanma sebepleri arasında “onur kırıcı davranışlar”da sayılıyor. Boşanma sebepleri arasında yer alan “terköte süre” 3 aydan 6 aya çıkarılıyor. Buna göre, halen 3 ay sonunda ihtar çekme zorunluluğu kaldırılıyor. Bunun yerine 6 ay sonunda uyarıya gerek kalmaksızın boşanma davası açma imkanı getiriliyor. Boşanma davalarında, taraflardan birinin istemesi halinde hakime, davanın gizli olarak sürmesine karar verme yetkisi tanınıyor. Boşanma halinde eşlerin aile konutu ve ev eşyasını kimin kullanacağı konusunda anlaşamamaları halinde, nihai karar hakime bırakılıyor. Miras hukukunda saklı oranlar azaltılarak, miras bırakanın mallarındaki tasarruf özgürlüğü genişletiliyor. Sağ kalan eşin miras payı da yükseltiliyor. Evlilik dışı çocuklara da evlilik içi çocuklarınkine eşit haklar getiriliyor. Buna göre, evlilik dışı çocuklar da evlilik içi çocuklar gibi mirasta eşit hakka sahip olacaklar. Evlatlıkla evlenmek kesin olarak yasaklanıyor. Daha önce evlatlıkla evlenmek yasak olmasına rağmen, evlenme gerçekleşmişse buna izin veriliyordu. Çocuğu olan da evlat edinebilecek Evlat edinmede de yeni kurallar getiriliyor. Evlat edinmede çocuksuz olma veya alt soyun olmaması şartı aranmayacak. Evlat edinme yaşı 35’den 30’a indirildi. Çocuğu olanlar da diğer şartlar uygunsa evlat edinebilecek. Evlat edinmede 2 yıllık bir deneme süresi öngörülüyor. Böylece bir küçüğü evlat edinmek isteyen kişinin 2 yıl süreyle ona bakıp eğitmesi şartı aranarak gelişigüzel evlat edinme önlenecek ve küçükler korunacak. Daha önce erkeğe tanınan vesayet hakkı, kadına da tanınıyor. Ancak vesayet süresi 4 yıldan 2 yıla indiriliyor. Mallar eşit paylaşılacak Tasarı, eşler arasında sorunlara neden olan “mal ayrılığı rejimi” yerine, “edinilmiş mallara katılma” rejimini yasal mal rejimi olarak kabul ediyor. Evlilik birliğinin boşanma, ölüm veya diğer sebeplerle sona ermesi halinde, “edinilmiş mallara katılma” yasal mal rejimi olarak kabul edilmesine karşılık eşler, istedikleri takdirde “mal ayrılığı”, “paylaşmalı mal ayrılığı” ve “mal ortaklığı” rejimlerinden birini, mal rejimi sözleşmesi yaparak seçebilecekler. Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik süresince edinilen mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsayacak. “Her eşin bu mal rejimi süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı, edinilmiş mal” olarak değerlendirilecek. Çalışmasının karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerince yapılan ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ile edinilmiş malların yerine geçen değerler, eşlerin evlilikte edindikleri mallar kabul edilecek. Eşlerden yalnız birinin kullanımına yarayan eşyalar, mal rejimi başlangıcında eşlerden birine ait olan mal varlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ile kişisel mal yerine geçen değerler ise “kişisel mal” sayılacak. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını sözleşmede belirtebilecekler. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erecek. Her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olacak, alacaklar takas edilebilecek. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma durumlarında, hakim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT