BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yorumsuz

Yorumsuz

27 yıllık yazarlık hayatımda daima zalimin karşısında, mazlumun yanında oldum. Üsame bin Ladin’i ve Taliban’ı savunmuyorum ama ABD bombalarıyla yaralanan yüzlerce masum Afganlının yanındayım. Belki sıkıntılarını paylaşamıyorum ama en azından onlara duacıyım.



27 yıllık yazarlık hayatımda daima zalimin karşısında, mazlumun yanında oldum. Üsame bin Ladin’i ve Taliban’ı savunmuyorum ama ABD bombalarıyla yaralanan yüzlerce masum Afganlının yanındayım. Belki sıkıntılarını paylaşamıyorum ama en azından onlara duacıyım. Zaman zaman yapayalnız kaldığım günler oldu. Hep benim gibi düşünen, benim gibi yazan dostlar aradım. Şükürler olsun hakikatleri görenlerin sayısı artıyor. Yerli gazetecilerin kahir ekseriyeti ABD’nin dümen suyuna girip tek kale maç yaparlarken, bazı Batılı yazarlar ABD’nin zulmüne “yiğitçe” karşı çıkıyor, “Suçu Ladin’den önce kendimizde aramalıyız” demekten çekinmiyorlar. Armstrong diyor ki... Meselâ diyeceksiniz? İslâm Dünyası ile ilgili araştırmaları ile tanıdığımız İngiliz yazar Karen Armstrong’un “The Guardian”da çıkan inceleme ve değerlendirme yazısı ibret vericidir. Buyrun birlikte okuyalım: “Biz misyoner okullarında çizgi dışı bir eğitim tutturduk. Müslümanların çocuklarını kendi dinlerine düşman ettik. İslâmiyeti gericilik, çağ dışı gibi gösterdik. Kendi dini değerlerini horlayan adamlar yetiştirip, ülkelerinin başına geçirdik. Onlar halklarını ve milli, manevi değerlerini küçümsediler. Batı politikasında eritip devşirdiğimiz kişileri iktidar koltuğunda tutabilmek için ekonomik, siyasi ve kültürel baskılar yaptık. Müslüman ülkelerini hem sömürdük, hem aşağıladık. Ve işte sonuç...” Armstrong, Batı’nın ikiyüzlülüğünü, sömürücülüğünü, kendisi dışındakileri hor gördüğünü misallendirip neticeye geliyor: “Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla da Batı işgal etmedik İslâm diyarı bırakmadı. İşgal ettiği her yeri sömürdü. Bütün yeraltı ve yerüstü servetlerine, hammaddelerine el koydu. Batı’nın bugünkü zenginliği ve refahı bu sömürünün neticesi değil midir? Bu finali bekliyordum Halbuki Müslümanlar Asr-ı Saadetten, Osmanlının yıkılışına kadar dünyanın en büyük medeniyetlerini ve en güçlü devletlerini kurmuş köklü geleneklere sahiptiler. Hazreti Muhammed’in vefatından 200 yıl sona Atlantik Okyanusundan Çin ortalarına kadar uçsuz bucaksız bir sahaya yayıldılar. İtiraf etmeliyiz ki adaletle hükmettiler ve çok taraftar kazandılar.” “İşte böylesine bir tarihe ve ilmi gelişmelerle dolu bir mirasa sahip olan Müslümanlar; Batı’nın İslâm âlemini küçümsemesini, bütün servetlerine el koymasını ve hele hele horlamaya kalkışmasını hiç hazmedemediler. Eninde sonunda Batı’ya karşı bir kin doğması bekleniyordu ve öyle de oldu. Şimdi bu kin çığ gibi büyüyor. Korkarım, Batı bu çığın altında ezilecek ve sömürü çarkı sona erecektir. Yıkılışımız yakındır.” Şu yorumun berraklığına bakın. Belgeyse belge, bilgiyse bilgi. Amstrong’un yazdıklarına ne denilebilir ki? Eğer o bir Müslüman olsaydı yazısını muhtemelen şöyle bitirecekti: “Hak şerleri hayreyler/Zannetme ki gayreyler...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT