BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Söğüt yollarında ben dertli dolap

Söğüt yollarında ben dertli dolap

Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Başkanı Dr. Metin Eriş dostum, Osmanlı Devletinin 700. Kuruluş Yılı’nın şu başlangıç aylarında, bizi, anlamlı bir geziye yani, Söğüt, Osmaneli-Bilecik ziyaretine çağırdı.



Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Başkanı Dr. Metin Eriş dostum, Osmanlı Devletinin 700. Kuruluş Yılı’nın şu başlangıç aylarında, bizi, anlamlı bir geziye yani, Söğüt, Osmaneli-Bilecik ziyaretine çağırdı. Kendimi bildiğimden beri ve hele son yıllarda, zaten Osmanlı ile yatıp Osmanlı ile kalkıyorum. 25 yıldır da aynı feyz ve olgunlaşmayı ve bazı, iz’anlı milletimizde ilim, devlet siyaset adamlarımızda da görüyorum. O halde “Büyük devlet”imizin destan ve ruh varlığını derinden hissedip daha köklü düşünmek için bundan uygun bir zaman olabilir miydi? Kaldı ki, baharın cennet aylarında ve çocuk neş’eleriyle dolu 23 Nisan günlerindeyiz. İlim adamı dostlarımız yanınızda, Söğüt’ün beklediği “Osmanlı Devlet Anlayışında Hoşgörü” konulu bir açıkoturum dinleyeceğiz: 1. Oturum, sayın Dr. Eriş’in yönettiği, Osmanlı toplumunda Din, Devlet, İlim ilişkileri: Konuşanlar Doç. Fehamettin Başar, Prof. Salih Tuğ, Prof. Ahmet Yüksel Özemre... 2. Oturum: Prof. sayın Tuğ’un yönettiği, Osmanlı’da dış ilişkiler, Devlet, ekonomi, sanat ve estetik: Konuşanlar Doç. Azmi Özcan, Beşir Ayvazoğlu, Prof. Muhteşem Giray, Prof. Emine Gürsoy Naskall ve Hasan Ali Göksoy da mimarimiz, devlet hükümdar tasavvurlarımız ve Osmanlı sanatından çeşitlemeler üzerinde konuştular. Ertuğrul Gazi’nin huzurunda, Osmanlı çınarının yeniden yeşerip, Türk-İslâm-dünya barışına gölge vereceği bu 99 baharında bizi en çok sevindiren, Söğüt ve çevre halkları ile, yönetici ve aydınlarının, Osmanlı’nın Cumhuriyet’le kucaklaştığı bu Çağ Dönümü’ne birbirlerini kutlayarak sevinçle katılmış olmaları idi. Bilecik Valimiz sayın Refik Arslan Öztürk’ün şahsında müstesna bir yönetici ve icra adamından daha fazla imrendiğim samimiyette, memleketin madde ve ruhunu kuşatmaya hazır bir insan tanıdım. Bu değerli Vali, Orhan Camii ile ahenk teşkil eden Şeyh Edebalı Türbesini ve yine başka bir zirvede yatan Tursun Fakı türbesini üstün zevkli mimari ile düzenletmişti. Ayrıca teşekkür borçlu olduğumuz bu onarım ve inşayı, doğrudan halkımıza ve askerimize eller ile yaptırmıştı. Nasıl ki Hocası ve kayınatası Şeyh Edebalı Türbesinin ilk yapılışında, Osman Gazi’nin de harç taşıdığı söylenir. Söğüt Kaymakamı Ahmet Mailoğlu, anadan doğma bir Söğütlü gibi şehrin maddi ve manevi ihtiyaçlarına, iktisadi çaresizliklerine, çoğu yıkılmış tarihi eserlerine koşuyordu. Ertuğrul Gazi SİT alanına, aç gözlü sevgisiz ve ruhu betonlaşmış tiplerin yığdığı berhaneler, büyük cedlerimize bir hakaret saydım. Bu küstahlıkları sayın valimiz gibi, sayın Mailoğlu’na da şikâyet ettim. Onlar da çok üzgündü. Fakat bir takım açık gözlük ve çıkarcılıkları önleyemediklerini söylediler. Eğer Söğütlü Osmanlılar, bu heyulaları, az zamanda kaldırmazlarsa, devletin en üst makamlarına diyeceğim ki: Size İstanbullar’ı, beş kıt’a güzelliklerini kazandıran, Ertuğrul, Osman beylere, siz bir futbol sahası kadar küçük araziyi çok mu gördünüz? Ancak, bu sözlerimin vali ve kaymakam beylerle beraber şimdiki ilk muhatabı, MHP’li taze Belediye Başkanımız Halil Aydoğdu bey olacaktır. Onunla hesabımız çok: Hem yeni nesilden hem de MHP’lidir. Ayrıca Söğüt bizim baba malımızdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT