BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Hatip ne dese kâr etmeyeceğini biliyordu. Abuzer’in ne denli kinci biri olduğunu cümle alem bilirdi. Şu anda da Hüseyin’i öldürmek için gideceği aşikârdı. Zira Abuzer hiç böyle davranmazdı. Etekleri zil çalıyordu...



Abuzer, Esenler’deki hemşehrilerinden müjdeli haberi alır almaz İstanbul’a gidiş hazırlığına başlamıştı. İstanbul’a gittiğini kimsenin bilmesini istemiyordu. Zira öyle bir plan kurmalıydı ki Hüseyin’in öldürüldüğü tarihte Abuzer’in Erzurum, Erzincan gibi doğu vilayetlerinde olduğu ispat edilmeliydi. Bu planı uygulamak için önce kalacağı otelden telefonla rezervasyon yaptırmıştı. Bir gün otelde gözükecek ve diğer günler de otelde kaldığı konusunda oradan ayarlayacağı resepsiyon memuru şahitlik yapacaktı. Erzurum’dan sonra Van’da bir otelden yaptırdığı rezervasyonu kullanacak, bu iki vilayet arasında dolaşırken Hüseyin’in işi bitecekti. Hakikatte Abuzer İstanbul’da olup Hüseyin’in kanının damladığını büyük bir iştahla seyredecekti. Abuzer’in has adamı Musa İstanbul’dan gelen haberleri değerlendirmeye almıştı. şu ana kadar arayanlar içinde Hüseyin’in adresini aldığını söyleyen bir tek garson İlhan çıkmıştı. Arayanların çoğu Abuzer Ağanın ortaya koyduğu büyük ödüle kavuşmak için arıyordu. Abuzer Karacabelen’i terketmeden önce şöyle bir köy meydanını dolaşmaya çıkmıştı. Caminin yanında gördüğü Hatip’in yanına gidip hal hatır sorduktan sonra: - Hatip emmi Erzurum’a gediyom bişey diyonmu, bi isteğin var mı? Hatip tecrübeli ve sezgileri kuvvetli biriydi. Abuzer’in hiç yoktan niye böyle dediğini anlamış gibiydi. - Hayrola Abuzer niye gediyon Erzurum’a ne varki bu mevsimde orada? Abuzer her zaman olduğu gibi bu baba dostunun bakışları altında ezilmişti. Kekeleyerek cevapladı. - Yok yok emmi bişey yok, öylesine gediyom işte. - Bana bak Abuzer bu dünya senin sandığın gadar uzun değil. Ne zaman nerede göçeceğimiz belli değel öte dünyaya. Gel şu içindeki nefis canavarını öldür. Şu garibannan uğraşma. Bak babası Goca Müslüm ölüm döşeğinde babasının son nefesine yetişip bir yasin-i şerif okusun... Abuzer şaşırmıştı. Acaba Hüseyin’in izini bulduğunu birisi mi söylemişti Hatip’e? Bıyıklarını geveleyerek cevap verdi. - Yok Hatip Emmi nereden çıkarıyosun, ben Erzurum’a gedeceem, oradan Van’a geçeceem. Goyun alacaam bir sürü. Onun için gediyom.. - Abuzer dediklerimi eyi düşün. Gan, ganla temizlenmez. Gan suylan temizlenir. Bu memlekette gan davasının kimseyi huzura gavuşturduğu görülmemişdir. Gel bir böyüklük göster affet Üseyin’i. - Gusura galma Hatip Emmi o dediğini yapamayacağım. Onu öldürmek gibi bir niyetim yok emme affedemem. Hatip ne dese kâr etmeyeceğini biliyordu. Abuzer’in ne denli kinci biri olduğunu cümle alem bilirdi. Şu anda da Hüseyin’i öldürmek için gideceği aşikârdı. Zira Abuzer hiç böyle davranmazdı. Etekleri zil çalıyordu. Abuzer Hatip’le başa çıkamayacağını bildiği için eline uzanıp öpmek istedi. Hatip elini geri çekmişti. Sırtını sıvazladı Abuzer’in. ve son sözlerini fısıldadı kulağına. - Dediklerimi unutma yeğenim... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT