BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yusuf’un aşağı inmeyi kabul etmesi, tamamına yakını Bulgar olan bahçedeki kızları coşturmuştu. Şu Hıdrellez sabahı Nadya sayesinde iyi eğleneceklerdi. Yakışıklı Türk gencinin, bir genç kız gibi nasıl kızarıp bozardığını, elinin ayağına nasıl dolaştığını göreceklerdi.



Yusuf’un aşağı inmeyi kabul etmesi, tamamına yakını Bulgar olan bahçedeki kızları coşturmuştu. Şu Hıdrellez sabahı Nadya sayesinde iyi eğleneceklerdi. Yakışıklı Türk gencinin, bir genç kız gibi nasıl kızarıp bozardığını, elinin ayağına nasıl dolaştığını göreceklerdi. Bulgar kızları, yüzlerce yıldır, Türk gençlerini yoldan çıkarmak, onların dikkatlerini üzerlerine çekmek için her türlü çılgınlığı yapıyorlardı. İşte şimdi, ellerine fırsat geçmişti... Yusuf, Rüstem Ağa’nın konağının üst katındaki misafir odasından ayaklarının ucunu basa basa indi. Kendisini bu vaziyette kimsenin görmemesi için dua ediyordu. Kapıdan dışarı adımını attığı an, zorlu bir rakibini yenmiş gibi sevindi. Kızların yanına geldi. Bulgar kızları, Yusuf’a bakıp bakıp kıkırdıyorlardı. En neşelileri de Nadya’ydı. Yusuf’tan intikam alma fırsatı çıktığı için çok sevinçliydi. Dün, Yusuf’un, kızarak yanlarından ayrılmasından, onu kendi evlerinde misafir etme planının suya düşmesinden sonra, Nadya, bütün gece ağlamıştı. İşte şimdi, Yusuf, avucundaydı. Onu öyle bir tarafından yakalamıştı ki, istediği herşeyi yaptırabilirdi. Bir Türk genci, kadınlara sarkıntılık etti suçlamasıyla karşı karşıya kalmaktansa ölmeyi tercih ederdi. Bunun böyle olduğunu en iyi de Türklerle içiçe yaşayan Bulgar kadınları biliyordu. Nadya’nın yanına gelen Yusuf, boynunu bükmüş, kıpkırmızı olmuş bir halde yere bakıyor, kurbanlık koç gibi Nadya’dan gelecek emri bekliyordu... Nadya, büyük bir zafer kazanmış komutan edasıyla Yusuf’u elinden tuttu. Yusuf, cin çarpmış gibi titredi. Elini kurtardı. Kızı tokatlamamak için kendini zor zaptetti. Nadya güldü: -Siz Türkleri anlamak çok zor. Kadından nasil de korkiyersiniz. Yusuf kızmıştı: -Ne korkması? Biz Allah’tan başka iç bi şeyden korkmayız. Yabancı kadına bakmak, dokunmak dinimizde yasaktır. Yusuf’un kızması, Nadya’nın çok hoşuna gitmişti, kıkırdadı: -Kızma bre Yusif. Ben de bilirim. Sizin kadinlara angi gözle baktinizi en iyi biz Bulgar kadinlari biliriz. Bunun için de sizle evlenmee can atariz. Nadya’nın bu sözleri bütün kızları güldürdü. Yusuf’un kızgınlığı geçmemişti. Nadya, Yusuf’u kolundan tutup, gül ağacının dibine götürdü. Gül ağacının hemen dibinde “Niyet Çömleği” (*) vardı. ¥ DEVAMI YARIN ....... (*) Rumeli’de, kızlar, kendilerine ait küçük bir eşyayı (düğme, mendil gibi) Hıdrellez akşamı çömleğe koyarlar, bu çömleği gül ağacının dibine gömerlerdi. Hıdrellez sabahı, tam güneş doğarken Niyet Çömleği gül ağacının dibinden çıkarılırdı. Daha sonra, kızlar bir mani söyler ve çömlekten bir eşya çıkarılırdı, söylenen maninin eşya sahibi kızın kısmetine işaret ettiğine inanılırdı. Bulgar kızları gibi Hristiyan kızlar da bu geleneği yaşatırlardı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT