BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BUGÜN OLMAZSA YARIN

BUGÜN OLMAZSA YARIN

Particilik işleri de yakında rayına girer. Nihayetinde olacak bellidir. Birbirine yakın iki parti, biri iktidar, öbürü muhalefet. Etrafında da birkaç tane sivri parti. Bugün zor ihtimal gibi görünüyor ama yarın gerçekleşecek. Adlarının ne olacağının önemi yok...



Particilik işleri de yakında rayına girer. Nihayetinde olacak bellidir. Birbirine yakın iki parti, biri iktidar, öbürü muhalefet. Etrafında da birkaç tane sivri parti. Bugün zor ihtimal gibi görünüyor ama yarın gerçekleşecek. Adlarının ne olacağının önemi yok... ..... Anayasaya kuvvetler ayrılığı yazınca, kuvvetler ayrılmıyor. Yürütme yasamanın içinden çıktığı müddetçe de ayıramazsınız. Farzedin ki bir parti büyük bir çoğunlukla iktidar oldu. Büyük çoğunlukla iktidar olması demek, meclisin yarıdan fazlasına hükmetmesi demek. O partinin başkanı hem hükümet başkanı oluyor hem de meclisin yarısından fazlasının başkanı. Onun işaretiyle eller kalkıyor, işaretiyle iniyor. Koalisyonlarda da değişen birşey olmuyor. Mutabık kalan meclis değil, ortak partilerin liderleri.. Onlar karar veriyor, meclis üyeleri de onlara uyuyor. Gerçekten kuvvetler ayrılığı isteniyor olsa yürütmenin başı (Başkan) doğrudan halka seçtirilir, halkın seçtiği başkan da bakanlarını dışarıdan ve dilediği isimlerden atar. Meclis de (yasama) meclisliğini yapar. Ne istikrarsızlık olur ne de hükümetler düştü, düşecek, kriz çıktı, filan parti küstü denirdi. Biz bugün olmazsa yarın bu sisteme geçeceğiz. Doğrudan geçiş yapamazsak dolaylı yoldan yapacağız. Bu açıdan bakınca partilerin içinde olup bitenler.. Oy oranları, vaadler.. Hepsi detay oluyor. YAPMA ELLEME DOKUNMA Bir çocuk, ergenlik çağına gelinceye kadar 148.000 defa anne babasının, “yapma, elleme, dokunma” gibi sözlerini duyuyormuş. ..... Akvaryuma bir büyük ve çokca küçük balık atılıyor. Büyük balık acıktıkça küçükleri yiyor. Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor ve büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat saat devam ediyor. 28 saat sonra büyük balık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Ve sonunda cam bölmeyi kaldırıyorlar ama büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Buna “öğrenilmiş acizlik” deniyormuş. Yrd. Doç. Dr. Halil Yeşilçimen bu deneyi hatırlattıktan sonra şöyle diyor: “148.000 defa ‘yapma’ , ‘elleme’, ‘dokunma’ denilince çocukta, ‘yapamama’, ‘edememe’ özellikleri gelişiyor ve kendine güveni yitiriyor.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT