BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkes “sanatçı” olursa?!...

Herkes “sanatçı” olursa?!...

“Ünlü” olmak başka “Sanatçı” olabilmek başka, bu sıfatları taşıyabilmek başka... Toplumun her kesimine kendini kabul ettirip başarıyı sürdürebilmek, çok başka!...



“Ünlü” olmak başka “Sanatçı” olabilmek başka, bu sıfatları taşıyabilmek başka... Toplumun her kesimine kendini kabul ettirip başarıyı sürdürebilmek, çok başka!... Her önüne gelen ünlü olamayacağı gibi, sanatçı da olamaz. Belki sansasyonel haberlerle ünlü olunabilir, ama bu şekilde hiçbir zaman kalıcı olunamaz!... “Reklâmın iyisi kötüsü olmaz” safsatasına inanıp, turnayı gözünden vurmaya çalışanlar, sunî bir yükseliş grafiği yaşayıp, bir süre sonra alabora olmaya mahkûmdurlar... Başarı grafiğini, basamakları yedire yedire, birer birer ve sabırla çıkmaya çalışanlar ise, mutlak bir süre sonra itibar kazanıp halkın gönlünde taht kuranlardır!... Hele “Sanatçı” olabilmek; bu unvana lâyık olabilmek, meşakkât, sabır, çok çalışmak, kendini sürekli geliştirmek ve yenilemek ister!... “Sanatçı, doğulur sonradan olunmaz” diyenler, doğru söylemiş... Bazı meslekler ve sanat dalları vardır ki; sonradan, ağzıyla kuş tutsa, başarılı olamaz!... Bu özel yeteneklerin tümü, Allah vergisidir ve özellikle sanat, bu mesleklerin en başında gelir. Bu geçici dünyada, şu veya bu şekilde şan, şöhret ve para peşinde koşanlar, sadece kendilerini tatmin ederler... Bunun yanısıra, önce sanatını ve halkı düşünenler ise, kalıcı olanlardır, iz bırakanlardır!... “Tarih tekerrürden ibarettir” misâli, yüzyıllardır bu böyle olmuştur ve böyle olmaya da devam edecektir... Şairin “Baki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş” dediği gibi... Sanatın çeşitli dallarında, ölümsüz eserler vardır!... Maalesef, maddiyatın, sansasyonun ve menfaatin özellikle hortladığı 20. yüzyılda “Sanatta iz bırakma” şerefi, çok az kişiye nasip olmuştur!... Hz. Mevlânâ rubâilerinden birinde diyor ki: İnsan vardır, değerlidir.. dertler içinde; İnsan var, hayır yok dünyaya gelişinde. Ne büyük yanılgı, ne büyük aldanıştır “İnsan” diye anılması ikisinin de.. İz bırakabilmek için, önce kendini tanımak, haddini bilmek ve sonra da hizmet gerek... “Sanat ve Sanatçı” kavramlarının tanımını da tekrar gözden geçirmek gerek... Hele ulûfe dağıtır gibi, ona-buna “Devlet Sanatçısı” dememek?!... Çünkü bir gün bakarsınız, herkes kendini “Sanatçı” ilan eder.. O zaman, ne demek gerek?!...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT