BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Münafık...

Münafık...

Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin sohbetine devam ediyoruz: ‘Ey; iman nurunu bir türlü ruhuna sindiremeyen münafık! Her sözünde yalan söyler, vaat ettiğin zaman yerine getirmez ve emniyeti kötüye kullanırsın! Bu huy ve hasletlerin kötülüğünü Sevgili Peygamberimiz haber vermiştir. Bunlardan kendini çek ve arın ki, nifaktan kurtulabilesin!



Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin sohbetine devam ediyoruz: ‘Ey; iman nurunu bir türlü ruhuna sindiremeyen münafık! Her sözünde yalan söyler, vaat ettiğin zaman yerine getirmez ve emniyeti kötüye kullanırsın! Bu huy ve hasletlerin kötülüğünü Sevgili Peygamberimiz haber vermiştir. Bunlardan kendini çek ve arın ki, nifaktan kurtulabilesin! İyi huylar eğer takımıdır, devamlı olarak elinde tut! İman ehli ile, imanı kalbine yerleştiremeyenler bunlarla ayırdedilir. Bu mihenk taşını, bu aynayı eline al ve kendine bunlarla bak! Kalbine çevir ve içine teveccüh et! Bak ki, hangi zümreye dahilsin? Muvahhid misin, yoksa şirk ehli mi? Unutma ki, dünya tamamiyle fitnedir! Bir uçtan diğer uca, boş yere uğraşmaktır! Ancak, Ahiret işlerinin yürütülmesi için, dünyadan alınanlar iyi sayılır. Bunun için de hüsn-i niyet sahibi olmak lazımdır. Her nimet, iyi niyetle alınmalı; Hakk’a şükredilmeli. Aksi halde nimet sayılmaz; felaket olur! Allahü tealanın verdiği nimetleri şükürle bağlayınız! Allah’a şükretmek iki cihetten olur. Biri, kulluk etmek ve gönüllenmeden fakirlere ihsanda bulunmak, diğeri ise, vereni itiraf etmek, yani nimetin hakiki sahibini bilmek. O da, Rezzak-ı Alem olan Allahü tealadan başkası değildir. Seni Allah’ı anmaktan alıkoyan herşey kötüdür. O’nu dilden zikretmek ve bundan kalbi gafil koymak ne kötüdür! Namaz, oruç gibi bütün ibadetler ve hayırlı işler, O’nu hatırlamaya vesiledir. Haramlar kötüdür. O’nun sana verdiği nimetlere isyanla karşılık verdin! Yalan ve nifak hal ve hareketini kapladı! İçini ve dışını bozdu; harap etti! Şeytan sana neler yapmadı ki; sana yalanı sevdirdi, kötü şeylerle süsledi, öyle ki, ta namazına ve taatına kadar girdi! Namaza başlarken, ‘Allahü ekber’ Allah en büyüktür, diyorsun; amma, bunu söylerken bile, kalbinde yalancı ilahlar barındırıyorsun! Her itimat ettiğin nesne sana ilahtır zira! Korktuğun ve bir şeyler ümit ettiğin şeyler, senin için puttur! Ey filan! İşin sözüne uymuyor! Ne yaptığını ve ne dediğini bilmiyorsun! Dilinle bin kere; ‘Allahü ekber’ derken, kalbinle bir kere diyemiyorsun! Kalbinde binlerce yalancı ilah yatarken, dilinle ‘Allah büyüktür’ demen, ne demektir?!. Böyle söylemek neye yarar? İçindeki putları kır; kötü halleri bırak ve bütün benliğinle Allah’a dön!..’
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT