BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toplanmak

Toplanmak

Geçen gün toplamaktan bahsetmiştik. Çok basit gibi görünen bu konu aslında alabildiğine derin bir mesele. Her gün yaşadığımız ortamların detaylarını pek fark edemeyiz. Yıllardır içinde yaşadığımız bir evi görmekten çok biliriz artık. Masa nasıl olsa olması gerektiği yerdedir diye düşünürüz bilinçaltında. Masa hakikaten de oradadır. Ama acaba daha ne kadar orada olması gerekir?



Geçen gün toplamaktan bahsetmiştik. Çok basit gibi görünen bu konu aslında alabildiğine derin bir mesele. Her gün yaşadığımız ortamların detaylarını pek fark edemeyiz. Yıllardır içinde yaşadığımız bir evi görmekten çok biliriz artık. Masa nasıl olsa olması gerektiği yerdedir diye düşünürüz bilinçaltında. Masa hakikaten de oradadır. Ama acaba daha ne kadar orada olması gerekir? Dürüst olursak eğer, evlerimizde artık işimize yaramayan ve yaramayacak ne kadar çok kıvır zıvır biriktirdiğimizi görürüz. Ne zaman alındığı ve hangi elektrikli ev aletinde işe yaradığı çoktan unutulmuş adaptörler, uzatma kabloları, eski tokalar, kilo alındığı için artık giyilemeyen elbiseler, son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar, sırf şişesi hoş diye içindeki bayatlamış kokuya rağmen atılamayan parfümler... Bu listeyi sayfalarca uzatmak mümkün. Hepimizin evinde bu tip fazlalık vardır. Onlara alışmış olduğumuz için ayırt edemeyiz. Ama bu dağınıklıklar birikmeye devam eder. Ve biriktikçe olumsuzluk yayarlar etraflarına. Eskiden kurtulamadığımız için yeniye yer açamayız hayatımızda. Hani bir söz vardır, ‘eskisi olmayanın yenisi hiç olmaz’ diye; bu söze bütün kalbimle itiraz ediyorum. Sahip olduklarımızın kıymetini bilmek ve temiz kullanmak başka, onlara ömür boyunca esir olmak başka diye düşünüyorum. Evlerimizi sadece kullandığımız ve kullanmaktan hoşlandığımız eşyalarımızla süslersek, devamlı havalandırır, içeriye oksijen girmesini sağlarsak hem bedenen hem de ruhen çok daha sağlıklı oluruz. Temizlik ise hiç aksatılmaması gereken bir konu. Ev temizliği, beden temizliği, vicdan temizliği... Bütün bu kalemleri topladığınızda ortaya çıkan ferahlık, özlediğimiz temizliğin ta kendisidir. Dağınık çekmeceler, tıka basa doldurulmuş yüklükler, kimbilir hangi yıldan kalma modası geçmiş elbiseler, on yıl öncesine ait banka hesap cüzdanları, kötü anıları hatırlatan fotoğraflar; bunlar ve benzerleri sizin üzerinizde yüktür. Her gün farkına varmadan bu yükleri taşırsınız. Kırılmış ve tamir edilmeyi bekleyen biblolar, çerçeveler hep sizden enerji çalarlar. Onları ya hemen tamir etmelisiniz ya da bir şekilde kurtulmalısınız. Çocuğunuzun küçükken oynadığı oyuncakları saklamak duygusallık falan değildir. Olsa olsa güzel olan geçmişe karşılık ne getireceği belli olmayan gelecekten duyulan korkudur. Unutmayalım, korktuklarımız başımıza gelir. Onun için korkmak yerine göğüslemek çok daha doğru bir davranıştır. Biriktire biriktire toz yuvası haline getirdiğimiz bütün o fazlalıklardan kurtulmayı göze almalıyız. Evinizdeki bütün eşyaları şöyle bir gözden geçirin isterseniz. Hangisini, ne zamandan beri kullanmadığınızı hatırlamaya çalışın. Hatırlayamıyorsanız ya da çok eski bir tarihse aklınıza gelen, öyleyse hemen onları ihtiyacı olan birilerine verin. Böylece hem onları sevindirmiş olursunuz hem de ferahlarsınız. Eski evler vardır, karanlık ve kasvetli. Eski eski kokarlar. Bunun sebebi geçmişten ve ona ait eşyalardan kurtulamamaktır. Hayatınızı böyle bir tabloya çevirmeyin. Kendinizi sevin ve değer verin çünkü ikinci bir şansınız olmayacak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT