BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anayasa değişmeli

Anayasa değişmeli

Anayasa Mahkemesi Başkanı Sezer, “1982 Anayasası temel hak ve özgürlükleri önemli ölçüde sınırlandırmaktadır” dedi.



“1982 Anayasası, temel hak ve özgürlükleri önemli ölçüde sınırlamaktadır. Evrensel normlara uyum sağlamak için Anayasa ve yasalarda gerekli değişiklikleri yapmak zorundayız.” “Düşünceyi açıklama özgürlüğü ile bağdaşmayan yasalar değişmeli. Eyleme yönelmemiş düşünce açıklamaları suç sayılmamalıdır. Düşünce açıklaması eylemden ayrılmalıdır.” “Dernekler, YÖK, Partiler, Sendikalar, DGM, Sıkıyönetim, Basın, Terörle Mücadele, Ceza, Toplu Sözleşme, Grev ile Toplantı ve Gösteri Yürüşleri kanunları yenilenmelidir.” Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, insan hakları kavramının ulusal bir sorun olmaktan çıkarak uygar toplumların olmazsa olmaz şartı durumuna geldiğini söyledi. Sezer, Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 37. yıldönümü dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nde düzenlenen törende 14 sayfalık uzun bir açış konuşması yaptı. Konuşmasında, ağırlıklı olarak ‘’insan hakları’’ konusunu değerlendiren Sezer, insan hakları kavramının, ulusal hukukların sınırlarını aşarak, içeriği insan haklarını oluşturan çok taraflı uluslararası anlaşmalarla ulusal bir sorun olmaktan çıktığını ve uygar toplumların olmazsa olmaz şartı durumuna geldiğini ifade etti. Sezer, “İnsan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde de insan hak ve özgürlüklerinin çağdaş, evrensel standartlara uygun olarak korunması ve geliştirilmesi zorunludur. 1982 Anayasası’nda, 12 Eylül 1980 öncesinde yaşananlara bir tepki olarak temel hak ve özgürlükler önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Bunun sonucu olarak, Türkiye’de düşünceyi açıklama özgürlüğünün hukuksal boyutlarıyla ilgili sorunlar ortaya çıkmıştır. Düşünce özgürlüğüne ilişkin yasaların demokratik toplumun gerekleri ölçüsüne uygun biçimde gözden geçirilmesi gerekmektedir.” “DEMOKRASİ İÇİN GEREKLİ” Sezer, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının sınırı olarak öngörülen ‘’demokratik toplum düzenin gerekleri’’ ve ‘’ölçülülük’’ ilkelerinin düşünceyi açıklama özgürlüğünün sınırlandırılmasında da geçerli olduğunu belirti. Anayasa Mahkemesi Başkanı, sınırlama nedenleriyle hak ve özgürlükleri koruma güvencelerinin diğer hak ve özgürlükler için de özel bir konumu bulunan düşünceyi açıklama özgürlüğü yönünden uygulanırken, daha özenli olunması gerektiğini belirterek, “Çünkü, bu özgürlük demokrasi için gereklidir” dedi. Ahmet Necdet Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Temel hak ve özgürlükler ve özellikle düşünceyi açıklama özgürlüğü için anayasa ve yasalarda öngörülen sınırlama ve yasakların çoğu, çağdaş demokrasilerde genellikle kabul gören ilkelerle bağdaşmadığı gibi bu sınırlama ve yasaklar özgürlüklerin evrensel standartlarda kullanılmasını engellemektedir. Türkiye, insan hakları alanında evrensel normlara uyum sağlamak için anayasa ve yasalarında gerekli değişiklikleri yapmak zorundadır. Düşünceyi açıklama özgürlüğü ile bağdaşmayan yasa kuralları değiştirilmelidir. Anayasa ve yasalar, özgürlüğü engelleyen ögelerden arındırılmalı, özgürlük alanı genişletilmelidir. Düşünce özgürlüğü alanında demokratik değerlere yer verilmelidir.” Sezer, Dernekler, YÖK, Siyasi Partiler, Sendikalar, DGM, Sıkıyönetim, Basın, Terörle Mücadele, Türk Ceza, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt ile Toplantı ve Gösteri Yürüşleri kanunlarında düşünceyi açıklama özgürlüğüne aykırı kurullar bulunduğunu kaydetti. Bu yasalarda öngörülen kimi suçların ögelerinin, kesin ve belirgin olmayan, kişiye ve zamana göre değişen, göreceli kavramlarla belirtildiğinde suç olanla olmayan eylemin tespit edilemediğine dikkati çeken Sezer, böylece bu tür suçların ayrıca Anayasanın 38. maddesindeki ‘’suçların yasallığı’’ ilkesine de aykırılık oluşturduğunu söyledi. DÜŞÜNCE İLE EYLEM AYRILMALI Sezer, şöyle devam etti: “Ancak bu yasaların büyük bölümü 12 Eylül 1980’den sonra çıkarılmış veya değiştirilmiş olduklarından Anayasa’nın geçici 15. maddesinin 3. fıkrası gereğince, Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılamamaktadır. Bu nedenle özgürlükler önündeki engelleri aşma çabasında olan Anayasa Mahkemesi kararlarıyla sorunun çözülmesi imkanı bulunmamaktadır. Eylem çağrısı yapılmayan, eyleme yönelmemiş soyut düşünce açıklamaları suç sayılmamalıdır. Açıkca eyleme ve suç işlemeye tahrik niteliği taşımayan, somut bir tehlike oluşturmayan düşünce açıklamalarının sınırlandırılmaması gerekir. Düşünce açıklaması eylemden ayrılmalıdır.” YARGI MENSUPLARINDAN BEKLENTİ Sezer, sözlerini şöyle tamamladı: “Yargıçlar, Anayasa’ya, yasaya ve hukuka uygun olarak vicdani kanılarına göre karar verirler, ancak verdikleri kararı tartışıp, savunmazlar. Mahkeme kararları, bilimsel yöntemle eleştirilebilirse de verdiği karar nedeniyle hiçbir yargıç kınanamaz. Mahkemeler, ispatlanmayan, yasal dayanağı olmayan istemleri yerine getirme aracı olamaz. Olursa, yargı hukuk dışına çıkarak özünden yoksun kalır. Mahkeme kararlarına saygı, herkesten önce yargı mensuplarından beklenir. Yargının ögesi kimi devlet organlarında, mahkeme kararlarına saygının sağlanamadığı veya yitirildiği durumlarda başkalarından saygı beklenemez. Bu nedenle, yargının saygınlığı, tarafsızlığı, güvenirliği ve etkinliği ile bağdaşmayan, bunları azaltan veya ortadan kaldıran, tutum ve davranışlar üzüntüyle karşıladığımızı belirtmek istiyorum.” DEMİREL’DEN KUTLAMA Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 37. Yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Yasama ve Yürütme organlarının faaliyetlerinin Anayasa’ya uygunluğu, yargısal denetim yoluyla temin edilmiş durumdadır” dedi. Başbakan Bülent Ecevit de, Anayasa Mahkemesi’nin 37. kuruluş yıldönümünü yayımladığı bir mesaj ile kutladı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT