BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DEVLET EFENDİMİZ

DEVLET EFENDİMİZ

Devlet” mefhumu niye bizde bu kadar çok prim yapıyor? Gerçi son zamanlarda bazı parti başkanları, “Devlet kutsal mutsal değildir, nihayetinde bir hizmet organizasyonudur” diyor ama bu, devletin “Velinimetimiz, efendimiz, ekmek verenimiz, kollayanımız, koruyanımız” konumunu değiştirmiyor.



Devlet” mefhumu niye bizde bu kadar çok prim yapıyor? Gerçi son zamanlarda bazı parti başkanları, “Devlet kutsal mutsal değildir, nihayetinde bir hizmet organizasyonudur” diyor ama bu, devletin “Velinimetimiz, efendimiz, ekmek verenimiz, kollayanımız, koruyanımız” konumunu değiştirmiyor. Devletimiz hâlâ affediyor. Bazılarının kulağını çekiyor. Eğriyi doğruyu en iyi o biliyor. Emniyet müdürü gençlerimizi sapık ideolojilerden korumayı vadediyor. Bir başka bürokratımız dinimizi tarif ediyor. Bazan da bazı siyasiler, “Tamam, biz seçilmeden önce öyle demiştik ama şimdi gördük ki devlet öyle demiyor” diyor. Bakanların, Başbakanın, Cumhurbaşkanının üstünde bir devlet var. Bunu net olarak bilemesek de hissediyoruz. Devlet seçimle de gelip gitmiyor. Siyasiler seçiliyor, devlet hep yerinde kalıyor. Biliyoruz ki devletimiz her dediğini yapacak güçte. Devlet politikası deyince akan sular duruyor. Peki akan suları durduran devletimiz niye bir tamimle vatandaşının (Kölelerinin) derdine derman olmuyor. İç borç, enflasyon, memur maaşı, sağlık hizmeti, eğitim hizmeti vs. Efendim onlar hükümetlerin işi. Devletimiz izin verirse anayasa tadil edilebiliyor. Bir özel mülk gibi... Patron onay verirse şirkret yönetmeliği değişir. Ama şirketiniz halka açılırsa keyfinize göre düzenleme yapamazsınız. Bazı şeyleri önceden SPK’ya bildirmeniz lâzım. Herhalde AB’ye üyelik de böyle birşey oluyor. Devletin halka açılması .. Kâğıtlarımız tahtaya çıkınca emir ferman devri bitecek. Sonra tekrar konuşacağız. ZEKANIZI ÖLÇÜN Prof. Dr. Aytaç Açıkalın Eğitim-Bilim Dergisi’nde test sorusu yayınlamış.. “Zekanızı ölçmenize yardımcı olabileceğini düşündüm” diyor. Ona da meslektaşı Kargılı vermiş. Buyurun, ölçün bakalım: Üç arkadaş geç vakit otele ulaştıklarında sadece üç yataklı bir tek boş oda vardı. Mecburen üçü bu odayı paylaşmak zorundaydılar. Resepsiyondaki genç adama odanın fiyatını sordular. 30 milyon cevabını alınca, herbiri cebinden onar milyon çıkarıp 30 milyon ödeyerek odalarına çıktılar. Bir süre sonra resepsiyondaki görevli genç hata yaptığını farketti. Üç yataklı odanın gecelik fiyatı 25 milyon lira iken 30 milyon lira almıştı. Hemen kat görevlisine 5 milyon verip bunu üç kişiye vermesini söyledi. Kat görevlisi 5 milyonu üç kişiye eşit olarak paylaştıramayınca 5 milyonun 2’sini bir yardım derneğine verdi, üç milyonu da odadakilere birer milyon vererek paylaştırdı. Bu durumda üç arkadaştan herbiri oda için 9’ar milyon vermiş oldular. O zaman 9x3=27 milyon TL ediyor. İki de yardım derneğine, etti 29... Bir milyon nerede? Kargılı bu problemi çözmek için iki dakikadan fazla zaman harcayanların zeka düzeyi olarak geri grupta olacağını söylemiş. ..... Açıkalın, bu şakasının yanında ciddi şeyler de söylüyor... Özeti şöyle: Yüzyıldan beri çatışan iki görüş şudur: 1-Zeka ferdin doğuştan getirdiği bir kabiliyettir. 2-Zeka çevresel şartlarda beynin gelişmesi sonucu ortaya çıkar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99326
    % -0.51
  • 5.564
    % -3.14
  • 6.3027
    % -2.78
  • 7.3659
    % -2.88
  • 236.892
    % -2.65
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT