BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oyun içinde oyunlar

Oyun içinde oyunlar

ABD liderliğinde İngiltere yardakçılığında ve çok sayıda ülkenin desteğinde “Terörle mücadele” (özgürlük) gibi sahte maskelerle gizlenen “oyun içinde oyun” oynanmaktadır. Bu oyunun ilk perdesi Afganistan’dır. Tabii sahnede daha birçok aktör vardır. Batılılar dışında, Rusya’dan Çin’e, Pakistan’dan Özbekistan’a kadar çok sayıda ülke ABD’nin yanında yer alıp, sözde Laden ve Taliban’a, aslında Afganistan’a savaş açmıştır.



ABD liderliğinde İngiltere yardakçılığında ve çok sayıda ülkenin desteğinde “Terörle mücadele” (özgürlük) gibi sahte maskelerle gizlenen “oyun içinde oyun” oynanmaktadır. Bu oyunun ilk perdesi Afganistan’dır. Tabii sahnede daha birçok aktör vardır. Batılılar dışında, Rusya’dan Çin’e, Pakistan’dan Özbekistan’a kadar çok sayıda ülke ABD’nin yanında yer alıp, sözde Laden ve Taliban’a, aslında Afganistan’a savaş açmıştır. Ancak, bütün bu ülkelerin kendi menfaatlerine göre farklı hedefleri ve stratejileri var. Mesela Rusya bu oyunu bahane ederek Çeçenistan’da zulmünü son derece artırmıştır. Çin de Doğu Türkistan’daki soykırımı tahammül edilemeyen ölçülere çıkarmıştır. Bunun adı vahşet Batı medeniyetine göre, tarihte güçlünün zayıfı öldürmesi “zafer” fakat zayıfın güçlüyü öldürmesi “vahşet” olarak görülmüştür. 11 Eylül günü İkiz kulelerdekini “vahşet” kabul edenler; ABD’nin Afganistan’daki binlerce masum insanı öldürmesini vahşetin üzerinde bir “zulüm” kabul etsinler. Ve bu zulüm bir “özür”le telafi edilecek değildir. Bir an önce durdurulmalıdır. İkiz kulelerdeki 5-7 bin kişinin katledilmesi tasvip edilemez. Ama Afganistan’da şehirlerin bombalanması, insanlık ve ahlâk dışı bir davranıştır. Aralarında fark yoktur. Hatta ABD’nin yaptığı daha gayri insanidir. Afganlı masum insanları “av” ABD füzelerinin atarları ise “avcı” durumundadır. Tarih imha ediliyor Hıristiyan Batı ve Siyonizm emperyalizminin değişmeyen taktiği İslam ve Türk eserlerini insafsızca imha etmektir. Balkanlar, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Avrupa’da Osmanlı eserlerinin yüzde 99’u imha edilmiştir. Kalanlar ise yüzde 1 değildir. Onlar da çürümeye terk edilmiştir. Geçmişte İngilizlerin şimdi de ABD’nin bir nevi uydusu olan S. Arabistan yalnız Arabistan’da değil, Bosna-Hersek ve Kosova’da Osmanlıdan intikam alırcasına tamir ve restorasyon maskesi altında tarihi eserleri yok etmektedir. Suudi (Vehhabi)lerin Osmanlı kiniyle Kosova, Bosna ve Balkanlar’da Osmanlı eserlerinin tahribatı Türkiye Mimarlar Odası Genel Merkezince Antalya’da aylarca önce gerçekleştirilen sonuç bildirgesinde kınanmıştır. Kosova’da şoven Sırp saldırıları sonucunda tahrip olan Osmanlı dönemi kültürel misarısın “sözde onarım işlerini üstlenen” Suudi restorasyon ekiplerinin, hasar görmüş tarihi binaları yeniden kazanmak yerine tümüyle yıktıkları ifade edilen bildirgede, yerlerine Arap mimarisinde yeni yapıların inşa edildiği belirtildi. Bildirgede şöyle denildi: “Suudilerin bu kültür katliamları o düzeye gelmiştir ki, putperestlik kabul ettikleri eski Osmanlı mezar taşlarını bile sökerek yok etmekte, camilerin ve diğer anıtsal binaların iç mekanlarındaki çinileri de İslamiyet’e aykırı buldukları için sökmekte ya da kapatmaktadırlar. Bu talihsiz uygulamalar bir an önce durdurulmalıdır. Balkanlar’daki mimari mirasın Suudi tahribatından kurtulması için Dışişleri ve Kültür Bakanlıkları ile ilgili devlet bakanlıkları olaya müdahale etmelidir.” 622 yıllık sır... 542 yıl önce Atina’yı feth eden Fatih Sultan Mehmed Han, Atina’nın fethinden 1 yıl sonra burayı ziyaret eder. Akropol’a çıkar. Mora Beyi Turhanzade Ömer Bey’e dönerek şöyle der: “Eski Yunanlılar’ın bu san’at yadigarı bir hazinedir. Bu mücevherler insan zekasının paha biçilmez örnekleri olarak saklanacaktır. Bir taşını bile imha edenin başını keserim...” Osmanlının 622 yıllık ömrünün sırrı, insanların vicdan ve her türlü haklarına geniş hürriyetler tanıması, adalet ve huzur tesisi ve onların kültür ve kültür varlıklarına saygı göstermiş olmasına dayanır. ABD’nin bombaladığı Afgan şehirleri ABD tarihinin en az 10 ya da 20 misli tarihe sahip olup, her biri tarihi eserlerle doludur. 1954 La Haye sözleşmesine göre “Kültürel mirasın bulunduğu yerleşim yerleri bombalanamaz.” Ama ABD hukuk dinler mi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT