BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Burhan Ulutan, bürokrasi ve kriz

Burhan Ulutan, bürokrasi ve kriz

Bugünkü ekonomik ve siyasi kriz ortamından biraz uzaklaşarak politikacılar arasında sıkışıp unutulan çok değerli bürokratların birinden bahsetmek istedik. Şüphesiz bu arzumuzla aynı zamanda siyasi kadronun yanında bürokratik bünyenin ülkemiz açısından büyük öneminin bulunduğunu da tekrarlamayı amaçladık.



Bugünkü ekonomik ve siyasi kriz ortamından biraz uzaklaşarak politikacılar arasında sıkışıp unutulan çok değerli bürokratların birinden bahsetmek istedik. Şüphesiz bu arzumuzla aynı zamanda siyasi kadronun yanında bürokratik bünyenin ülkemiz açısından büyük öneminin bulunduğunu da tekrarlamayı amaçladık. Bilhassa 1974 CHP - MSP koalisyonu ile başlayan bürokratik bünyeye yapılan hasar bize göre şimdiki ekonomik sıkıntının en önemli faktörlerinden biridir. Bilindiği gibi “bürokrat denince bu kelimenin ifade ettiği topluluğun çeşitli bölümleri” akla gelir. Biz bugün üst derecedeki bürokratlar kavramı içine girenler üzerinde durmak istiyoruz. Kanaatimizce yüksek derecedeki bürokratlar daima kendilerini yenilemek ve çağın gereklerine uygun şekilde bir bilgi hazinesine sahip olarak görevlerini yapmak durumundadırlar. Şu anda şüphesiz birçok üst düzey bürokratımız zikrettiğimiz bu davranış içersinde bulunmaktadır. Ancak, iç siyaset aleminde “bürokrasiye verilen önem azaldıkça ya da bürokratik bünyenin şartlarında düşme oldukça” ilerde bu konuda büyük sıkıntılarla karşılaşacağımız muhakkaktır. Mesela, 1954 - 1955’te Hazine Genel Müdürlüğü yapan Burhan Ulutan gibi birçok değerli bürokratların yetişmesi güçleşecektir. 1949’da yanında müfettiş muavini olarak çalıştığımız, sonra da o Hazine Genel Müdürü iken yardımcısı olduğumuz onbeş kadar eseri olan Ulutan’ın “Enflasyon ve Ekonomik Kalkınma” adlı kitabını geçenlerde tekrar okuduk. 18 yıl sonra 1982’de lütfedip hediye ettiği bu kitap bize “bir uzağı görme olayı gibi” göründü. Bilhassa enflasyonla kalkınma arasındaki birbirine zıt organik bağlar kitapta o kadar güzel belirtilmiş ki, bundan sonra “gelecekte ülkemizde neler yapılması gerektiğinin cevabı”nı da bunda bulduk. Kitapta enflasyon kelimesiyle alakalı şu satırlar da bize hayli ilginç göründü: (Kelime olarak Latince “İnflare” kökünden gelen enflasyon içi boş bir şeyin hava yahut başka bir gazla doldurulması demektir. Orta Anadolu Türkmen köylerinde “kofalma” kelimesi vardır. Şişme şişkinlik anlamını taşır. Gururlananlara ikaz mahiyetinde ne kofalıyorsun denir. “Kof” kelimesi bu kökten gelmektedir. Enflasyon tam kofalma anlamındadır.) Bu yazımızı kaleme alışımızın sebebi şudur: Şu anda ekonominin en büyük problemi olan mali kriz ve enflasyondan kurtulmak için bütün sorumlular çare arayışı içindedirler. Bu arada zaman zaman alternatif yok ki cümlesiyle ifade edilen pesimist birtakım görüşler de oldukça yaygındır. Halbuki biz inanıyoruz ki, “Ülkemizde bugünkü meselelerin büyük ölçüde çözülmesini mümkün kılacak reçetelerin ortaya çıkmasına yardımcı olacak çok insanımız var.” Çeşitli yollarla bunların fikirlerinden istifade suretiyle hazırlanacak “ekonomik tedavi reçetesinin” siyasi endişeleri bir tarafa bırakıp uygulanması halinde ülkemizin süratle içinde bulunan enflasyonist ortamdan kurtulabileceğine yürekten inanmaktayız. Bütün mesele; eldeki kıymetli insanlardan yararlanmasını bilmektedir. Ancak, hemen ilave edelim ki, her zaman tekrarladığımız en son fikrimiz ise ekonomik idarenin Devlet Planlama Teşkilatı’nı doğuran düşüncenin yeniden ülkeye hakim olmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT