BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Birileri galiba düşünmemizi istemiyor

Birileri galiba düşünmemizi istemiyor

Mekanik fizik hesaplamalarında mühendisler hâlâ Newton formüllerine başvuruyorlar. Ama atomaltı fiziğine geçince Newton mekaniği geçerliliğini kaybediyor; devreye Kuvantum fiziği giriyor.



Mekanik fizik hesaplamalarında mühendisler hâlâ Newton formüllerine başvuruyorlar. Ama atomaltı fiziğine geçince Newton mekaniği geçerliliğini kaybediyor; devreye Kuvantum fiziği giriyor. Demek ki bilimde mutlaklık arayanların iddiaları pek uzun sürmüyor. Eski paradigmalar, yerlerini yeni paradigmalara bırakıyor. Bilim tarihi, mitolojik paradigmalarla dolu. 19. Yüzyılın pozitivizmi dinleştiren, aklı ilahlaştıran saçmalıklarına Kuvantum fiziğiyle son verildi. İnsanlık 20. Yüzyılda inanç dünyasına kavuşmanın yeniden dirilişini yaşadı. Kuvantum bir devrimdi. Bilimde karşı bir devrim. Bu gelişmede Max Planck, Niels Bohr, Max Born, Heisenberg, Broglie, Shrödinger ve Dirac gibi fizikçilerin akılları durduran buluşları unutulamaz. Kuvantum, bu fizikçilerin yanısıra bize bilim tarihinin unutamayacağı 3 büyük düşünür kazandırdı. Karl Popper, F.A. Hayek ve Thomas Kuhm... Şaşırtıcı olan, bu 3 çağdaş bilim felsefecisinin değerli eserleri 50-60 yıl gecikmeyle Türkçeye çevrilmiş o da, marksizmin çöküşünden, Sovyetler Birliği’nin dağılışından sonra birkaç eser. Diyebiliriz ki, Türkiye koca bir Yüzyılı sol ve aşırı solun yayınlarıyla geçirdi. Oysa dış dünya Kuvantum paralelinde bu muhafazakâr ve liberal filozofların kitaplarıyla besleniyordu. Bize gelince çoğu aydın geçinen ve bilimsel sosyalizm sloganlarıyla beslenen insanlarımız, modası geçmiş 19. asır bilim anlayışında ısrar ettiği için bugün bile 20. asrın bilim dünyasını ıskalamış olduğunun farkında değil. Nasıl farkına varsın ki; Karl Popper’in 1934’te yayınladığı “Bilimsel Araştırmanın Mantığı” ancak 1998’de Türkçeye çevrilmiş. Diğer eserleri de öyle. Hayek’in 1952’de yayınladığı ünlü eseri “The Counter Revolation of science” hâlâ Türkçeye tercüme edilmemiş. “The Road to Serfdom” 1944’te yayınlandığı halde ancak 1996’da Türkçeye kazandırılıyor. Thomas Kuhn’un “Structure of Scientifik Revolation” adlı eseri 1969’da yayınlanmış ve tercüme edilmemiş. Sol yayınevleri bu eserleri âdeta yasaklamış gibidirler. Muhafazakâr aydınlara gelince, lütfen bu bahsi açıklayalım: Lise sıralarında lüzumsuz bir sürü bilgiler öğretiliyor. Haftada 1 gün ve 1 saat “Bilim Tarihi” dersi neden verilmez. Felsefe derslerinin liselerde okutulmadığı tek ülke herhalde Türkiye’dir. Galiba birileri hâlâ düşünmemizi istemiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT