BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siyasette deprem

Siyasette deprem

18 Nisan seçimleri ile Türk siyaseti yeni bir sürece girdi.



18 Nisan seçimleri ile Türk siyaseti yeni bir sürece girdi. İstikrarsızlığın daniskası demek olan bu süreci, siyaseti nefislerine endeksleyen ve bizden sonrası tufan anlayışındaki sözde liderlere borçluyuz! Dün koparılması gereken kıyamet, bugün koparılıyor. Eğer, yüzde 8.5 oyla Meclis dışında kalan MHP için dün kıyamet koparılsaydı, bugün aynı akıbete CHP uğramazdı! Siyasi partiler ve milletvekilleri kendi sonlarını, kendi elleriyle hazırladılar. Onların çıkan bu sonuçlardan memnun olmamaya hakları bile yoktur. Yüzde 10’luk barajı çok bulanlar ve dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böylesine yüksek oranda baraj yoktur diyenler, bu durumu Parlamento’da iken düşünüp halletmeliydiler. Siyasette herkes partisini, hatta partisinden de önce kendi nefsini düşününce, yani bana dokunmayan yılan misali bir anlayışın içinde olunca, arzu edilmeyen sonlar mukadder oluyor. Bugün başkasına olup, ses çıkarmadığınız ve düzeltme cihetine gitmediğiniz husus, yarın sizin başınıza gelecek. CHP’nin geldiği gibi... Türk siyasetindeki asıl deprem, Türk siyasetinin bel kemiğini oluşturan merkez sağda olmuştur. Bu halin birinci derecedeki sorumluları, şüphesiz bu partileri aile şirketleri gibi görüp idare etmeye kalkışan liderleridir. Ve bu liderlerin anlaşılmaz uzlaşmaz tutum ve davranışlarıdır. Dikkat edilecek olursa Ecevit ve partisi çok haybeden bir seçim kazanmıştır. Kazanmak tabirini bilerek yanlış kullanmaktayız! Hiç değilse yüzde 30’larda oy alabilen bir parti için seçimin galibi denebilir. Toz duman olmuş, küçüldükçe küçülmüş partilerin biraz palazlanmışına, seçimin galibi der olduk. İki partinin bir araya gelmesiyle bile koalisyon oluşturulamayan bir ortamda hangi galibiyetten veya zaferden söz edilebilir? Ama, az olsun benim olsun anlayışındaki bizim siyasetçilerimiz için bu durum, fevkalade bir başarıdır! Parlamentomuzda tek tecrübeli lider siyasetçi, ilerlemiş yaşı ile Bülent Ecevit’tir. 1974’de de aynı taktiklerle, ortağı MSP’den kurtulmuş; girilen ilk seçimde ortağının oylarının yarı yarıya düşmesine sebep olmuştu. Ecevit’in başarısı (!) birşey yaptığından değil; yapılanların, ortağı Mesut Yılmaz’a fatura edilmesinden kaynaklandı. Hiç kimse, İmam-Hatip okullarının kapatılmasını, kız çocuklarının üniversite kapılarında coplanmasını, Bursa ve diğer illerdeki Kız İmam-Hatip öğrencilerine reva görülen zulümleri Bülent Ecevit’ten bilmedi. Oysa, Milli Eğitim Bakanlığı Ecevit’in partisinde idi. Ecevit, bütün gelişen olaylar karşısında susmayı tercih etti. Ve sonuçlarından adeta kendisine ve partisine pay çıkarmadı. Ve yine dikkat edilirse, Bülent Ecevit ve partisi DSP, seçim çalışması yapmadı. 3-5 vilayete ya gitti ya gitmedi. Buna gerek de duymadı! Çünkü önüne beklemediği büyüklükte bir balık (Öcalan) konmuştu! Ve yine, bu kurt politikacı çok iyi biliyordu ki, bütün olumsuzlukların faturası ortaklarına çıkacaktır. Zira, ortakları ve onların kıyasıya rakibi olan ve aynı seçmen kitlesine hitap eden partiler, yeterince didişip birbirlerini yiyip bitiriyorlar. Ecevit de ayrıca, pişmiş aşa su katmadı; sustu ve bu suskunluğu onun devlet adamlığına hamledildi! (Yorumlandı) Şimdi merkez sağ partilerine düşen, başlarına gelen bu musibeti, bütün sebepleri ile çok iyi değerlendirip karar vermeleridir. Kendileri kadar, Türk demokrasisi için de gerekli olan bu karar, tamam mı, devam mı noktasına gelmiştir! Ya didişmeye devam edecekler ve millet bunları tarihe gömecek; ya da akıllarını başlarına devşirip her iki lider de uzlaşmayı becerecek, merkez sağın bütünleşmesine önayak olacaklardır. Bunun nasıl olması gerektiğini de cuma günkü makalemde anlatmaya çalışacağım. Solu ve Bülent Ecevit’i iktidara taşımak için siyaset yapıyorlarsa, başka!.. Milletin yüzde 75’inin sağ partilere oy verdiği bir ortamda, Ecevit’in Başbakanlığını banko görmek, ancak bizim sağ parti liderlerimize yakışır! Anladık, kendileri suçlu da; seçmenin suçu ne? Bu, herşeyden evvel seçmene saygısızlık değil de nedir? Dün, aynı oranda Refah Partisi’nin aldığı oylar karşısında yüzde 80’lik bloku göstermeye çalışanlar bugün nerededirler? Millet bunun da hesabını soracaktır!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT